İŞTE ÖYLE BİR YILBAŞI

İşte öyle bir yılbaşıydı yine gurbette
Tam yeni yıl başlarken Türkiye’de,
Adam sendeli üç adam havalandık Cidde’de
İstanbul’a uçuyorduk Kahire tarikiyle.

Özel sektörde uçarken her dört yılbaşından üçünde.
Uçmuştum pasta parası ekmek parası kazanmak niyetiyle.
İşte öyle bir yılbaşıydı yerden on kilometre yüksekte,
Firavunlar şehri Kahire üzerinde.

Asya’dan sonra uğurlayacaktı bizi Afrika denen dünyanın bakir kızı,
Biraz sonra karşılayacaktı Avrupa. Hani şu kıtaların yaşlısı.
Önümüzde denizlerinin Ak’ı, arkamızda Kızıl’ı,
Yüreklerimizde Nil gibi uzun ince yalnızlık bir sızı.

Hem de elimizi uzatsak sanarak yakalayacağımızı,
Yeni umutlar için bilerek yine dilek tutacağımızı,
Yanıp sönen yıldızlar sarmıştı hep solumuzu sağımızı
Hatırlatmak istercesine alın yazımızı

İşte öyle bir yılbaşıydı, unutan unutulan sevgililer gibi.
Akıtamadığımız gözyaşlarımız, boğazımızda kalan lokma gibi,
Sözde dostlarımız için söylendik durduk yedik kendi kendimizi,
Kaybolan umutlarımızın ardından, geçip giden ömür için çekerek içimizi

Bir ara durup sorduk kendi kendimize yine
Nerede kaldı bizim erkekçe umutlarımız. Öldüyse niye.
Sonra birlikte cevapladık.’Kabullenelim.Çekelim sineye’
Umutlarımızın ardından Vakitsiz saf tuttuk “ Er kişi niyetine “

Adam sendeli üç adam,
Birde boşvermişli gökyüzü.
İşte öyle bir yılbaşıydı dostlarım
Sizlerden uzak kör olası gözü.

Ferit YILMAZOK
Kaptan
31 ARALIK 2007 – 01 OCAK 2008 CİDDE İSTANBUL UÇUŞU