|
Tarımsal Havacılıkta Uçuş Güvenliği ve Pilot
Sorumlulukları
GİRİŞ
Tarımsal
havacılığın günümüz çağdaş tarımındaki yeri hiç kuşkusuz
ki azımsanamayacak kadar büyüktür. Globalleşen dünyanın “kısa
zamanda verimli, ekonomik ve kaliteli çok iş” ilkesinin gereği
olarak tarımsal havacılık; geometrik olarak hızla artan dünya
nüfusunun tarımsal ihtiyaçlarını çağdaş tarımın ışığında
karşılayabilmesi açısından önemlidir.
Giderek
artan tarımsal havacılık uygulamaları; ilaçlama uçuşunun diğer
uçuş dallarından çok daha farklı ve riskli olması sebebiyle
meydana gelen ciddi kazalar ve çevre kirlenmesi olasılığı
nedeniyle, beraberinde tarımsal havacılıkta uçuş güvenliği ve
pilot sorumlulukları konusunu gündeme getirmiştir.
Bu çalışmanın
amacı, dünyadaki konu ilgili araştırmaları incelemek ve
Türkiye’deki tarımsal havacılık uygulamalarının daha başarılı
yapılmasına yönelik bazı saptamalarda bulunmaktadır.
Türkiye’deki uygulamaların genel olarak başarısının artması
için; eğitimin geliştirilmesi, konu ile ilgili araştırma-geliştirme
ve standardizasyon çalışmalarının yapılması, Türkiye’de
1980’lerin sonu ve 1990’ların başlarında konu ile ilgili şirket,çalışan
ve akademik kuruluşlar arasında bilgi alış verişini sağlamak
amacıyla üç kez yapılan ulusal tarımsal havacılık sempozyumlarının
tekrar hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Türkiye’deki
Tarımsal Havacılık Uygulamaları
Türkiye’deki 1992 yılındaki tarımsal havacılık
uygulama amaç ve boyutları ile uygulama potansiyeli, konun önemini
daha iyi anlamak açısından, aşağıdaki tablolarda verilmiştir.
|
UYGULAMA
AMACI
|
BOYUTU
(milyon
da)
|
|
Süne
Mücadelesi
|
2,5
|
|
Zeytin
Sineği Mücadelesi
|
5,0
|
|
Yabancı
Ot Mücadelesi
|
1,5
|
|
Zehirli
Yem Serpilmesi
|
0,5
|
|
Gübreleme
(Tahıl-Çeltik)
|
1,5
|
|
Pamukta
Zaralı Mücadelesi
|
3,5
|
|
Bostanda
Zararlı Mücadelesi
|
0,5
|
|
Toplam
Uygulama Alanı
|
15,0
Milyon Dekar
|
Türkiye’de
Tarımsal Havacılık Alan Potansiyeli
|
Sulanabilir
Tarım Alanı
|
130
milyon da
|
|
Sulanan
Tarım Alanı
|
40
milyon da
|
|
Uçakla
Uygulama Yapılabilir Alan
|
50
milyon da
|
|
Uçakla
Uygulama Yapılan Alan
|
15
milyon da
|
UÇUŞ
GÜVENLİĞİ
Dünyada
Ve Türkiye’deki Kaza Nedenleri Ve Oranları
Tarımsal
Havacılıkta Kaza Nedenleri Ve Kazaların Analizi
Tarımsal havacılıktaki uçuşun; diğer bütün
havacılık dallarındakinden çok farklı ve çok riskli bir uçuş
olduğu bilinmektedir.
ABD’de FAA Federal Havacılık İdaresi genel
havacılık ve tarımsal havacılık kaza istatistiklerini her yıl
düzenli olarak tutmaktadır. Bu istatistiklere göre kazalar, iniş-kalkış
kazaları, ilaçlama esnasında alçak uçuşla beraber tel,ağaç
veya yere çarpma sonucu meydana gelen kazalar, mekanik arızlardan
kaynaklanan kazalar ve
kimyasallara maruz kalma neticesinde olan kazalar olarak sınıflandırılmaktadır.
Havacılıkta iki unsur mevcuttur: Uçak ve pilot. Kazaların
%95’inin pilot hatasından %5’inin uçak arızalarından
kaynaklandığı bilinmektedir.
Genel olarak bakıldığında tarımsal havacılıktaki
başlıca kaza nedenleri şöyle sıralanabilir:
a-
Pilotaj;
b-
Eğitim eksikliği;
c-
Uzun süre alçak uçuş;
d-
Enerji nakil hatlarının sık ve gelişigüzel yerleştirilmesi;
e-
Bakım ve onarım eksikliğinden kaynaklanan mekanik arızalar;
f-
Uçağın operasyon limitlerine uymama;
g-
Uygulama öncesi mania keşif uçuşlarının yapılmaması;
h-
Alçak irtifada engellere çarpma;
i-
Gürültülü, titreşimli, sıcak kabin ortamında yoğun çalışma
sonucu direnç ve dikkat azalması
j-
Pistlerin standart harici; kısa, dar,bazen kavisli veya kaygan
yüzeyli ve pist kalkış iniş bacaklarında
maniaların olması;
k-
Uygunsuz hava şartlarında uçuş;
l-
Yorgunluk ve stres
Dünyadaki
Kaza Oranları
ABD’de; Federal Havacılık İdaresi Kaza İnceleme
Birimi tarafından 1994-1999 yılları arasında yapılan araştırma
neticesindeki tarımsal havacılık
kaza sayıları, ölümcül kaza ve ölüm sayıları aşağıdaki
tabloda gösterilmiştir:
1994-1999 ABD’deki Tarımsal Havacılık
Kazaları-FAA Kaza İnceleme Raporu
|
|
1994
|
1995
|
1996
|
1997
|
1998
|
1999
|
|
Kaza
Sayısı
|
153
|
153
|
133
|
116
|
136
|
124
|
|
Ölümcül
Kaza Sayısı
|
17
|
14
|
8
|
15
|
9
|
13
|
|
Ölümler
|
17
|
14
|
8
|
15
|
9
|
14
|
Kaynak: 1999 Yılı NTSB Kaza Raporları
Aşağıdaki tablo; Avustralya’daki 1997-2001 yılları
arasındaki tarımsal havacılık kazalarını göstermektedir:
Avustralya’daki
Tarımsal Havacılık Kazaları
|
Yıllar
|
Kaza
Sayısı
|
Ölüm
|
Uçuş
Saati
(×1000)
|
100,000
h Başına Kaza
|
|
1997
|
34
|
5
|
136
|
24,83
|
|
1998
|
35
|
2
|
147
|
23,73
|
|
1999
|
24
|
0
|
134
|
17,83
|
|
2000
|
21
|
3
|
116
|
18,03
|
|
2001
|
16
|
1
|
132
|
13,79
|
Aşağıdaki tablo; Türkiye’deki 2000-2002 yılları
arasındaki tarımsal havacılık kazalarını göstermektedir:
Türkiye’deki
Tarımsal Havacılık Kazaları
|
Yıllar
|
Kaza
Sayısı
|
Ölümcül
|
Ölüm
|
|
2000
|
5
|
3
|
1
|
|
2001
|
3
|
1
|
0
|
|
2002
|
6
|
2
|
1
|
Uçuş
Emniyeti
Tarımsal
Havacılık Uygulamaları için ICAO Güvenlik İlkeleri
Tarımsal
havacılık uygulamaları, doğası gereği potansiyel olarak
risklidir. Ancak, uygulamaların güvenli bir şekilde yapılması
gerekliliği hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.
a-
Pilot; ticari pilot lisansı için gerekli olan genel eğitimden
farklı olarak, tarımsal havacılık uygulaması için özel olarak
seçilmeli ve eğitilmelidir.
b-
Pilot; yemek alışkanlığı, alkol kullanımı, sigara kullanımı,
uyuşturucu kullanılmaması, hijyen sorumluluğu, bedensel ve
zihinsel disiplin ve sağlık…vb gibi konularda her zaman pilot
olmanın gerektirdiklerine uymak durumundadır.
c-
Tarım uçağı, sivil havacılık otoritelerince onaylanmış
bir kurum/üretici tarafından tarımsal havacılıkta kullanılmak
üzere özel ve tahditli olarak üretilir ve gerektiğinde ilgili
modifikasyonlar sivil havacılık otoritelerinin denetiminde yapılır.
d-
İniş-kalkış için kullanılan pistler her uçak veya
uygulamaya göre farklılık gösteren asgari güvenlik ve emniyet
standartlarını karşılamalıdır. Pist; olası her türlü olağan
ve emercensi durumlar göz önünde bulundurularak güvenli uçuş yapılabilecek
şekilde hakim rüzgar yatağına göre seçilmeli ve hazırlanmalıdır.
Pilotun rüzgar şiddet ve yönünü tayin edebilmesine imkan verecek
rüzgar torbası veya benzeri olanaklar sağlanmalıdır.
e-
Uçağın yapısal limitleri çok iyi bilinmeli ve hesaba katılmalıdır.
Uçuş öncesi veya esnasında uçağın uçuş güvenliğine sahip
bir konumda olması için gerekli olan her türlü prosedür
uygulanmalı, her türlü önlem alınmalıdır.
f-
Pilotun fiziksel limitleri saptanmalı ve hesaba katılmalıdır.
Yorgunluğun ve stresin erken belirtileri ve neticeleri; yer ekibi
tarafından olduğu kadar pilotun kendisi tarafından da gözetim altında
tutulmalıdır. Gerektiğinde uçuş kesilmelidir ve bundan asla
imtina etmemek gerekir.
g-
Uçuş esnasında her zaman; tam olarak kafaya oturan koruyucu
bir kask takılmalı, pilotu bel ve omuzlarından rahatsız etmeyecek
sıkılıkta saran sağlam emniyet kemeri kullanılmalıdır.
h-
Enerji nakil hatları ve ağaçlar dahil tüm lokal manialar
uçuş öncesi keşfedilmeli ve göz önünde bulundurulmalıdır.
i-
Karşılaşılabilecek lokal meteorolojik koşullar konusunda
çalışılmalı, meteorolojik rasatlar düzenli olarak takip edilerek
göz önünde bulundurulmalıdır.
j-
Uçağın; ağırlık merkezi, yükleme, kalkış-iniş,
sürat, olası tüm koşullar için pert dö vites limitleri gibi
hayati operasyon bilgileri her uçak için özel olarak hazırlanan
pilot operasyon el kitabından alınarak belirlenmeli ve her zaman
hesaba katılmalıdır.
k-
Kimyasalların kullanıldığı yerlerde kimyasalın hem toksik
özellikleri hem de hangi yollardan vücut tarafından emildiğine
dair ciddi bir ön çalışma yapılmalı ve bu çalışma bu
maddelerle temas edebilecek pilot dahil tüm personel tarafından göz
önünde bulundurulmalıdır.
Tarım
Uçağı Tasarım İlkeleri
Bu tasarım ilkelerinin temel amacı, tarım
uçaklarının; güvenli,etkili ve ekonomik olarak uygulama yapmasıdır.
Başlıca tasarım ilkeleri; uçağın uçuş yeteneği, kullanma
kolaylığı, görüş olanağı, pilotun çarpmaya karşı korunma
yeteneği, yükleme kolaylığı, pilot rahatlığı, bakım ve onarım
kolaylıkları gibi teknik özellikleri kapsar.
a-
Bir uçak kendi gross ağırlığının en az %35-%40’ı oranında
sıvı veya toz yükü taşıyabilmelidir.
b-
Bir uçak tam yükle nispeten yumuşak ve asfaltlanmamış
pistlerden kalkış yapma kapasitesine sahip olmalıdır ve toplam bir
çeyrek mil mesafesinde (1320ft) standart bir havada deniz seviyesinde
50 ft yüksekliğe tırmanabilmelidir. Eğer uygulamalar yüksek
irtifalarda yapılacaksa, deniz seviyesi performansının daha da iyi
olması arzu edilir.
c-
Tarımsal uygulamalar esnasındaki güvenli uçuş hız menzili
60 ila 100 MPH ya da daha fazla olmalıdır.
d-
Minimum güvenli hız, 65 MPH’lık düşük uçuş hızında
uygulama yapabilmek için, 45 MPH veya daha az olmalıdır. Düşük hızlarda
uygulama yoğun bitki yapraklarında nüfuz için avantajlıdır
çünkü, hava akımının kanatların arkasından aşağı sapması
düşük hızda daha da fazladır ve aşağı sapmadaki türbülans
bitki yapraklarını hareketlendirerek karışmasını sağlar
ve toz ya da sıvının daha aşağıdaki yapraklara ulaşmasına
yardımcı olur. Kanat açıklığı kısa bir kanat, hava akımının
aşağı sapmasını ayrıca arttırır.
e-
Pilot, uçuş esnasında kumandaları kısa bir süre için bıraktığında
ya da boşalttığında, ilgili kumanda ayarlarının yapılması vasıtasıyla
uçak kendiliğinden düz uçuşa devam edebilmelidir. Böyle
durumlarda uçak ani yunuslamalara ya da yatışlara meyilli olmamalı,
pert dö vites hızına çabuk gelmemelidir. Yani alçak uçuş esnasında
ufak anlık pilotaj hataları uçağın teknik özellikleri sayesinde
dengelenmelidir; denetimin kısa süre içinde bırakılması
durumunda uçak, kararlı uçuşuna devam edebilmelidir.
f-
Yakıt boruları; gövdenin tabanına yakın yerlere, iniş takımlarının
üzerine, kanatların hücum kenarlarına ve elektrik kablolarının
hemen yanına yerleştirilmemelidir.
g-
Yakıt tankları; pilot kabinin hemen yanına, motor kompartımanının
hemen yanına, ağır nesnelerin altına, gövdenin tabanına yakın
bir yere, iniş takımlarının üzerine ve kanatların hücum
kenarlarına yerleştirilmemelidir.
Uçuş
Ve Kullanma Özellikleri
a-
Kumanda güçleri özellikle kanatçıklar hafif olmalıdır.
çünkü, uygulama operasyonları her gün birkaç saatlik kullanımda
ve şerit sonu pasaj dönüşlerinde hemen hemen süreklilik arz eden
kumanda hareketleri gerektirir. Kanatçıklar bir tarafa yatarken ve
bir pasajdan diğerine geçerken dönüşlerde zaman kazanmak için
seri ve duyarlı olmalıdır.
b-
Pert dö vites durumunda yanal dinamik denge ve kontrol etkinliği
öyle olmalıdır ki, eğer uçak düz bir yan kayışta iken lövye
tam olarak geri çekildiğinde; uçak kontrol altında dönmeye devem
etmelidir ve yatışını birdenbire arttırmamalı ve virile
girmemelidir .
c-
Tarla koşullarındaki dar ve kısa pistlerden kolay ve
güvenli iniş-kalkış yapabilmek için tekerlek iz ve yanak genişlikleri
yeterli büyüklükte olmalıdır.
d-
İlaç deposu uçağın ağırlık merkezini ve uçuş kararlılığını
etkilemeyecek biçimde ve uygun olarak yerleştirilmelidir.
e-
Püskürtme düzeni uçağa zarar vermeyecek ve iyi bir dağılım
düzgünlüğü verecek biçimde takılmalıdır.
f-
Uçağın yapısı; ilaç sızıntılarını, püskürtme
düzenini, komuta mekanizmalarını ve uçak motorunu kolay
denetleyebilecek biçimde olmalıdır.
Pilotun
Görüş Sahası
a-
İleri ve aşağı – Alçak irtifada toz ve sıvı ilaçlama
esnasında çitler, ağaçlar ve tellerin görüş netliği açısından
mükemmel bir ileri ve aşağı görüş sahası çok önemlidir.
b-
Dönüşlerde – Her şerit sonu pasajının sonunda alçak
irtifada dönüş yapmak, dönüş yönünde açık bir görüş sahası
gerektirir. Alçak kanatlı tek kişilik bir uçak, bu amaç için
verilebilecek en iyi örnektir.
c-
Geriye – Bazı pilotlar üzerinde uçtukları ürünleri
görebilmek amacıyla geride açık bir görüş sahası arzulamaktadırlar.
d-
Taksi Esnasında – Küçük, düzenlenmemiş ve geçici hava
meydanlarında taksi yapmak için burun hizasının üzerinde iyi bir
görüş sahası arzu edilir.
Bu gereksinimlerin birçoğunu yerine getiren en iyi
düzenleme; boxer motorlu, alçak ve tek kanatlı, pilot kabininin
ilaç deposu gerisine ve üst kesimine yerleştirilmiş tek kişilik
bir uçak tipi olarak görünmektedir. İlaçlama uçuşlarında burun
hizasındaki görüş sahası, flapın uygun açıda kullanılması
ile 15o-30o kadar iyileştirilebilir.
Pilot
Kabini
a-
Klasik tarım uçaklarında pilot kabini oldukça sadedir.
b-
Gelişmiş tarım uçaklarında kabin basıncı, klima ,GPS,
VFR, IFR aletleri, ilaçlama aletleri ile donatılmıştır.
c-
Tek pilot içindir. Nadiren özel modifiye neticesinde intibak
amaçlı iki kişilik olabilmektedir.kabin çatısı, gövde çatısı
kadar sağlamdır; hatta daha dayanaklıdır. Çarpma ve kapaklanma
durumunda pilotu korur. Pencereler emercensi durumlarda acil çıkış
kapısı olarak kullanılabilir.
d-
Pilotun görüş açısı burun üzerinden en az %20 olacak şekilde
kabin ve koltuk düzenlemesi yapılır. Tercihen yanlardan en az 40%lik
ileri ve aşağı görüş olmalıdır. Bunun için en doğru uçak
tipi alçak, tek kanatlı ve arkadan tekerli uçaklardır.
Çarpma
Anında Pilotun Korunması
Yaklaşık olarak bütün ilaçlama uçuşlarındaki çarpma
kazaları manialara çarpma yahut pert dö vites neticesi kontrol kaybından
çoğunlukla düşük hızlarda olur ve bilinir ki bu düşük hızlardaki
çarpışma ölümcül neticeler doğurmaz. Çarpışmalardan en az
hasarla kurtulmak için uçak dizaynı ile ilgili aşağıdaki on
tavsiye Cornell Sağlık Okulunun Kaza-Kırım Araştırma birimi
tarafından oluşturulmuştur:
a-
Uçağın burun kısmı ve kabini; uçuş, kalkış ve iniş
yüklenmelerini de kapsamak suretiyle çarpışma şiddetini yayacak
ve çarpışmaya karşı dayanıklı olacak şekilde dizayn
edilmelidir.
b-
Uçağın gövde yapısı, artan çökmeler ve şekil değişiklikleri
ile çarpma enerjisini emecek biçimde dizayn edilmelidir.
c-
Uçağın konstrüksiyonu çarpışmalar sırasında kabinden dışarıya
doğru eğilecek, bükülecek zayıflıkta silindirik biçimde dizayn
edilmelidir.
d-
Pilotun ve yolcuların koltukları mümkün olduğunca
gövdenin ön kısmına yakın ve kanatların arkasında yer almalıdır.
e-
Yakıt depoları, kanatların içine veya üzerine ve tercihen;
alet paneli ile yangın duvarı arasına yerleştirilmelidir.
f-
Çarpışma esnasında öne gitmesine olanak vermek için alet
paneli ve yangın duvarı ( ya da burun kısmı ) arasında boşluk bırakılmalıdır.
g-
Alet paneli, pilotun baş hareket menzili içinde sivri
kenarlar, keskin köşeler ve sert materyaller olmayacak şekilde
dizayn edilmelidir.
h-
Alet paneli çarpışma esnasında kolayca eğilebilen ya da
çarpma enerjisini emebilecek bir maddeden üretilmelidir.
i-
Aletler, panel üzerinde güvenlik pimleri ile ve mümkün
oldukça panelin alt kısmına yerleştirilmelidir.
j-
Omuz bağları, emniyet kemerleri, koltuklar koltuk rayı ve bağlantıları
kabinde sağlam noktalara bağlanmalı ve çarpışma esnasında çarpışma
şiddetini yayacak şekilde tasarlanmalıdır.
k-
Uçak gövdesi saptırıcı tel ve tel kesici düzenlerle donatılmış
olmalıdır.
l-
Uçağın kapaklanması durumunda pilot, kabinden çıkabilmelidir.
Bu nedenle, her iki yanda iki kabin kapısı bulunmalıdır.
m-
Püskürtme düzeni komuta organları, kolay ulaşılır ve
kolay kullanılabilir durumda olmalıdır.
Pilotun
Güvenlik Teçhizatı
Pilotun; iyi dizayn edilmiş ve ilgili otoritece
onaylanmış emniyet kemeri ve kafasına düzgün bir şekilde uyan
kask kullanması zorunludur. Emniyet kemeri en az “4- nokta”
tipinde ve sağlı sollu olmak üzere kalça ve omuz kayışlarına
sahip olmalıdır. Eğer mümkünse diğer dört kayışa ek olarak,
pilotu çarpmanın güçlü etkisi sonucu kalça kayışının altında
ve aşağısında zorlanmasını önlemek için kasık kayışı ile
birleşen beş noktalı bir emniyet kemerinin kullanılması
önerilir. Eğer tüm kumandalara omuz kayışının vücuda tam
oturmasından dolayı kolaylıkla ulaşılamıyorsa, normal bir
operasyon için hareket özgürlüğünü sağlayan dirençli bir
teçhizat yerleştirilebilir ancak; bu teçhizat herhangi bir çarpma
anında otomatik olarak emniyet kemerini kilitlemelidir.
Bütün emniyet kemerleri, tek bir noktadan hızlı
bir şekilde çözülebilir bir tipte, sadece basit bir hareketle çalışacak
şekilde hisse duyarlı olup; tüm kayışları çözebilecek
nitelikte olmalıdır. İşletmenin de olsa kasklar pilot için özel
olarak satın alınmalı ve her pilot kendine uygun ve rahat kask
kullanmalıdır. Eğer sıcak hava koşullarında çalışırken
uçakta havalandırma sistemine ihtiyaç duyulursa bununla beraber
havalandırması olan kaskların kullanımı tavsiye edilir. Rahatsız
ekipmandan her koşulda kaçınmak gerekir. Kasklar hayati gerekliliği
olan ekipmanlardır ve her koşulda rahat ve uygun olmalıdırlar.
PİLOT
SORUMLULUĞU
Etkili
Uygulama Teknikleri
Yapılan ilaçlamanın verimli olabilmesi için;
a-
En uygun tipte en iyi uçak seçilmelidir;
b-
En iyi kimyasal ilaç ve solvent seçilmelidir;
c-
En iyi ve uygun ilaçlama ekipmanı seçilmelidir;
d-
İlaçlama sistemi en iyi ve doğru şekilde kalibre
edilmelidir;
e-
İlaçlama metoduna göre en uygun meteorolojik koşulların
bilinmesi ve uygulamaların bu limitler dahilinde yapılması
gerekmektedir;
f-
Tarlalar uzunlamasına pasajlarla ilaçlanmalıdır;
g-
Tehlike oluşturabilecek maniaların kaldırılması ya da işaretlenmesi
gerekmektedir;
h-
Hakim rüzgar yönüne göre tarlaların oryantasyonunun yapılması
gerekir;
i-
İlaçlamanın hangi zamanda yapılması gerektiği çok iyi
bilinmelidir;
j-
Çok küçük, parçalı, düzensiz tarlalarda uygulama yapılmaması;
k-
İlaçlama esnasında bilgili ve tecrübeli flamacıların
kullanılması gerekir.
Uygulamanın
Verimli Olabilmesi İçin Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Uygulamanın verimli olabilmesi için dikkat
edilmesi gereken hususlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
a-
Engebeli arazide yukarı meyle doğru yüklü uçakla uçmaktan
kaçınılmalıdır. Eğer mümkünse, uçağın performans limitleri
içinde kalacak şekilde, pistin irtifası tarlalardan yüksek olmalıdır.
Hiçbir zaman pistler, uçağın emniyetle kullanılmasını
engelleyecek irtifalarda olmamalıdır. İrtifa arttıkça hava yoğunluğu
azalır; bu da direk olarak uçak, motor ve pervane etkinliğini düşürür.
b-
Uçağın ilaç yükü, ilaçlama bittiğinde şeridi yarım bırakacak
şekilde konmamalıdır.
c-
Eğer tarla 2 pasajdan fazla ilaçlama yapılacak boyutta ise,
iki yönlü pasaj planlaması yapılabilmelidir. Hatta bazı
durumlarda iki uçakla aynı anda yan yana iki şeridin ilaçlanması
mümkün olmalıdır.
d-
Bilinmeyen bölgelerde mania ve bölge keşif uçuşları,
ilaçlamaya başlamadan hemen önce yüklü uçakla yapılmaktansa,
yüksüz uçakla yapılmalıdır.
e-
Eğer ilaçlama yapılacak tarla pilot tarafından uygun ve
emniyetli görülmezse mümkün olduğunca alternatif tarlalar
planlanmalıdır. Böyle durumlarda tüm ekip kıssa zamanda organize
olabilmelidir.
Uçuş
Öncesi Planlama Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Uçuş öncesi planlama yaparken göz önünde
bulundurulması gereken hususlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
a-
Bütün uçuşlar hiçbir kişiyi ya da yerdeki herhangi bir şeyi
tehlikeye sokmayacak şekilde yapılmalıdır.
b-
Meskun mahal üzeri alçak uçuş asla yapılmamalıdır; hatta
bu husus pek çok ülkede yasadışı sayılmaktadır.
c-
Uçuş esnasında tehlikeli olabilecek ve dikkat edilmesi
gereken hususlar aşağıdaki gibidir:
Ø
Elektrik telleri;
Ø
Ağaçlar;
Ø
Çitler ve direkler;
Ø
Binalar;
Ø
Uçağın tırmanamayabileceği düzeyde meyilli
yüzeyler;
Ø
Canlıların yaşadığı bölgeler;
Ø
Sürüklenme neticesinde zarar görebilecek hassas
bölgeler;
Ø
Yerdeki taşıtlar;
Ø
Anayollar ve tren yolları;
Ø
Manevrayı kısıtlayabilecek tepe ve dağlar;
Ø
Sürüklenme neticesinde kullanılan kimyasaldan zarar
görebilecek komşu tarladaki ürünler;
Ø
Gübre gibi zehirli olmayan materyalleri uygularken bile
civardaki insanların zarar görebileceğinden dolayı sürüklenmeye
her zaman dikkat etmek.
d-
Yakındaki pistlerde aynı zamanda uçuş trafiği olabilir.
Olası çarpışmalardan kaçınmak için ilgili hava trafik otoritesi
ile devamlı irtibat halinde olmak gerekir.
İlaçlamada
Kullanılan Pistler
Çoğu ilaçlama pisti; ilaçlama yapılacak
bölgeye yakın olsun ve iş daha ekonomik olarak icra edilsin diye
tarlaların arasındaki görece uygun toprak ya da çim pistlerdir. Bu
pistler bazen bir pistten beklenen özellikleri taşıyamamaktadır.
Tarımsal havacılık sektöründe;eğimli, kavisli,
gereğinden kısa, manialı, tek yönlü, hakim rüzgar yatağında
olmayan uygunsuz pistlerle sıklıkla karşılaşılabilir. Bu alanların
emniyetli olarak çalışmaya imkan verip vermediği uçuştan önce
çok iyi düşünülmelidir.
Bir pistin uzunluğu yüklü bir uçakla her koşulda
güvenli olarak iniş- kalkış yapılabilecek uzunlukta olmalıdır.
Her uçağın kendi pilot el kitabında çeşitli yüklerde, çeşitli
meteorolojik koşullarda kalkış ve iniş mesafeleri mevcuttur.
Kullanılması düşünülen bu pistler; kalkıştan vazgeçme, çeşitli
rüzgar koşullarında rahatlıkla çalışabilme, emercensi inişlerde
emniyetle kullanılabilmeleri açısından
pilot el kitaplarında yazan
uçağın iniş ve kalkış yer koşusu mesafelerinin, pistin
başında ya da sonunda mania yok ise en az iki; mania varsa üç katı
uzunluğunda olmalıdır. Ayrıca pistin eni herhangi bir
olumsuzluk durumunda sağa ya da sola kaçma olasılığı göz
önünde bulundurularak uçak kanat açıklığının en az bir buçuk
katı genişliğinde olmalıdır.
Uygun pist yüzeyi kuru, düzgün ve kısa çimenli
olmalıdır. Çimen boyu 3 santimetreden fazla olduğunda kalkış koşusu
gereksiz sürüklenmeden dolayı %15 oranında artacağından çimen
boyuna dikkat etmek gerekir. Pistler ayrıca mümkünse meyilsiz ve
düz bir hatta olmalıdır.
Uygun pist ilaçlama uçuşunda geçen ölü zamanı
azaltmak için uygulama yapılacak tarlalara yakın olmalıdır. iYapılan
araştırmalar sonucu intikal
mesafesi ULV için 24 km; sulandırılmış EC için 16 km’den fazla
olursa yapılan ilaçlamada ölü zaman uzadığı, iş veriminin düştüğü,
maliyetin arttığı görülmüştür. Uçuş emniyeti açısından
pistin iniş ve kalkış doğrultusunda herhangi bir mania olmaması
gerekir.
Yorgunluk
ve İlaçlama Uçuşu
Yorgunluğun pilot performansına etkileri aşağıdaki
gibi sıralanabilir:
a-
-İşin normal ve ani gerekliliklerine geç cevap vermek;
b-
-Manevraların zamanlamasını tutturamamak, zamanlamada yanlışlıklar
yapmak;
c-
-Performansın ani şekilde iyiden kötüye, kötüden iyiye
çeşitlilik göstermesi;
d-
-İşin herhangi bir bölümüne aşırı konsantre olup, işin
diğer bölümlerine gereken dikkati gösterememek. İlaçlama uçuş
irtifasına konsantre olup elektrik tellerini gözden kaçırma
neticesinde meydana gelen kazalar bu maddeye örnek olarak
gösterilebilir.
İlaçlama uçuşunda yorgunluk ve benzeri durumlar;
diğer tüm sivil havacılık branşlarında olduğundan çok daha
elzemdir. İlaçlama uçuşunun; yüklü uçakla alçak uçuş, devamlı
azami dikkat ve manevralarda serilik gerektirmesinden dolayı pilotu
çok kısa sürede ve çok fazla yorduğu; yorgunluğun da en kısa
zamanda en doğru kararı vermeyi geciktirdiğinden kazalara sebep
olduğu bilinmektedir. Türkiye’de Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğü’nce hazırlanan
azami çalışma süreleri ile ilgili yönetmelikte; bir pilotun gün
içi en fazla altı saat uçuş yapabileceği belirtilmiştir.
Pilotların
Sorunları
a-
Arazi koşullarında güç yaşam ve çalışma koşulları;
b-
Dinlenme ve beslenme yetersizliği nedeniyle aşırı yorgunluk
ve dikkat azalması;
c-
Eksik bakım-onarım koşulları altında tarlada çalışma
zorunluluğu;
d-
Standartlara uygun sabit tarla pistlerinin yokluğu;
e-
Telgraf, telefon ve elektrik tellerinin araziden gelişigüzel
geçmesi ve işaretsiz olmaları;
f-
Pilotların sigorta problemi;
g-
Pilotların çok alçaktan uçmaya teşvik edilmeleri;
h-
İlaçla temas ve zehirlenmeye maruz kalma riski.
İlaçlama
Uçuşunda Pilotaj
Her zaman ilaçlama uçuşunun potansiyel olarak diğer
uçuşlardan çok daha tehlikeli olduğu hususunu göz önünde
bulundurmak gerekir. İlaçlama uçuşunda;
a-
-Uzun süreli alçak uçuş;
b-
-Alçak irtifalarda seri manevralar;
c-
-Sürekli azami konsantrasyon;
d-
-Hata toleransının çok düşük olması;
e-
-Limitlerin sınırlarında uçuş;
f-
-Muntazam olmayan toprak pistlerden iniş-kalkış;
g-
-Yüklü uçakla uçuş ve yükün sorumluluğu;
h-
-En kısa zamanda en doğru kararı verme;
ve
bunun gibi uçuşu zorlaştıran unsurlar mevcuttur.
Pilot
Rahatlığı
Pilot rahatlığı; uçağın kullanım kolaylığı
ile pilotun konforu demektir. Pilotun oturduğu koltuktan, çevre sıcaklığına
kadar olan çeşitli faktörler pilot rahatlığına etki eder ve uçuş
esnasında genel pilotajı direk olarak etkiler. Pilot kokpit içinde
fiziki ve manevi olarak rahat olduğu sürece güvenli ve verimli uçuşlar
yapar. Zamanın çok önemli olduğu ilaçlama süresi, daha iyi değerlendirilir
ve iş verimi yükseltilir. Manevi açıdan pilot uçuşa başlamadan
önce tüm problemlerini yerde bırakabilmeli eğer problemleri çok
yoğunsa uçuşa çıkmamalıdır.Motor gürültüsü ve titreşimi,
kabin sıcaklığı, kabin darlığı ve havalandırma sorunu ve ilaca
maruz kalma riski pilotu fiziksel olarak etkileyen
faktörlerdir.
Pilotun yorulmaması ve gerginleşmemesi için motor
gürültüsünün kabin içinde en çok 95 dB olması gerekir. Motor
titreşimi ise 300 cps’i geçmemelidir. Gürültü ve titreşim
pilotu zihinsel olarak yorar, başını ağrıtır ve sinirlendirir.
Günde 4-5 saatlik bir uçuş pilotta işitme güçlüğü ve
dikkatsizliğe neden olur. Bu da kaza yapma olasılığını arttırır.
Bunun için gürültü ve titreşimi azaltıcı önlemler ve gerekli
bakımların yapılması gerekirse sesi bir miktar önleyici kulak tıkaçları
kullanılmalıdır.
Kabin sıcaklığının azami 29oC olması
gerekir. Aksi halde pilotta %60 oranında performans düşüklüğüne
neden olur. Sıcaklık uçuş esnasında pilotun duyduğu gerginliğe
karşı koyma gücünü azaltır ve pilotaj verimini düşürür.
Günümüz modern ilaçlama uçaklarında kabin
gerek rahatlık gerek gürültü ve titreşim gerekse de genişlik ve
sağlamlık açısından çok ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Ancak
Türkiye’de çeşitli sebeplerden dolayı hala 1970’li yılların
ilaçlama uçakları ve teknolojisinin kullanılması nedeniyle
pilotlar bu avantajlardan yararlanamamakta, rahatsız ve güvensiz
kabinlerde ekstra bir riskle ve gerginlikle görevlerini yerine
getirmektedirler.
Sürüklenmeden
Kaçınma
Sürüklenmenin nedenleri şöyle sıralanabilir:
a-
Tarımsal havacılık uygulamaları esnasında, istenenden daha
küçük çaplı damlaların ya da partiküllerin havaya bırakılması;
b-
Bilinçli ya da bilinçsiz, sürüklenmeye neden olabilecek
meteorolojik koşullarda küçük çaplı damlaların ya da
partiküllerin havaya bırakılması;
c-
Damlanın; her ne kadar damla çapı normal koşullarda
sürüklenmeye meyilli olmasa da, hedefe ulaşana kadar geçen süre
içinde buharlaşma neticesinde, çapının küçülmesi ile beraber
sürüklenmeye maruz kalması;
d-
Damlaların kanat ucu girdaplarına ya da pervane akımına kapılması
nedeniyle hedefine doğru ilerlemek yerine havaya kaldırılması
neticesinde sürüklenmeye maruz kalması.
Püskürtme sistemi, uygulama tekniği, pilotun
becerisi, kimyasalların uçuculuğu, ilaçlanan bölgenin büyüklüğü
sürüklenmenin dolaylı nedenleridir. Ayrıca unutulmamalıdır ki
dolaylı ya da direk faktörlerden sadece biri bile sürüklenmeye
neden olabilir ve sürüklenme sadece havadan uygulamalarda meydana
gelmez.
Sürüklenmeden kaçınmak için genel uygulama
kuralları aşağıdaki gibi sıralanabilir:
a-
Amaca uygun mümkün olan en iri damla çapının seçilmesi
gerekir. Bu aynı zamanda gerekli enine dağılımı sağlayacak ve
hedefe ulaşmayı kolaylaştıracaktır.
b-
Eğer herbisit uygulaması yapılıyorsa; kimyasalın havada
kalış süresini en aza indirmek için uçuş yüksekliği mümkün
olduğunca az olmalıdır.
c-
Gün içinde ilaçlamaya en uygun koşulların oluştuğu
zamanları; arıların, kuşların ve diğer canlıların yaşadığı
hassas bölgelerin yakınlarda ilaçlama yapmak için harcanmalıdır.
Daha az hassas bölgeler için çok iyi olmasa da arta kalan zamanlar
kullanılmalıdır.
d-
Bir şeridi ilaçlamaya başlarken uçak doğru ilaçlama
irtifasına ulaşmadan asla ilaç kolu açılmamalıdır. Şeridin
sonunda ilaç kolu çekişe başlamadan kapatılmalıdır.
e-
Sürekli olarak meteorolojik koşulların değişimi takip
edilmelidir. Meteorolojik koşullar sürüklenme limitlerini aşmadan
ilaçlama kesilmelidir.
f-
Buharlaşma damla çapını küçültür ve sürüklenme
riskini arttırır. Buharlaşmanın etkisinden kaçınmak için düşük
sühunette, yüksek nemlilikte ve alçak irtifadan uygulama yapılmalıdır.
g-
Türbülans havanın aşağı ve yukarı, sağa ve sola
düzensiz hareket etmesine dolayısıyla damlaların
sürüklenmesine neden olur. Türbülanslı hava koşullarında
mümkün olduğunca ilaçlama yapmamak gerekir.
h-
Her uygulama için ayrı ayrı rüzgar limitlerine uyulmalı;
rüzgar belirli bir hızı geçtiğinde ya da rüzgar yönü 90
dereceden fazla değişiklik gösterdiğinde asla ilaçlama yapılmamalıdır.
i-
İlaçlama ekipmanında kaçak ya da sorun mevcutsa asla
ilaçlamaya devam edilmemelidir.
j-
Yapılacak ilaçlamanın havadan yapılmasının uygun olup
olmadığını çok iyi düşünülmelidir. Sürüklenmenin
neticesinde komşu ürünler zarar görebilir, çevre kirlenir, doğal
yaşam zarar görür. Bu yüzden sürüklenme koşullarına her zaman
azami dikkat gösterilmelidir.
Çevre
Kirlenmesi
Çevre
kirlenmesinin başlıca nedenleri olarak;
a-
Uçak püskürtme sistemi ve çalıştırma koşullarının
uygun olmayışı,
b-
Meteorolojik koşulların iyi izlenmemesi,
c-
Uçuş yöntemleri ve uçuş planının iyi düzenlenmemesi ve
d-
Uçak tiplerinin uygun seçilmeyişi gibi teknik hususlar sayılabilir.
Meteorolojik
Koşullar
İlaçlama uçuşunda pilotların dikkat etmesi
gereken, Dünya Meteoroloji Organizasyonu’nun düzenlediği, Teknik
Not No:32 “İlaçlama ve Orman Uçuşları İçin Meteoroloji” başlıklı
listedeki 11 madde aşağıdaki gibidir:
a-
Genel hava durumu;
b-
Cephesel hareketlilik, cephenin bölgeye ne zaman gireceği;
c-
Yer rüzgarının hız ve istikameti, yer rüzgarında beklenen
değişimler;
d-
Alçak seviye türbülansı;
e-
Görüşü kısıtlayan faktörler: pus, sis, duman..vb gibi;
f-
Gündoğumu ve günbatımı saatleri ve alacakaranlık;
g-
Sühunet ve alçak seviye inversiyon durumu;
h-
Yaprak nemliliği, işba numarası;
i-
Yağış durumu, şiddetli ya da hafif, mevzi ya da sağanak;
j-
Şimşek ve fırtına uyarıları;
k-
Bulutluluk, bulut tabanı ve bulutun cinsi.
Her gün uçuş öncesi pilotun ilgili meteoroloji
yetkilisinden yukarıdaki meteorolojik koşulları alması ve
yorumlaması gerekir. Meteorolojik koşulların incelenmesi ve
yorumlanması tamamen pilota aittir. Meteorolojik koşullar gerek uçuş
güvenliği gerek de ilaçlamanın başarısı açısından büyük
önem arz eder. Ayrıca havanın yoğunluğu; motor, pervane ve uçak
performansını etkilediğinden, dikkate alınmalı, ilgili performans
hesapları ona göre kalibre edilmelidir. Genel bir kural olarak havanın
yoğunluğu, sühunet artınca azalır ve bu da uçak, motor ve
pervane etkinliğini düşürür.
Meteorolojik koşullar genel olarak uygulamanın
verimliliğine etki eder. Bu koşullar; rüzgar, sühunet, işba
noktası, türbülans, inversiyon, nemlilik, yağmur ... vb gibidir.
İdeal olarak ilaçlamanın sıfır rüzgar koşulunda yapılması
gerekir; ama bu durum uygulamada her zaman mümkün değildir. Rüzgarın
limitler dahilinde olması koşulu ile aşağıdakiler dikkate alınmalıdır:
a-
Uçuş doğrultusuna göre arka veya ön rüzgar koşulu
homojenliği olumsuz yönde etkiler. Bu yüzden yan rüzgarla
ilaçlama yapılmalıdır. Ayrıca rüzgar limitleri uçuş yüksekliğine,
damlacık boyutuna göre değişiklik gösterir. ULV uygulamasında
rüzgar hızı azami 10 km/h ve rüzgar salınımı rüzgar hızı ne
olursa olsun azami 90 derece olmalıdır. ULV için tavsiye edilen
hava koşulu yağışsız stratus tipi bulutlar ve hafif rüzgardır.
b-
300 mikron ya da daha büyük damlalar için rüzgar azami 30
km/h olmalıdır. Rüzgar fazla ise mümkün olduğunca alçak
irtifadan örneğin 1 metreden uçulmalı, damla boyutu nominal
boyuttan daha küçük olmamalıdır, Bilindiği gibi damla çapı
küçüldükçe sürüklenme artar.
c-
Yapılan bir araştırmada; 12 km/h rüzgar hızında, 1
metrelik uçuş yüksekliğinde, damlaların sürüklenmeleri aşağıdaki
tabloda görülmektedir:
|
Rüzgar
Hızı : 12 km/h; Uçuş Yüksekliği: 1 m
|
|
Damla
Çapı
|
Sürüklenme
|
|
200
mikron
|
1,6 m
|
|
100
mikron
|
5,0 m
|
|
30
mikron
|
50,0m
|
|
15
mikron
|
>200,0m
|
d-
Fazla yan rüzgar ve uygulamanın yüksek irtifada yapılması
şerit dağılım düzgünlüğünü olumsuz etkiler.
e-
Coğrafi koşullar ya da mania koşulları ilaçlamanın yan
rüzgar yerine ön/arka rüzgar koşulunda yapılmasını
gerektirebilir. Böyle durumlarda uçağın yer hızı rüzgardan
etkileneceğinden bu; ilaçlama homojenliğini olumsuz etkiler ve o
zaman gidiş-gelişli iki yönlü pasaj uygulaması yerine tek yönlü
pasaj uygulaması yapılmalıdır.
f-
Yağmur ihtimali her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.
Bazı kimyasallar kurumadan yağmur yağarsa, yıkanabilirler. Bu da
çevre kirlenmesini ve gereksiz ilaç kullanımını doğurur. Genel
bir kural olarak yağmur ihtimali varsa ilaçlama yapılmamalıdır.
g-
Bazı kimyasallar bazı meteorolojik koşullarda uygulanırlarsa
verimli olmazlar. Bundan kaçınmak için üretici talimatlarına
uymak gerekir. Genel bir kural olarak; sühunet yüksek, nemliliğin
düşük olduğu koşullarda buharlaşma olur ve bu da damla çapının
küçülmesine neden olur ve dolayısıyla sürüklenme artar.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Eğitim
Tarımsal havacılıkta çalışacak pilotların ayrı
bir eğitimden geçirilmeleri gerekmektedir. ICAO’ya göre hemen
hemen her ülkede temelde aynı olmak üzere, ilaçlama pilotu eğitiminin
amacı asgari olarak aşağıdakileri kapsamalıdır:
a-
-İlaçlama pilotu; ağır, tam yüklü bir uçakla manevra
yapabilme ve düzensiz, kısa toprak pistlerden iniş kalkış
yapabilme becerisine sahip olmalıdır.
b-
-İlaçlama pilotu; kullanılacak kimyasallar hakkında bilgi
sahibi olmalı; kimyasalın etiketi üzerindeki talimatları
anlayabilmeli ve uygulayabilmelidir.
c-
-İlaçlama pilotu; kimyasal sürüklenme koşullarını ve
nedenlerini bilmeli, mümkün olduğunca sürüklenmeyi en aza
indirmeyi başarabilmelidir. Aynı zamanda kullanılan kimyasalın
sürüklenmesi neticesinde uygulama yapılan tarlanın yanındaki
ürünlere etkisini bilmelidir.
d-
-İlaçlama pilotu; meteorolojik koşulların ilaçlama uçuşuna
ve kullanılan kimyasala etkilerini bilmelidir.
e-
-İlaçlama pilotu; kullanılan tarım uçağını ve uçağın
limitlerini çok iyi bilmelidir.
ICAO’ya
Göre İlaçlama Pilot Eğitimi
ICAO’ya göre ilaçlama pilotunun içeriği genel
olarak aşağıdakileri kapsamalıdır:
a-
Teorik Kısım
ü
Giriş
Ø
İlaçlama uçuşu
terminolojisi;
Ø
Havacılık ve topoğrafik haritaların kullanımı;
Ø
İniş yeri gereklilikleri;
Ø
Hava ve yer emniyet usulleri;
Ø
Muhabere;
Ø
Meteoroloji ve uçuş;
Ø
Uçuş el kitaplarının kullanımı.
ü
Püskürtme elemanları
Ø
Karıştırıcı ve
yediriciler;
Ø
Püskürtme düzeninin aerodinamik yapıya etkileri;
Ø
Gübreleme ve tohum serpme uygulama oranları;
Ø
Havadan uygulamada püskürtme tipleri ve kalibrasyon;
Ø
Sistemler ve bileşenleri;
Ø
Malzeme bakımı;
ü
Tarımsal havacılıkta kullanılan kimyasallar
Ø
Tipleri ve amaçları;
Ø
Formülasyonları;
Ø
Uygulama normları;
ü
Pestisitler
Ø
Herbisitler;
Ø
İnsektisitler;
Ø
Fungusitler;
Ø
Uygulama zamanlaması;
Ø
Kimyasal limitler;
ü
Kimyasal güvenlik ve zehirlenme
Ø
Kimyasalların pilota zararları;
Ø
Kimyasalların flamacıya zararları;
Ø
Kimyasalların çevreye, hayvanlara zararları;
Ø
Zehirlenme belirtileri;
Ø
Emniyet ekipmanları: giysi, kask, maske, eldiven,
havalandırma…vb gibi;
Ø
Kimyasalların saklanması;
Ø
İlk yardım;
ü
İlaçlama uçuş paternleri
Ø
Şerit karakteristikleri;
Ø
Uygulama düzgünlüğü;
Ø
Önceki ve sonraki paternler;
Ø
Uygulama yoğunluğu, enine ve boylamasına dağılım;
Ø
Paternlerin ölçümü;
ü
Kimyasal sürüklenme problemleri
Ø
Pilotun sürüklenmedeki sorumluluğu;
Ø
Sürüklenmenin ne zaman ve nasıl olabileceği;
Ø
Sürüklenme kontrolü;
ü
Uçak ve yer ekipmanının kullanımı ve bakımı;
Ø
Yükleme sistemleri ve prosedürleri;
Ø
Karıştırma sistemleri ve prosedürleri;
Ø
Filtre ve pompa sistemleri;
Ø
Yakıt hesaplamaları;
Ø
Uçağın temizlenmesi;
Ø
Uçağın bakımı ve uçuşa elverişliliği;
ü
Görevler
Ø
Tarımsal havacılık kontratları ve kayıtları;
Ø
Maliyetler;
Ø
Organizasyon;
Ø
Yasal durumlar;
Ø
Ülke çevre koruma düzenlemeleri ve uygulamaları.
b-
Pratik Kısım
ü
Temel Eğitim (Tarımsal havacılık eğitim uçağı
ile, yüksüz, 10 saat)
Ø
Uçağın tanıtımı;
Ø
Uçuş oryantasyonu;
Ø
Yavaş uçuş, asgari kontrol edilebilir sürat;
Ø
Pert dö vites giriş ve çıkışları;
Ø
Virile giriş ve virilden kaçınma;
Ø
Keskin ve normal dönüşler;
Ø
Normal kalkış;
Ø
Tam pert dö vites inişi;
Ø
Teker inişi;
Ø
Kısa meydan iniş-kalkış usulleri;
Ø
Flap kullanımı;
Ø
Toprak pistlerden iniş-kalkış usulleri;
Ø
Yan rüzgar iniş-kalkış teknikleri;
Ø
Arka rüzgarı ile iniş-kalkış;
Ø
Yaklaşmada kayış manevrası;
ü
Tekamül ( Tarımsal havacılık uçağı ile, yavaş
yavaş artacak şekilde deponun suyla doldurulması, 13 saat)
Ø
Uçağın tanıtımı, keskin dönüş, pert dö vites
giriş ve çıkışları, şerit sonu kaide dönüşleri, yavaş uçuş;
Ø
Kısa kalkış, çeşitli flap kullanımları ve
etkileri;
Ø
Alçak uçuşta paternler (tarla ve pist paternleri);
Ø
Kayış teknikleri;
Ø
Kalkıştan vazgeçme, karar zamanı, dump’ın kullanımı;
Ø
Emercensi inişler;
Ø
Çeşitli yükler için kalkış koşusu;
Ø
Tam yükle kısa meydan kalkışları;
Ø
Yaklaşmada pert dö vitesten kaçınma teknikleri;
Ø
Çeşitli flap ve güç kullanımlarında tam yüklü
uçakta pert dö vitese giriş ve çıkışlar;
Ø
Maniadan kaçınma teknikleri;
Ø
Kaide dönüşleri ve Emercensi dump sisteminin kullanımı;
Ø
Temizleme dönüşleri;
Ø
Yoldan, toprak pistlerden ve manialı pistlerden iniş-kalkış
teknikleri;
ü
İlaçlama Uçuşu Teknikleri (Tam yüklü ilaçlama
uçağında, 17 saat)
Ø
Muhabere;
Ø
Alçak irtifa uçuşu;
Ø
Emercensi inişler;
Ø
Emercensi dump usulleri;
Ø
Bölge ve tarlada mania keşfi ve rüzgar faktörleri;
Ø
Yoldan ve kısa pistten iniş-kalkış;
Ø
Çekişler ve kaide dönüşleri;
Ø
Sabit irtifada alçak uçuş. Örneğin 3m, 2m, 1m;
Ø
Engebeli arazide kaide dönüşleri;
Ø
Uçuş esnasında uygun yer izdüşümünü muhafaza
etmek;
Ø
İlaçlama ekipmanının kullanımı;
Ø
İlaçlama ekipmanının kalibre edilmesi;
Ø
Flamacılarla iletişim;
Ø
Pasajlarda sürüklenme kontrolü;
Ø
Birden fazla uçaklarla yapılan operasyonlar;
Ø
Temizleme dönüşleri;
Ø
Uçuş sonrası emniyet usulleri ve uçağın
temizlenmesi;
Ø
Müşterilerle ilişkiler.
ü
Özel Uygulamalar (15saat)
Ø
Ormanda defolyant, gübre ve tohumlama;
Ø
Toz ilaç;
Ø
Gece operasyonları;
Ø
Sivrisinek-çekirge mücadelesi;
Ø
Düşük hacim-yüksek basınç ve yüksek hacim-düşük
basınç uygulamaları.
Genel
Sorunların Saptanması ve Çözüm Önerileri
Tarımsal havacılığın gelişimiyle beraber artan
kaza oranları; kazalar üzerinde ciddi istatistiki çalışmaların
yapılarak, düşürülmeye çalışılmıştır. Pilotların ve yer
personelinin eğitilmesi, kaza nedenlerinin ortaya konması,
kazalardan kaçınma usullerinin saptanması, uçakların daha
güçlü, ilaçlama işine uygun ve dayanıklı imal edilmesi,
belirgin standartların ve uçuş emniyet usullerinin belirlenmesi,
akademik kuruluşların işletmecilerle, pilotlarla ve teknisyenlerle
girdiği işbirliği ile kaza oranlarını tüm dünyada belirgin bir
şekilde azaltmıştır.
Ancak
ne yazık belirtmek gerekir ki; “yeterli önlemlerin alınamaması,
ülkenin içinde bulunduğu genel ekonomik buhranın sektörün gelişmesini
engellemesi, eğitimde gerekli özenin gösterilememesi, ilgili
uygulama standartlarının oluşturulamaması, uçuş emniyetine
uyulmaması, enerji nakil hatlarının gelişigüzel ve sıklıkla
yerleştirilmesi, kaza istatistiklerinin gerçekçi yapılamaması,
hala 1970’lerin uçak ve ilaçlama sistemlerinin kullanılması
zorunluluğu, akademik kuruluşlar ve pilot-işletmeci-yer ekibi bağının
kurulamaması, konu ile ilgili mevcut kurum, kuruluş ve derneklerin
atıl kalması nedeniyle Türkiye’deki tarımsal havacılık kazaları
oranlarını istikrarlı bir şekilde korumaktadır” savını ortaya
atmak herhalde pek gerçeklerden uzak sayılmayacaktır.
Başta
ABD olmak üzere pek çok ülkede bugün konu ile ilgili araştırma
ve çalışma yapan kurum, kuruluş ve dernekler mevcuttur. Örneğin;
ABD’de 1996’da Federal Havacılık İdaresi(FAA)’nin desteği
ile; kaza nedenlerini ve oranlarını
araştırmak, ilaçlama pilotu eğitimlerini geliştirmek, uçuş
emniyeti ve kimyasalların uygulanması ile doğruları saptamak,
sürüklenmeyi ve çevre kirlenmesini azaltmak…vb gibi amaçlarla;
akademik kurumların, pilotların, işletmecilerin, çiftçilerin,
ilaç üreticilerinin hep beraber bir sivil toplum örgütü olarak
kurdukları (The Professional Aerial Applicators Support System PAASS)
“Profesyonel Havadan Uygulamacıları Destekleme Sistemi” ile
bugün ABD’de son yıllarda kazaların oranı azaltılmış, eğitim
geliştirilmiş, iş verimi arttırılmış, çevre kirlenmesi ve
sürüklenmenin bir bakıma önüne geçilmiştir.
En azından ICAO’nun çok önceleri ortaya koyduğu
“Havadan Uygulamalar İçin El Kitabı” adlı yönetmeliğe uyulsa
idi bugün Türkiye’de tarımsal havacılık konusunda çok daha
farklı konular konuşuyor olurduk. Halen yürürlükte olan “SHGM
T-47 Uçakla Zirai Mücadele İşletme Yönetmeliği” günümüz tarımsal
havacılık uygulamalarını maalesef kapsayamamakta, günün
gerektirdiklerinin çok gerisinde kalmaktadır. 2002 yılında ortaya
atılan yeni yönetmelik girişimi ise halen Türkiye gerçekliğinden
uzak bir girişim olarak kalıyor. Zaten birçok konuda olduğu gibi
Türkiye’de dışarıdan geleni olduğu gibi kabul etme hastalığı
mevcut havacılık uygulamalarını gereksiz bürokrasi boğuşmaları
ile yavaşlatmaktadır ve tarımdaki olumsuz gelişmeler ülkede tarımsal
havacılığı yok olma noktasına getirmiştir.
Ülkemizin koşullarına uygun bir tarımsal havacılık
yönetmeliğine olan ihtiyaç elzemdir.
Örneğin ekonomik geliri yüksek, yakıt ve bakım onarım
masrafları düşük olan ülkelerde tarımsal havacılık fiyatları
saat başına olarak belirlenir ve iş verimi, uçuş güvenliği..vb
gibi hususlar çok farklı açılardan ele alınabilir. Uçak yakıt
fiyatlarının litre başına 1,7 dolar civarında olduğu, uçakların
eski, bakım ve onarım masraflarının gümrük ve benzeri nedenlerle
çok fazla olduğu ve fiyatların dekar üzerinden belirlendiği
ülkemizdeki koşullar takdir edilmelidir ki çok daha zor ve farklı
olacaktır. Ülke tarımının ve çiftçisinin içinde bulunduğu
kriz ortamı nedeniyle, birincil muhatabı çiftçi olan sektör
olumsuz etkilenmektedir.
Bugün işletmecilerle yapılan çeşitli görüşmelerde
iş potansiyelinin, 1980-90 arasına bakıldığında, %15’lere
kadar gerilediği görülmektedir. Kullanılan uçakların ve
püskürtme sistemlerinin 1970’lerin teknolojisinde olmaları, bazı
bakımların böyle giderse beş yıl içinde yapılamaz hale gelme
riski Türkiye’deki tarımsal havacılığın geleceği açısından
düşündürücüdür.
Pilotların ve şirketlerin; azalan iş potansiyeli
neticesinde artan rekabet ortamında uçuş emniyetinden ve güvenliğinden
dahi ödün vermek durumunda kaldıkları sektörün acilen masaya yatırılması
ve işletmecisiyle, pilotuyla, teknisyeniyle, yer ekibiyle,
üreticisiyle ve en önemlisi akademik kurumlarla bir araya gelerek
gerekli görüşmeleri yapması gerekmektedir.
Kısa bir dönem için yapılan ve döneminde
oldukça faydalı olduğu bilinen “Tarımsal Havacılık
Sempozyumları’na” bugün tekrar ve hiç olmadığı kadar
ihtiyaç vardır.
***********************************************************************************************************************************************
|