ANASAYFA
Anasayfa | Forum Anasayfa | Profil | Kayıt | Aktif Konular | Arama
Kullanıcı İsmi
Şifre:
Şifremi bu bilgisayarda hatırla! 


Şifrenizi Unuttunuz mu?

 
 Bütün Forumlar
 GENEL KONULAR
 2.Dünya savaşı öncesi Avrupa uçak sanayinin durumu
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Printer Çıkışı Al
 
Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
flyingfortress
üye


Turkey
81
Cevap
Gönderilme Tarihi - 24/03/2002 :  20:12:59  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler,
Acaba eskiden tayyrecilik bahisleri nasıldı, yazılı basında tayyarecilik olayları nasıl verilirdi, hiç merak ettiniz mi?
Tesadüfen bulduğum bir makaleyi sizinle paylaşmak istedim.
Yazıdaki düzeye,okuyucuya verilen değere hayran kalmamak mümkün değil, o zamanın şartlarını, haber alma zorlukalarını da düşünürseniz gerçekten takdire şayan bir yazı. Bir de elindeki imkanlara rağmen günümüz basının yaptığı dezenformasyonu düşünüyorumda acı bir tebessüm ediyorum sadece. (Bilmeyenler için bir kez daha hatırlatalım: Sn Haluk Sevel yakalamıştı, Sabah gazetesi F-15 ve F-16'ları ABD ucak gemilerinde konuşlandırmıştı, Bitmedi bir tane daha: Avusturya jetleri Türk Yolcu uçağını kovaladı diye başlık atıp altına da o ülkenin envanterinde hiç olmayan F-16 ucaklarının resmini koymuştu.)Hasılı kelam günümüz basını havacılılka sadece kaza ve koku yönüyle ilgilendi: "10 bin metrede panik" "az kalsın düşüyordu" türünden haberler, fazla uzatmadan yazı ile başbaşa bırakıyorum sizleri
selamlar.
Daha ikinci dünya savaşının kopmadığı, bombardıman tayyarelerinin savaş sahnesindeki rolüne henüz çıkmadığı bir zamandan, 1938 yılı başından Modern Türkiye Mecmuasında Selim Sabit'in kaleminden bir yazı. O zamanın insanlarının tayyareciliğe bakışını günümüze taşıması açısından güzel bir örnek. Tarihi niteliği açısından yazının içeriğine dokunulmamış, bilinmemesi muhtemel bazı kelimeler için de sayfanın alt kısmına lügatçe eklenmiştir.
-
TAYARECİLİK BAHİSLERİ
Saatta 645 Kilometre Sürat
Alman ve İtalyan Bombardıman Tayyarelerinin 1000 Kilometre Mesafe ve 1000 Kilo sıklet Yarışları
İtalyanların üç tayyaresi iki hamlede Roma’dan Cenubî Amerika’ya uçarak büyük bir muvaffakiyet gösterdiler.
Selim Sabit (Modern Türkiye Mecmuası Mart 1938 sayı 2)

Tayyareler arasında sürat yarışı baş döndürücü bir hızla devam ediyor. Hafta geçmiyor, hatta gün geçmiyor, ki Alman, İtalyan veya İngiliz ve Fransız tayyareciliğinin yeni bir muvaffakıyetine şahit olmayalım. Terakki ve tekâmül öyle bir seyri seri aldı, ki bu gidişle bir iki sene sonra istihsal edilecek neticeleri veyahut uğranılacak âkibetleri, hatta tasavvur ve tehayyüle bile imkân bulamıyoruz.

Biraz yukarıda uğranılacak akibetler dedik. Filhakika askerî tayyareciliğin böyle hergün yeni bir adım atarak ilerlemesi, cihan sulhu için herhalde hayırlı neticeler verecek işlerden değildir. Herhangi bir devlet ve bilhassa Avrupa’nın, tayyareciliğe çok ehemmiyet veren malûm iki devletinden biri, geceli gündüzlü çalışma sayesinde, yarın yeni bir terakki hamlesi ile komşu ve rakip devletlerin tayyarelerine çok faik yeni bir tayyare yapmağa muvaffak olursa, bu tefevvukundan derhal istifade etmek hevesi veya hırsına kapılabilir. Bu ihtimal daima variddir ve bundan dolayıdır ki Avrupa’da tayyarecilik terakkiyatının günü gününe olan safhalarını, yalnız fennî bir harikanın şayanı hayret tekâmülâtı gibi telâkki etmek değil, her an beşeriyetin başına semadan inecek müthiş bir afet gibi korku ile takip ve tetkik etmek mecburiyetindeyiz. Hiç de mübalâğa olmayan bu mülâhazata binaendir ki, mecmuamız, garp âleminin tayyarecilik terakkiyatı hakkında muntazam ve devamlı malûmat verecek, Türk okuyucuların bu korkunç belâ üzerinde tenvir ve irşada çalışacaktır. Maksadımız, ekseri yevmî gazetelerin yaptıkları gibi, ara sıra Avrupa mecmualarında görülen bir makaleyi doğru veya yanlış tercüme etmekle iktifa değil, tayyarecilik terakkiyatının her yeni safhasını ve adımını kaydettikten sonra, bundan hasıl olabilecek neticeler hakkında, aklımızın erdiği kadar mütaleat da yürüterek, en son vaziyet hakkında hem halkın, hem de devletin dikkat nazarı celbedilecektir.

Geçen haftanın tayyarecilik şuunu arasında en göze çarpan hâdise, bir İngiliz harp avcı tayyaresinin kazandığı sürat muvaffakıyetidir. Bu tayyare İngiliz ordusunun (seri) halinde imal ettirmekte olduğu Haw Ker sisteminde yeni Hurricane tayyaresi olup geçen hafta Londra ile Edinburg arasındaki mesafeyi 48 dakikada kateylemiştir. Bu iki şehir arasındaki mesafe takriben 560 kilometre olduğuna göre tayyarenin bir saatte 645 kilometre süratle seyrettiği tesbit olunmuştur.
Bu, İngilizler için bugünlük büyük bir tefevvuk temin eden bir muvaffakıyettir. Çünkü şimdiye kadar tayyarecilikte en ziyade ileri gitmiş olan İtalyanlar ve Alman ordularının avcı tayyareleri saatte vasatî olarak 550 kilometreden fazla sürat göstermemekte idiler.Vakıa, İngiliz tayyaresinin böyle 645 kilometre gibi baş döndürücü bir süratle seyretmiş olmasında rüzgâr da âmil olmuştur. Çünkü, tayyare bütün güzergâhında rüzgârı arkasına almıştır.Fakat, ayni mesafeyi, aynı sistemde ve ayni seriden başka tayyareler de daha evvel 600 kilometre kadar süratle katettiklerine göre, yeni İngiliz avcı tayyarelerinin vasatî süratlerini saatte altı yüz kilometre olarak kabul etmek lâzım geliyor. Bu da İtalyan ve Almanların 550 kilometreyi geçmeyen avcı tayyarelerine nisbetle büyük faikiyet demektir. Böyle vasatî elli kilometre fazlalık ise harp zamanında düşmana karşı kahir bir tefevvuk temin edeceğini izaha hacet yoktur.
Bu İngiliz tayyaresi bir tek motörle mücehhez olup meşhur (Rolls Royce) fabrikasının 1,050 beygir kuvvetinde bir motörüdür.

İngiltere ve Fransa’nın askeri tayyarecilikte bilhassa avcı tayyarelerine ehemmiyet vermelerine mukabil İtalyan ve Almanlar da bombardıman tayyarelerini tekâmül ettirmeğe çalışmaktadır. Bu tekâmül için şimdilik kabul edilmiş olan başlıca vahidi kıyası yani ölçü ise 1000 kilometre mesafede bin kilo sikletinde azamî süratle malik olmaktır.
Bu ölçünün ehemmiyeti edna mülâhaza ile anlaşılabilir. Bir kere bu 1000 kilo siklet, Fransızların (Charge utile) yani (faydalı hamule) dedikleri siklettir. Faydalı haule ise, bir tayyarenin kendi seyrü seferi ile ayrıca aldığı benzin haricinde taşıyabileceği hamuledir. Şu halde 1000 kilo siklet ve 1000 kilometre mesafe tayyareleri, bu kadar mesafe üzerinde meselâ bin kiloluk bomba götürebilecekler demektir.
Bunun ise harp halinde düşmana karşı ne müthiş bir tahrip silâhı teşkil edeceği aşikârdır. Meselâ Alman veya İtalyan hududundan bir gece ansızın hareket eden bu bombardıman tayyareleri, Fransa hududu içinde 500 kilometrelik bir nısıf kutur dairesinde tesadüf edecekleri bütün şehirleri, tayyare karargâhlarını, askerî üss leri yakıp yıkıp yine noktai hareketlerine avdet edebileceklerdir.
İşte İtalyan ve Alman erkân-ı harbiyeleri bilhassa tayyare harbini, tedafüî den ziyade tecavüzî nokta-i nazardan derpiş ettikleri içindir ki bombardıman tayyarelerinin hem faydalı sıklete hem de tahrip sahasının vüsatine ehemmiyet veriyorlar ve tayyareciliklerinin o cihette terakki ve iştirak ettirmesine çalışıyorlar. Bu hususta italyanlar iki ay evveline kadar Avrupada birinciliğe haizdiler. Filhakika iki ay kadar evvel üç seri İtalyan bombardıman tayyaresi bir arada yaptıkları bir tecrübede bin kilo siklet ile bir satte 430 km süratle gidebilmişlerdi. Aradan bir hafta geçer geçmez Alman bombardıman tayyarelerinin aynı sikleti hamil oldukları halde saatte 507 kilometre kat ettikleri öğrenildi.
Bu sürat İngiliz ve Fransızların çok nazar-ı dikkatini celbettiği gibi, bilhassa Fransızları çok korkutmuştur.
Çünkü Fransızların bugünkü bombardıman tayyareleri, bin kilo faydalı hamule ile saate 350 kilometre gidebilmektirler. Aradaki sürat farkına dikkat ediliyormu? 350 kilomtre nerede 500 kilometre nerede! İşte Hitlerin son haftalarda ihraz ettiği yeni siyasi muvaffakiyetlerin sırrını bu tayyarecilik tefevvukunda aramalıdır.
Hatta İngilizlerin herçibâdâbad İtalya ile uyuşmak istemesinin ve hatta bu yolda hariciye nazırını feda etmek gibi siaysi darbeye katlanmasının sebeplerinden biri de yine bu bombardıman tayyarelerinin kuvvet ve süratidir.
Mamafih İtalyanların 430 ve Almanların da 507 kilometre sürartlerine çokluk bel bağlamaya gelmez. Nerde ise okuyucularımıza yine bu sütünlarda bu süratlerin de yine aynı milleteler veyahut diğer rakip milleteler tarafından geçildiğini haber vereceğimiz muhakkak gibidir... Nitekim şimdiden İngiliz avcı tayyareleri, yukarıda gördüğümüz vechile 600 kilometre süratle uçabiliyorlar. Vakıa avcı tayyareleri hafiftir, mümkün olduğu kadar az havale ve teferruatlıdır. Fakat bugün hafif tayarelerine saate 600 kilometre sürat verebilen bir milletin sanayii, yarın bombardıman tayyarelerinin faydalı yükünde ve süratinde de yeni bir hamle gösterebilir. Meğerki aynı hamleyi yine bizzat Almanlar göstermiş olmasınlar...
İtalayan tayyareciliğinin en çok ehemmiyet verdiği şeylerden biri de, toplu olarak havalanan bir tayyare müfrezesinin mümkün mertebe uzun mesafeyi katetmesidir. Bizzat kendisi de mahir ve cesur bir tayyareci olan Musolini, bu hususta İtalyan tayyareciliğini teşvik için her fedakarlığı yapıyor ve meselâ İtalyan milletine fedakârlık misali göstermiş olmak için evvelâ oğlunun böyle zahmetli ve biraz da tehlikeli tecrübelere sevk ediyor.

(Bundan sonrasını bir resimle devam ettirelim)

ultimate simulator
projects designer

Edited by - flyingfortress on 27/03/2002 11:30:36

snipercan
üye


Turkey
119 Cevap
Gönderilme Tarihi - 10/04/2002 :  09:11:19  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
merhabalar,
2.nci dunya savasinda Almanya nin tek basina bir ayda urettigi ucak sayisi yaklasik 800 adet ve isgal ettigi Polonya nin toplam ucagi okadardir.Bu arada Tuırkiye nin ise yaklasik 400 civarinda ucagi var ancak yeterli degildir.

Ucmak yasamaktır.Sayfa Başına Git

snipercan
üye


Turkey
119 Cevap
Gönderilme Tarihi - 13/04/2002 :  22:57:07  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
merhabalar,
II.Dunya Savasında Almanya Fransa ya saldırmadan önce
<b>ALMANYA</b>
1500:Av
3000:bombardıman
500:gözetleme uçagına sahipken

<b>FRANSA</B>
492:Av
332:Bombardıman uçağına sahipmiş
Ancak Fransızlar az uçaga ragmen iyi yetiştirilmiş pilotları sayesinde Almanlara çok fazla kayıp verdirmişler.Bu her nekadar yenilgiyi engellememişsede önemli görevleri başarmışlardır ve ülkelerini savunmuşlardır.Ancak İngiltere ye kaçan De Gaulle hükümetine destek vermişler ve Almanlarla barış anlaşması imzalayan Gn.Petain ile ters düşmüşlerdir.

Ucmak yasamaktır.Sayfa Başına Git

   
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Printer Çıkışı Al
Sıçra:

Tayyareci Forum : İKOVAN BİLİŞİM

Go To Top Of Page
Snitz Forums 2000