www.tayyareci.com                  ANA SAYFA Tayyareci Türkçe Site KAYA SIGORTA
Tayyareci English Site
Tayyareci Deutsch Site
Sitede Arama :
 

       TÜRK İTALYAN SAVAŞINDA HAVACILIK

1. GİRİŞ: 

 Almanya, Fransa ve Avusturya gibi devletlerden geri kalmak istemeyen İtalya, çöküş süresini yaşayan Osmanlı İmparatorluğunun Trablusgarp ve Bingazi'deki topraklarını ele geçirmek için siyasi bir ortam aramakta ve askeri hazırlık yapmaktaydı.

     İtalya 28 Eylül 1911'de Osmanlı İmparatorluğuna bir nota vererek, Trablusgarp ve Bingazi'yi işgal etmeye karar verdiğini bildirmişti. Verdiği notanın karşılığını beklemeye gerek görmemiş ve 29 Eylül 1911'de Trablusgarp'ı bombardıman ederek savaşı başlatmıştı.

    2. TARAFLARIN HAVA GÜCÜ:

        a. Türk Havacılığı:

    Bu savaşta İtalyanlara karşı uçak ve balon kullanılması mümkün olamamıştı.

        b. İtalyan Hava Gücü:

    Nieuport, Bleriot-2 tipi 22 adet Fransız yapısı ve Etrich Taube ve Bristol tipi 6 adet olmak üzere toplam 22 adet uçak, P1 (4200 metreküp hacminde, 50 kilometre/saat hızında) ve P2 (4700 metreküp hacminde, 54 kilometre/saat hızında) tipinde olmak üzere iki adet hareketli balonları vardı.

3. HAREKAT:

        Savaşın ilk günü İtalyan savaş gemileri Preveze'de bazı küçük savaş gemilerimizi batırdı. 3 Ekim 1911'de Trablusgarp ve daha sonra Bingazi bombardıman edildi. 8 Ekim 1911'de asker çıkarmaya başlandı ve Topruk ele geçirildi. İtalyan donanmasına nazaran çok zayıf olan Osmanlı Donanması karşı bir harekatta bulunamıyordu. Osmanlı Hükümeti kısmî seferberlik ilan ederek şiddetle taarruz ederek karşılık vermeye başladı. Güzide ve genç subaylarımızdan Mustafa Kemal, Enver ve Fethi Beyler Trablusgarp'a geçerek orduya katıldılar. İtalyanlar, 102.000 askeri ve 40 topu çıkarmayı başarmışlardı. Ekim sonlarında İtalyanlar donanma toplarının korumasında sahile sıkışmışlar, hiçbir harekat veya keşif yapamıyorlardı. Bu savaşta askeri amaçla ilk defa uçak kullanılmıştır.

    İlk hava faaliyeti 22 Ekim 1911'de Aziziye üzerinde oldu. Yüzbaşı Piazza, Bleriot uçağı ile bir saat süren bir keşif yaptı. Sonraki günlerde Aziziye ve Zuvara üzerinde uçuşlar devam etti. Uçuşları Yüzbaşı Piazza, Bleriot ile ve Yüzbaşı Moizzo, Nieuport ile yapıyordu.

    25 Ekim 1911'de Yüzbaşı Moizzo, Zuvara bölgesinde kanadına kurşun isabetleri aldı.

    28 Ekim 1911'de, Yüzbaşı Piazza havadan ilk topçu ateşini düzenledi.

    Kasım 1911'de Yüzbaşı Gavotti, Türk mevzilerine ilk bombardımanı yaptı.

    Keşif görevlerinin yanı sıra küçük bombardımanlar da başlamıştı. Bu bombardımanlarda Etrich Taube uçaklarını kullanmışlar, 600 metre yükseklikten 15 kilogramlık bombaları rastgele atmışlardı. Bu bombardımanlarda maddi bir etki olmamasına karşın moral üzerinde olumsuz etkisi görülmüştü. 600 metrenin altında uçtuklarında isabet aldıkları için daha aşağıya inmiyorlardı. Bu arada gece uçuşları da yapılıyordu.

    13 Mart 1912'de Yüzbaşı Piazza uçuş esnasında yerden atılan mermilerle yaralandı.

    Topçu ateşi düzenlemesinde sabit balon da kullanılıyordu. Hava şartları uygun olmadığından hareketli balonlar pek işe yaramıyordu.

    10 Eylül 1912 günü yaptığı keşifte, yerden açılan tüfek ateşiyle Yüzbaşı Riccardo Moizo'nun Nieuport uçağı mecburi iniş yaptı. Bu suretle havacılık tarihinin savaşta ilk uçak kaybeden milleti İtalyanlar oldu. Moizzo'yu yakalayan Araplar, Aziziye'deki Fethi Bey'in karargahına getirdiler. Yüzbaşı Moizzo'nun burada yapılan sorgusunda "Geçtiğim yerlerde çok asker gördüm, indiğim zaman daha az olduklarını farkettim, yüksek irtifadan çöl fundaları asker görüntüsü veriyor" demişti. Moizo'ya gayet iyi davranılmış ve hatta kızkardeşine sağlığı hakkında telgraf çekmesine izin verilmişti. Bir süre sonra ikinci bir İtalyan uçağı arıza veya tüfek ateşinden yaralanarak hatlarımızın gerisine inmişti.

    İtalyanlar savaşın sonuna kadar Trablus'u denizden bombardıman etmişlerdi.

    10 Nisan 1912'de çok kuvvetli bir filo Zuvara önlerine 12.000 asker çıkardı. Aslında bu bir gösteri hareketi idi. Asıl kuvvetleriyle daha batıda bulunan Makabez'i işgal ettiler ve Tunus sınırını kapattılar. Zuvara savaşın sonuna kadar dayanmayı başardı.

    17 Nisan 1912'de Oniki Ada'dan biri olan Stampalia'yı kuvvetli bir filonun korumasında işgal ettiler. Donanmaları, üs olarak kullanılan bu adadan hareket ederek 18 Nisan 1912 sabahı Çanakkale'yi bombardıman etti. Bombardıman öğleden sonra da devam etti. Atılan büyük çaplı 432 mermi sadece 15 şehit ve 18 yaralı vermemize sebep olmuştu. Bu harekattan sonra Mayıs ayında Rodos ve Oniki Ada'nın geri kalanlarını da işgal ettiler. Yine torpitolarla Çanakkale'ye yaptıkları akında, hiç bir sonuç alamadan döndüler.

    Trablus'taki hava harekatı yapılırken siyasi ve psikolojik sonuçlar elde etmek için hatlarımızın gerisine ve Araplar'ın üzerine bildiriler atılmıştı. Tarihte uçak ile atılan ilk bildiri şöyleydi:

    "Trablus'lu Araplar'a: Bizimle gelmek için ne bekliyorsunuz? Camilerinizde ibadet etmek arzusunu duymuyor musunuz? Ailelerinizle sakin yaşamak istemiyor musunuz? Bizim de kitabımız var, biz de namuslu ve dindarız. İtalya, babanızdır. Çünkü Memleketimiz, anneniz Trablus'la evlenmiştir."

    İtalyanlar'ın Türk Ordusu'na karşı yaptıkları hava harekatı, Avrupa ordularına faydalı dersler sağlamış, uçağın balona üstünlüğü kabul edilmişti. Bu muharebede şu ilk havacılık olayları cereyan etmiştir:

    15 Aralık 1911'de Türkler ilk defa Yarbay Roberti'nin uçağına karşı topçu ateşi açtılar.

    15 Ocak 1912'de Araplar'a bildiri atan İtalyanlar, ilk psikolojik hava savaşını uyguladılar.

    31 Ocak 1912'de havada ilk yaralanan Rasıt Yüzbaşı Carlo Montu'dur.

    Mart 1912'de Piazza ilk hava keşif fotoğrafını çekti.

    11 Haziran 1912'de ilk gece bombardımanı Yüzbaşı Marengo tarafından yapıldı.

    25 Ağustos'ta ilk hava savaşı kurbanı Asteğmen Manzini uçağı ile denize düştü.

    10 Eylül 1912'de tarihin ilk esir havacısı Moizo (daha sonra hava generali) ve uçağı Türkler tarafından ele geçirildi.

4. OSMANLI ORDUSUNDA UÇAK VE BALON KULLANMA ÇABALARI:

        Ocak 1912'de Fransız bandıralı Carthage gemisi, Tunus'ta bir hava gösterisine katılmak için havacı Duval'le uçağını götürüyordu. İtalyanlar, Duval'in uçağını Türkler'e satması şüphesine kapılarak bir torpitoya gemiyi tutuklattırıp Sardunya adasına götürdüler. Olay Fransa ve İtalya arasında bir gerginlik yarattı. Uçak sahibi güvence verdiğinden gemi serbest bırakıldı. Gerçekte İtalyanlar'ın bu şüphesi yersiz değildi.

    Aslında 1912'nin ilk aylarında, Bahman isimli bir tüccarla Trablusgarb'a uçağı ile beraber iki pilot sevki konusunda anlaşmaya varılmıştı. Bir yabancı gemi, kaçak olarak Kuzey Afrika'ya uçak ve pilotları gizlice götürecekti. Paris Elçiliği, mukaveleyi beğenmedi. Askeri ataşe yardımcısı Tevfik Bey'in telkiniyle elçimiz, bu mukavelenin uygulanmamasını istemiş, buna karşı 10 günde Trablus'a başkalarıyla anlaşarak uçak ve havacı göndereceğine söz vermiştir.

   İki Deperdussin uçağı alındı. Yarbay Kerim Bey, Fesa Bey ile birlikte ve iki Fransız pilotu kendi mallarıymış gibi uçakları Güney Cezair'e, oradan deve sırtında veya uçarak Trablus'a götüreceklerdi. Pilotlar 5.000'er, makinistler 2.000 Frank aylık istemişler ve bu da kabul edilmişti. Fakat Fesa Bey, Türkiye'ye döndü. Mayısta uçaklar Güney Cezair'deki Biskra'ya kadar gönderildilerse de Fransız pilotlar oradan ileriye gitmek istemediler. Sonunda Fransa hükümeti, uçaklara el koydu.

    Uçak ve hareketli balon kullanmak üzere ikinci girişim, Kurmay Yarbay Süreyya Bey'in Avrupa seyahati esnasında yapılacaktır. İtalyan ablukası Trablus'un deniz ulaşımını tamamen kesmişti. Mahmud Şevket Paşa, büyük balonlar yardımı ile bağlantı kurmayı arzu ediyordu. Hareketli balonlarla 2.500 kilometre uçularak 2.5 ton malzeme taşınılması düşünülmekteydi. Ayrıca uçak bombaları ile, 4-100 kilogranlık balon bombaları, telsizle havadan muhabere yapılması için gerekli araçlar da aranmaktaydı. Heyet Almanya'da bulunduğu sırada Mayıs 1912'de Mahmud Şevket Paşadan telgrafla yeni talimat aldı. İtalyanlar'ın dördüncü balonlarını ikmal ettikleri, Çanakkale'yi bununla bombalamayı düşündükleri hususunda haberler alındığı, karşılık verebilmek için en az bir hareketli balon, uçak ve pilot temin edilmesi emrediliyordu. Mahmud Şevket Paşa ikinci mektubunda Rodos'un işgali karşısında Alman pilot temin edilmesini ısrarla istiyor ve uçak ile bombardıman yapılması için gerekli satınalma işleminin bir an önce sonuçlanmasını emrediyordu.

    Heyet bunun üzerine 15'şer kilogranlık bomba atabilen Harlan tipi iki uçak ile Nobel uçak bombalarını Almanya'ya ısmarladı. Ayrıca balonlara karşı kullanılan bir merminin denemelerinde bulundular; bunların kullanılmasında başarı sağlayacak yabancılara ödül verileceği de açıklandı. 3 ton yük taşıyarak 50 saat uçabilen 5.000 kilometre menzilli Zeppelin'leri Trablusgarp için uygun buldular. Fiyatları 50.000 altın olan bu Zeppelin'ler 4-5 ayda teslim edileceklerdi. Fakat satış için Alman Hükümeti'nin izni şarttı. Bu izin alınamadı. Heyet Fransa'ya geçti; bu esnada Adalar'a karşı daha ufak balonlar kullanılması düşünülmekteydi. Heyet hiç bir Avrupa ülkesinde Trablusgarp savaşına uygun hareketli balon bulunmadığını öğrendi. Çanakkale ve İstanbul Boğazları için istenilen balonların tedariki ise ertelendi ve heyet geri döndü.

    1912 yılı Ekim ayının ilk günlerinde İtalyanlar'la barış andlaşması imzandı. Trablusgarp eyaleti ile Bingazi vilayetini ve Oniki Adayı kaybetmiştik

Editör :  ercancetinerler@ttnet.net.tr

KAYNAKLAR

Copyright © 2000-2010 Tayyareci