|
Merkür
Güneş Sistemi'nin Güneş'e en yakın gezegenidir.
Büyüklük açısından 9 gezegen arasında sekizinci sırayı alır,
Güneş'e yakınlığı nedeniyle yeryüzünden izlenmesi güçtür ve hakkında
bilinenler sınırlıdır.
Uydusu bulunmamaktadır.
Merkür yüzeyinin en dikkat çeken özelliği tüm gezegen üzerine dağılmış
irili ufaklı çarpma kraterleridir. İlk bakışta Ay yüzeyine benzetilebilecek bu görünümün, daha dikkatli bir incelemede bir çok
farklılıklar içerdiği anlaşılır. Ay'da olduğu gibi kraterlerin yoğun
bir şekilde iç içe geçtiği alanlar arasında, krater yoğunluğunun çok
düşük olduğu, yumuşak engebeli geniş düzlükler yer alır. Bu bölgeler kraterlerin
sık olduğu bölgelere göre daha alçakta yer alırlar ve Ay'daki 'Deniz'lere benzer
şekilde, büyük çarpmalar sonucunda gezegen içinden yüzeye çıkan lav
akıntıları ile oluştukları sanılır. Gerek bu oluşumların, gerekse büyük kraterlerin
çoğunun, Güneş Sistemi içinde büyük çarpışmaların sürdüğü 4,5 ile 3,8 milyar
yıl öncesini kapsayan dönemde meydana geldiği düşünülür. 3,8 milyar
yıl öncesinden günümüze, Güneş Sistemi büyük çarpışmaların sıklığının
azaldığı, nispeten sakin bir döneme girmiştir. Merkür üzerindeki en büyük
çarpışma izi, 1300 km. çapındaki Caloris Havzasıdır. Bu dev lav denizi 100 km.
çapında bir gökcisminin çarpması ile gezegenin manto tabakasından yüzeye
çıkan sıvılaşmış materyal ile oluşmuş, bu arada sok dalgalarının
gezegen boyunca yayılarak diğer yüzünde odaklanması sonucunda Caloris
Havzasının tam karşı kutbunda 500.000 km.2 lik bir alan son derece engebeli bir hal
almıştır. Ayrıca düzlükler üzerinde yüzlerce kilometre uzunluğunda
ve yüksekliği 2-3 km.yi bulan kırıklar dikkati çeker. Bunlara, gezegenin
soğuması sırasında küçülen hacminin neden olduğu sanılmaktadır. Kırıkların
bazı kraterlerin içinden de geçmeleri krater oluşum döneminden daha sonra meydana geldiklerini
düşündürür.

|