| 10- |
BAŞLANGIÇ
Çanakkale’de İlk ve Orta Okulu takiben, Kuleli Askeri
Lise'si 2. sınıfına girdim. Üç
dersten takıntılı olarak 1955 yılında Hava Harp Okulu'na
geldim. VI. Kısım, 600 No.lu öğrenci ??? sınıfından A Grubu olarak; Uğur, bilahare T-6 Harvard tipi
uçakla uçtuktan sonra, 1957 Devresinin on beş öğrencisinden biri
olarak, Kanada'ya uçuş eğitimine gönderildim. Lisan Okulu'ndan
sonra; Chipmunk, 162.55 saat Harvard ve 90.10 saat T-33 ile uçtuktan sonra, hem RCAF
(Royal Canadian Air Force) ve hem de Türk Hava Kuvvetleri
Jet Pilotu brövelerine hak kazanarak, 1958 Yılının sonunda
Türkiye’ye Teğmen olarak
döndüm. Balıkesir'de MTU eğitiminden sonra ilk birliğim, Bandırma
I. Üs, 163.
Av/Bombardıman Filo'suna katıldım.
EĞİTİM
•
Hava Harp Okulu,
•
Kanada (RCAF) Lisan Okulu ve Uçuş
Eğitimi,
•
Hava Harp Akademisi,
•
Silahlı Kuvvetler Akademisi,
•
ACE, Senior Officers Orientation/ Almanya,
•
Bilgisayar Microsoft; Excel, Word, Outlook Custom. (Bill
Gates imzalı Sertifikalar)
DENEYİM
•
163ncu Av/Bomb. Filosu, 114. Taktik
Jet Kesif Filosu, 184. Taktik Jet Kesif Filosu kol
uçuculuğu, T-33 Öğretmenliği,
•
184. Taktik Jet Keşif Filo, Eğitim, Harekat Subaylığı,
Filo Komutanlığı,
•
4. Ana Jet Üs Harekat Komutanlığı
olmak üzere muhtelif kıta ve birliklerde Toplam : 509
Uçuş saati. Uçak Tipleri : Uğur, T-6,
Chipmunk, Harvard, T-33,
F-84G, T-41, C-12 (USAF),
RF-84F, F-5, RF-4C, F-104G, F-16 (Fighting Falcon)
•
Hava Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi öğretim
üyeliği ve Plan Program Bşk.lig
•
NATO, IMS (International Military
Staff) Stratejik Planlama Sb.lığı/ Brüksel,
•
Hv.K.K.lığı, Okullar S. Md.lüğü, Harekat Hazırlık S.
Md.lüğü,
•
12 Eylül 1980 Başbakanlık İrtibat
Subayları Bşk.lığı, Milli Eğitim Bakanlığı İrtibat Subaylığı,
(Milli Eğitim Vakfı) Kurucu üyeliği,
Denetleme Kurul Üyeliği,
•
Eylül 1985 kendi isteğim ile Hava
Kuvvetlerinden 51 yıl, 3 ay üzerinden emekli
oldum.
HAVA HARP OKULU
Biz Hava Harp Okulu mezunu 1957 Devresi; Hava Harp
Okulu'nu iki yıl okuduk. Hafızası güçlü olanlar biz 57’lilerin
432 öğrenci ile başladığımızı ifade ederler. Bizi, genelde 410'luk
devre olarak anlatırlar. Kuleli ve Işıklar Askeri Liselerinden
gelenlerle, sivil liselerden Hava Harp Okulu'na katılan 400 kusur
öğrencinin birbirlerini çok iyi tanıması mümkün değildir. Bu duruma en önemli
etken; bir kısmımızın II. sınıfta
uçuşa başlayıp, bunlardan bir
kısmının Kanada'ya uçuş eğitimine gitmesi, bazılarımızın
öğrencilik yıllarından itibaren ayrılarak sivil hayata geçmeleri,
kısımlarımızın en az 50 öğrenciden oluşması,
her birimizin ayrı kıta ve karargâhlarda değişik zamanlarda
bulunmamızdır. Biz, yedi kısımdan
oluşuyorduk. Ben, VI. Kısmın
600 No.lu öğrencisiydim.
GAZİEMİR
İkinci sınıfa geçtiğimizde bizleri, A, B, C, D, E, F, G
Grubu olarak 60’şar kişilik gruplara ayırdılar. Ne
kadar kalabalık bir devre olduğumuzu; sen hangi gruptansın? diye
sorduklarında, bazı arkadaşların
"yumuşak G" diye esprili olarak cevap vermelerinden anımsarım.
Ben,
ilk
60 kişilik "A" Grubunda başladım. Bize uçuş eğitimi verenler
arasında, o zamanlar Astsubaylar da vardı. Uçuş hocamız Pilot
Bşçvş. Ahmet ACAR idi. Aynı postada; IV. Kısımdan 771 No.lu Nihat
KOÇ, V. Kısımdan 5No.lu
Ethem SANCAR, III. Kısımdan 761 No.lu Nevzat KARADENIZ ve VI.
Kısımdan ben 600 No.lu
Güner KURTULUŞ bulunuyorduk. Önce yerli imalat Uğur, bilahare T-6
Harvard ile uçtuk. Yalnız; uçuşların birinde Nihat KOÇ'un; şimdi
sebebini hatırlayamadığım bir nedenle piste inemeyip, Gaziemir’in
hemen kuzeyinde Ulastirma Okulu'nun arazisine çok güzel bir iniş
yaptığını, kendisini kurtarmaya giden askerlerin, postalları ile
kanadın basılmaması gereken yerine bastıkları için uçağa kırım
geçirilmiş
olduğunu hatırlıyorum
KANADA
Bizim sınıftan 15 öğrenci ve 1956 Devresinden de 10 Teğmen
(Toplam 25 kişi) Kanada'ya gönderildi.
Orta Okul ve Kuleli Askeri Lisesinde
Fransızca okuduğum için İngilizcem, bir iki kelime konuşabilecek
kadardı. Uçuşlarda, çok kısa bir zamanda yalnıza kaldığım için
beni de Kanada'ya bu nedenle
gönderdiklerini
hatırlıyorum. Kanada'da önce London-ONTORIO’da lisan öğrenimi
gördük. Sonra London’a yakın Centrelia'da Chipmunk ile başlangıç uçuş eğitimi,
Moosejaw-Saskachewan’da temel ve tekamül eğitimi ve sonra da
Gimli-Manitoba'da T-33 ile Jet eğitimini tamamlayarak, 9 Ekim 1958
tarihinde mezuniyet töreni sonunda hem Kanada Hava
Kuvvetleri ve hem de Türk Hava
Kuvvetleri brövelerimizi göğsümüze taktık.
BANDIRMA
Kasım 1958’de ilk birliğim Bandırma, 6. Ana Jet Üs, 163. Filo
Komutanlığı’na katildim. Filo Komutanımız Kur. Bnb. Kemal ZEREN
disiplinli, ciddi ve görevine düşkün bir Komutandı.
Askerlik hayatımın ilk Hava Kuvvetleri Komutanlığı teftişinden bir hafta
kadar önce başlayan
faaliyetlerine,
şaşırmış kalmıştım. Biz 163. Av/Bom. Filosuna Kanada'dan beraber
mezun olduğumuz İlhan KILIÇ (Em. Hava Orgeneral ve 22. Türk Hava
Kuvvetleri Komutanı) ile beraber katılmıştık. O zamanki filo
karargâhında bir tek tuvalet (tek kişilik) vardı. Tuvalet ihtiyacı
olanların teftiş bitinceye
kadar tuvaleti kullanmaması ve tel örgü dışında, demiryolu yanına
gitmeleri istendi. Filomuzun bir cipi vardı ve uçuş için bu
cip kullanılıyordu. Kanada'dan ehliyet almış olanların
cipi, uçuş hattında uçuşa
gidiş gelişlerimizde paraşütlerimizin taşınmasında modern ulaşım
aracı olarak kullanıyordu. O zaman 6. Ana Jet Üssü; 3
filodan oluşuyordu. Filolar arasındaki unutulmaz
yarışmalar, hava/yer ve
hava/hava atışlarında oluyordu. İddiada en az vuruş yapan pilot,
bir tepsi baklava alıyordu. Hava yer atış sahamız Kısıksa
idi. Hava/hava atış bölgemiz ise; Kapıdağ
Yarımadası’nın burnundan
Tirilye’ye kadar uzanan bir koridordu. Hava Kuvvetleri Kuruluş
yıl dönümlerinde ise;
personel aileleri ve misafirler Üs’se getiriliyordu. O zamanlarda
ise; hakiki mühimmat ile atışlar, GCA'nin yakınında, kireçle
çizilmiş bomba dairelerinin ortasına konan bir
varile yapılıyordu. Bu gösterilerde çok iyi derece alanların içinde; Yzb.
Mahmut ARTIŞ, Yzb.
KOCÂHARZEM, Hüsamettin TEKÇAM, Semih ARKIN, Orhan TURCUT, Ersen
GÜRKAY, Özkan SUBASAT
(57'li), Astsb. Fethi AKYIL (Arap Fethi) Astsb. Salih BİLGİ aklıma
hemen geliverenlerden.
Filo Komutanlarımız ise; Kur Bnb. Seyfettin KURAL, Yarbay Muzaffer
ERBİLGİN, Selahattin
ATAÇ ve Selahattin ALPUGAN oldular. Filo Komutanımız Muzaffer
ERBİLGİN; hem havadan yere ve hem de hava hava atışlarında,
mükemmel atışlar yapan bir uçucu idi. Uçuştan sonra; 200 mermiden
kaç vurduğunu bilecek kadar da tecrübeli idi. Genelde, hava
atışlarında manşı ya ben ya ilhan KILIÇ veya Güngör GEDİKOĞLU'na
çektirirlerdi. Filo Komutanı atışlarda o kadar iyiydi ki, benim
çekeceğim manşa roket atmakta ısrar ederdi. (Manş atışlarında
sadece makinalı tüfek kullanılırdı) Eğitim atışlarında; uçaklara
200'er adet 12mm.lik mermi yüklenirdi. Kimin
vurduğunun ise; mermilerin çekirdeklerinin (mavi, kırmızı, yeşil, sarı
veya renksiz) boyanmasıyla anlaşılırdı. Hava yer atışlarında
Kısıksa’ya T-l1 ile atış nöbetçi subayı ve atış astsb.
gönderilirdi. Subay, kol atış sahasından ayrıldıktan sonra
panolardaki renkli delikleri sayarak kimin 200 üzerinden ne kadar
vurduğu belirlenirdi. Hava atışlarında ise; aynı renkli delik
sayma metodu, atışlardan sonra manş
pilotunun manşı, alçak süratte
iki pist arasına bırakmasından sonra, atış arabasının manşı filo
önüne getirip, saymalarından sonra belirlenirdi. İşte bu
atışlarda komutanımız Muzaffer ERBİLGİN
çoğunlukla birinciliği kimseye
kaptırmazdı, (Üstelik uçuşlarda okuma gözlüğü kullandığını
hatırlıyorum.) manşta kaç delik olduğunu merak bile etmezdi çünkü
herhalde mermilerin manşa
açtığı delikleri görebiliyordu.
DİSİPLİN Mİ?
Anlattığım bu atış anılarımın; bu günün modern uçaklarında (F-4, F-16)
uçan pilotlara ne kadar komik
geldiğini tahmin edebiliyorum. Hatta şunu da anlatmalıyım:
Uçuşa gitmeden önce uçak başında
uçağın makinistini uçağın hazır olup
olmadığını, burun dikmesine bir tekme atarak "Astsubayım,
akarı/kokarı var mı?"
deyip harici kontrol yapmadan, frenleri ve direksiyonu hassas
kullanma uçuş botu yerine makosen dans ayakkabıları ile uçuşa
gitmenin bir marifet olduğunu zannederek
gittiğimizi ve de
uçuş emniyetinden hiçbir şey anlamadan o
dönemlerde melekler tarafından uçurulduğumuzu, manşı attıktan veya
tecrübe uçuşu bittikten sonra programda olmadığı halde, lisede
okuyan nişanlıma (Eşim Güler Kurtuluş) gösteriş yapmak için
Çanakkale’ye giderek, Kale Kontrol (Çanakkale
radarı) ile konuşarak Çakı 121
(Filo Çağrı Kodum)’in alçak geçiş müsaadesi ile çok alçaktan lise
üzerinden geçtiğimi, hatta uçuş meyvestimde bulunan telsizimi
(Paraşütle atlayan pilotun yere indikten sonra
kendisini aramaya gelen uçak ile konuşarak nerede olduğunu
belirtmek için kullanılan),
daha önceden nişanlıma verip nasıl konuşacağımızı öğretip, ondaki
emercensi telsiz ile emercensi
kanalında konuşarak ne büyük
marifetler ve uçuş disiplinsizliği yaptığımı da itiraf etmeliyim.
Sonunda ise; Çanakkale’ye bir günlüğüne gittiğimde,
nişanlım ile kordonda gezerken herkesin baktığını, kendimi çok
önemli biri olarak gördüğümü ve böbürlendiğimi de belirtmeliyim.
Yaptıklarımın uçuş disiplinsizliği olduğunu sonraları idrak
etmiştim. İşte bunlar; bu günün genç okuyan ve bilerek uçan Hava
Kuvvetlerimizin çok iyi yetişen pilotlarının müspet dersler
çıkarması gereken kötü
örneklerdir.
Bu dönemde Üs Komutanlarımız; Albay Galip ATAKAN, Veysel
ERGUN ve 27 Mayıs 1960’ın
hemen akabinde Kur. Alb. Emin ALPKAYA ( E. Hv. Org. 12.
Hava Kuvvetleri Komutanı)…
BEKAR EVİ
Bandırma’da, Livatya diye bilinen semtte bahçeli, müstakil ev
kiralamıştım. Bekar olduğum için
portatif somya, salona yerleştirdiğim bir halı
(taksitle almıştım) ve mutfakta bir iki parça tabak
ve
bardak ev eşyalarımı teşkil ediyordu. Hemen arkamızdaki evde de
ilhan Kılıç annesi ile beraber
oturuyordu. O zamanlar, subaylara emir eri tahsis ediliyordu.
Destek Kıtalarında görevli sınıf
arkadaşımız Teğmen Kanber ACARBAY, ilhan Kılıç ve bana da Emirleri
tahsis etmişti. Ayni evde
personelimizden Ütğm. Canan SARPER ile beraber kalıyorduk, Yan sokakta
ise, sınıf arkadaşım
Tğm. Kemal DALGIÇ (Rahmetli Çatlak Kemal) oturuyordu. 27
Mayıs ihtilalini, sabahın ilk
saatlerinde Kemal'in "İhtilal oldu, kalkın" diye bağırarak
havaya tabanca atması ile uyanarak
öğrenmiştik.
ATIŞ
KURSU/SİLAHÇI KURSU
1960 yılı Temmuz ayı içinde Filo Komutanım Yarbay Muzaffer
ERBİLGiN, Amerika'ya atış kursu için
seçildiğimi ve belirtilen tarihte
Ankara'da bulunmamı emretti. Hava Kuvvetleri Komutanlığı
Karargâhı, Operadaki Türk Hava Kurumu ve şimdiki HAKİK'in olduğu bina idi.
Aynı kursa Merzifon'dan Üsteğmen Selahattin YILMAZ ile beraber
gidecektik. Bir hafta için
pasaport ve harcırah işlemlerimizi tamamlamış, uçak
biletimizi almış, JUSMAT'da (Müşterek
Amerikan Yardım Kurulu) brifingimiz
tamamlanmış, ertesi gün ROMA üzerinden Amerika'ya gitmeye
hazırdık. Son gün bizi Karargâha çağırdılar. Bizim gideceğimiz
kursun, atış kursu yerine
yanlışlıkla silah kursu olduğunu, bu kursa hava/yer subay silahçı
gitmesi gerektiğini, uçuştan istersek istifa
ederek bu kursa gidebileceğimizi belirttiler. Kabul
etmedik.
Çıkardığımız pasaport, bilet ve yol
harcırahı (800 kusur Dolar) iade etmemizi ve
birliklerimize dönmemizi emrettiler. Bir haftadır
Ankara'da idik ve tüm paramız tükenmişti. Pasaport ve uçak
biletini aynı gün teslim ettik. Aldığımız
dolarları, Merkez Bankası’na iade etmemiz birkaç günümüzü
alacaktı. Bu arada yeni tayin yerlerimizi
de öğrenmiştik, Ütğm. YILMAZ l. Üs'se, ben de 114. Taktik Jet Keşif
Filo'suna atanmıştık. Üsteğmen YILMAZ, devletin kimsede
para
bırakmayacağını, nasıl olsa bu dolarları bizden isteyeceklerini
belirterek, harcırahı iade
edebilmek için hafta
sonunu da geçirecek paramızın kalmaması nedeniyle, kendisi ile
vedalaşarak
ayrıldık.
EVLİLİK VE 114. KEŞİF FİLOSU
1960 Yılı Kasım ayında
evlenmiş ve yeni birliğim 114. Filo'ya katılmıştım. Keşif Filosu
ise gizli bir filo idi, hiç
kimse müsaade almadan buraya giremiyordu. Üsteğmen YILMAZ ile
arada görüşüyor, paraları
niye geriye istemediklerini soruyor ve yoksa bizim gidip 1. Kuvvet
Mali Şubesine bu paraları teslim etmemiz gerekmiyor mu diye
öğrenmeye çalışıyordum. Aradan geçen yıl içinde dolar rayici
yükselmiş, parasızlık nedeniyle elimdeki dolarları yüksek fiyattan
isteyenlere satmaya
başlamıştım. l964 yılı içinde, Komutanlıktan gelen yazıda; şu
tarihte Amerika'ya giden Ütğm. YILMAZ ve Ütğm. KURTULUŞ'un
harcırahlarını kapatmadıkları belirtiliyor ve harcırahı
kapatmamız isteniyordu. Doğruca
YILMAZ Ütğm.e gittim. Kendisi de aynı yazıyı almıştı. Mali
Şubesine giderek, Amerika’ya
gitmediğimizi, aldığımız dolarları harcadığımızı belirttik. Taksit
harcırah tutarını Türk
parası olarak ödedik. |
| 13- |
BRİNDİSİDEN UÇAK GETİRME
Bu yıllarda Hollanda
Hava Kuvvetleri, elinden çıkardığı epey RF-84F uçağını hibe olarak
Hava Kuvvetlerimize verdi. Bir
kaç uçağı da Hollanda’nın muhtelif meydanlarından alarak
Eskişehir’e getirdim. Bu uçak taşıma faaliyetlerinden birinde
arıza nedeniyle Brindisi/İtalya'da kalan bir RF'i
değişiminden sonra Türkiye’ye
getirilmesi gerekiyordu. 1. Kuvvet Komutanı Tuğg. Muhsin BATUR
Harekât Şube Müdürü Kurmay Binbaşı İsmail Tunçman'ın, Brindisi Üs
Komutanına hitaben imzaladıkları bir görevlendirme yazısını
pasaport yerine kullanarak, 17 Haziran 1963 tarihinde 12
T-33 uçağı ile Yzb. Mesut
MİDİLLİÇ'i ( Erzurumlu Dadaş Yüzbaşı) arkama alarak Brindisi ye
götürdüm. İtalyanlar
o gün uçağı hazırlayacaklar, ertesi gün de Mesut Yüzbaşı RF'i
alıp, kalkışta benim koluma girerek Türkiye’ye
getirecektik. Brindisi'de mayi oksijen olmadığını, kalkışı takiben
kuzeyde Bari Üssünden mayi
oksijen ikmali yapabileceğimizi söylediler. Mesut Yüzbaşının
sadece Türkçesi vardı.
Bu görevde en büyük problemimiz Mesut Yzb.’nın lisan bilmemesi
yanında, RF'de telsiz,
T-33'de ise VHF telsiz bulunması idi. Yani, birbirimiz ile konuşma
imkânımız yoktu. Mesut alçak irtifadan uçarsak, kendisinin
oksijene ihtiyacı olmayacağını,
başka bir meydana inmektense Brindisi'den Türkiye’ye daha
rahat gidebileceğimizi söyledi.
Zaten birkaç pilotun havada uçarken sigara içtiklerini biliyordum.
Rahmetli İsmail SÜVARİOĞLU, Enver CANDEMIR, Engin AZOV ve
MİDİLLİÇ’de içenlerdendi.
Bu uçuşta sigara içmeyeceğini söyleyerek, seyrüsefer ile
ilgili bas, zaman vs. bilgileri Yeni Harman
paketinin arkasına not aldı. O gün, bir otele yerleştik.
Yurtdışından alışveriş yapmak adettendi. Mesut yalnız gitti.
Türkçesi ile anlatabildiğince elektrik süpürgesi vs. almıştı.
18 Haziran günü erkenden Üsse
gittik. Eşyaları RF'in foto kompartımanına yerleştirdik.
Yaptığım brifinge göre; önce ben kalkacaktım. Mesut Yüzbaşı 2
numara olarak kalkacak, kalkışı takiben
kola gelecekti. Bu esnada kola
gelemezse, 5.000 feet’te meydan üzerinde buluşacaktık. O da
olmazsa Kerkira Radyo
Beacon üzerinde 10.000 feet’te buluşup hava yolundan Türkiye’ye
gelecektik. Kalkışı takiben, Brindisi Kuleden RF'in de kalktığını
ve beni takip ettiğini öğrendim. 5.000 feet’te kola gelmedi.
Yaptığım brifinge göre Kerkira üzerinde 10.000 feet’te
beklemeye başladım. RF'den haber yoktu. Uçuş
kulesi, bir uçağın UHF kanalda
bir şeyler söylediğini ama İngilizce olmadığı için
anlayamadıklarını ve başka bir temasları olmadığını söyledi.
Brifingde konuştuğumuz üzere, uçuşa devam ettim. Atina
Kontrol sahasına girdiğimizde, durumu anlattım. Radarlarda bir iz görüp
görmediklerini, herhangi bir
temaslarının olup olmadığını
sordum. Netice, negatifti. Ben, uçuşa devam ederek Türk Hava
Sahasına girdiğimde, Çanakkale Radarı’ndan da RF ile bir
temasları olmadığını öğrendim. Artık ümidimi kaybetmiş,
RF'in çakıldığı kanaatine sahip
olmuştum. Eskişehir’e inmeden önce, RF'in Balıkesir Meydanına;
kritik yakıtla indiğini, inişte lastik patladığını
öğrendim. Ertesi günü, Mesut Yzb. E.Şehir’e RF'i getirdi.
Fabrikaya teslim etti.
Brindisi'den kalktıktan sonra; pus nedeniyle beni yakalayamamış,
Kerkira'da beni
göremeyince, deniz seviyesine inerek, Atina yakınlarından alçaktan
uçarak Ege Denizi’nden sonra kritik yakıtla Balıkesir’e
inmişti. Filo olarak çok sevinmiştik.
Bir iki gün sonra Mesut Yzb. Brindisi'den aldığı elektrik
süpürgesini çalıştıramadığı ve yardım için
getirdiğinde, bilemeden
Cila Makinesi aldığını öğrendik. Eskişehir Orduevi'ne bu aleti
sattık. Böylece Orduevi, ilk
cila makinesine sahip olmuştu.
HABABAMLAR
184. Filo'ya
atandığımda, Filo Komutanı Kur. Yb. Siyami TAŞTAN (rahmetli, 18.
Hv. K.K.) Harekât Subayımız Bnb. Sami ÖZENÇ idi. Birbirleriyle çok
az konuşurlardı. Bu az muhabbet, herkesin dikkatini çekerdi. Hava
Harp Akademisi'ne başladığımızda sınıfta 19 öğrenci idik. 29.
Dönem, 1970 yılında mezun
olduk. Sınıfımız; İrfan SARP, Öner DİNÇER, Faruk MERAL, Engin
KÜÇÜKARDA, Mustafa TÜRKER, Cengiz GİRGİNER, Vural AKTULAY, Erdoğan
ÖVER, Güner KURTULUŞ, Erdoğan ÖZNAL, Zeki KULOĞLU, Erdoğan
ERGUN, Remzi ŞENER, Gökçe BÜYÜKER, Oral
KANTOĞLU, Yıldoğdu KARAOĞLAN,
Günan GÜNER ve Baysal ÖRENCİK'ten oluşuyordu. Biz sınıfta
iken, Libya Hava kuvvetlerinden Hadi HUSUMI de bizimle beraberdi.
Libya'daki ihtilal üzerine
Hadi HUSUMİ, ülkesine döndü, sonraları Büyükelçi olmuştu.
Akademiyi okuduğumuz bu sınıf, Hv.
Kuvvetleri'nde Hababam olarak isim yapmıştır.
Keşif filolarında; eğitim, harekât subaylıkları ve 184. Filo Komutanlığı
görevlerinde bulundum.
Yurtdışı görevimi; Brüksel NATO Karargahı’nda
IMS'de (International Military Staff) Stratejik Planlama
Subayı olarak yaptım.
Hava Kuvvetleri Okullar
Şube Md.lüğü, Hrk.Analiz Şube Md.lüğü ve Silahlı Kuvvetler
Akademisi üyesi görevlerini
takiben, 4. Ana Jet Üs K.lığı Harekat Komutanı görevinde
bulunduğum 1982-83 yıllarında sınıf arkadaşlarım Tuğgeneral
Erdoğan OZNAL ve Tuğgeneral Sinan BİLGE Üs Komutanı
idiler. Her ikisi ile de
komutan/arkadaş ilişkileri içinde unutulmaz görevler yerine
getirdik.
EMEKLİLİK VE AMERİKAN ELÇİLİĞİ
1985 yılında, kendi isteğim ile Hava Kuvvetleri'nden
emekli oldum. HASSAN ve ERSEN firmalarında
Erdoğan ÖVER ile çok uyumlu bir yıl beraber
calıştık. Bu sırada
Tümamiral Güven ERKAYA Genelkurmay Stratejik Daire Başkanı
idi. Kıbrıs Harekâtı esnasında
Kocatepe muhribinin batmasından sonra Brüksel
NATO karargâhına atanmıştı. Burada tanışma ve
beraber çalışma imkânımız olmuştu. Ankara Amerikan
Büyükelçiliğinin NATO tecrübesi olan, İyi
İngilizce bilen birini
aradıklarını, arzu ettiğim taktirde beni kıdemli Ataşe ile
görüştürebileceğini söyledi.
İşte bundan sonra da ikinci
bir görev hayatim 17 yıl sureyle Elçilikte devam etti. 30 Nisan
2004 yılından itibaren de gerçek emeklilik hayatımı
sürdürmeye başladım. Amerikan Büyükelçiliğinde Danışman
olarak çalıştığım bu 17 yıl içinde; 1991 Körfez Savaşı, MIG-29’un
Trabzon'a inişi, Askeri Liselerden seçtiğimiz öğrencilerin
Amerikan Harp Okullarında 4 yıl okuyup subay çıkmalarını içeren
Türk/A.B.D. Hava Harp Okulları
arası karşılıklı mübadele programının gerçekleştirilmesi,
IRAK işgalini ve teskere olayını bizzat yaşadım.
A.B.D. Büyükelçiliği, DAO (Defense Attache Office), Military
Affairs Specialist olarak
1987 - 30 Nisan
2004 tarihleri arasında:
o
Askeri Ataşelerin oryantasyonları ( Genkur, Ataşe İrtibat Şubesi
ile Koordineli),
o
Türk Hava Sahasında uçacak A.B.D. Hava Kuvvetleri uçaklarının
Hv.K.K.ligi Hava Trafik Şb.
ile koordinasyonu,
o Türk Limanlarını
ziyaret edecek 6. Filo gemilerinin müsaadelerinin alınması, liman
ziyaretlerinin icrası,
o
A.B.D. West Point Kara Harp Okulu, Deniz, Sahil Güvenlik ve Hava
Harp Okullarına
Maltepe ve Kuleli Askeri Liseleri ile Heybeli Deniz Lisesi'nden
öğrenci secimi ve gönderilmesi
o
A.B.D. üst düzey Komutan ve Yöneticilerinin Anıtkabir
ziyaretlerinin koordinesi, (Baş.
Bush ve Clinton’un Türkiye Ziyaretlerinde E.Boğa ve Anıtkabir
koordinatörlüğü),
o
Türk/A.B.D. Kara, Deniz, Hava Harp Okulları Öğrenci Mübadele
Programının
gerçekleştirilmesi,
o
Komutanların, A.B.D. ziyaretlerinin koordinesi, vize işlemleri
görevlerini yerine getirdim.
• 2004 yılından itibaren yaz aylarında Datça’da balıkçılık
yaparak emekliliğimi sürdürüyorum.
Bana emeği gecen hayat arkadaşım Güler KURTULUŞ başta
olmak üzere; öğretmenlerime, komutanlarıma ve Hava
Kuvvetleri'ne şükranlarımı sunuyor, aramızdan ayrılanlara ve
şehitlerimize tanrıdan rahmet, devrelerime
aileleri, çocukları ve torunları ile sağlık ve afiyet içinde
mutluluklar temenni ediyorum.

E.Alb..Güner Kurtulış Datça’da emekliliğini yaşıyor |