ANASAYFA
Anasayfa | Forum Anasayfa | Profil | Kayıt | Aktif Konular | Arama
Kullanıcı İsmi
Şifre:
Şifremi bu bilgisayarda hatırla! 


Şifrenizi Unuttunuz mu?

 Bütün Forumlar
 GENEL KONULAR
 bu tarihçilerin hapsi böylemi ?
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Printer Çıkışı Al
Sayfa: 
of 3
Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
fuatulas
üye


Turkey
223
Cevap
Gönderilme Tarihi - 02/09/2003 :  12:09:45  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla

murat bardakçının vukaatından sonra şimdide
tarihçi prof.Dr İlber ORTAYLI ismini taşıyan bir zatı muhterem ile yapılan röportajı okudum milliyet gazetesinde

arkadaşın savunduğu konu şu
Hezarfen ahmet çelebi yalnızca evliya çelebinin bir uydurması imiş bu uydurmada zamanla T.H.K tarafından şişirilmiş ve bu güne gelmiş
tarihsel dökümanlarda hezerfenle ilgili hiç bir şey yokmuş
koskoca prof böyle bir şeyi nasıl söyler
Hezarfenle ilgili osmanlı zamanından bu güne gelen bir sürü tarihi resim var
bu konunun filmi yapıldı nasıl yapıldı tabiki osmanlı arşivlerinden elde edilen bilgiyle bir ara celal abi matematiksel olarak bir hesaplama yapmış ve hezarfenin gerçekten uçmuş olduğunu ilimlede kanıtlamıştı
ayrıca pek çok tarihi olayda referans aldıkları evliya çelebinin seyehatnamesi neden bu alanda referans olarak alınmıyo
bu arkadaşın iddaları hezarfenlede sınırlı kalmıyor ulubatlı hasan ın gerçekten surlara türk sancağı dikmediğini Fatih Sultan Mehmet hanla ilgili çeşitli iddalar
ya bu tarihçilerin hepsi belli bir zamandan sonra
kayış mı sıyırıyor yoksa gündeme gelmek içinmi böyle saçmalamak istiyorlar
bu konuyada el atsak iyi olur diye düşünüyorum

fulas

mehmetcemilkale
üye


USA
166 Cevap
Gönderilme Tarihi - 02/09/2003 :  14:54:14  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Haberturk' un web sitesinde bunun 100 Turk yalanindan birisi oldugu yaziyordu. Matematiksel olarak ispatlandigi da yaziyordu fakat ben olaya daha degisik bir acidan bakmak istiyorum. Olayi fizikciler ve Matematikciler incelesin konu da kapansin. Bence bu ucus pek de imkansiz degil. Daha da ilginc olan , o tarihlerde bu olay bugun Mars' a insan gondermekten bile ote. Dusunsenize buharli makine bile icat edilmemis. Bizim Evliya Celebi Jules Verne ' mi de boyle birseyi dusunsun ve kitabinda belirtsin. Kisacasi ben Hazerfen' in ucmus olma olasilgini fazla goruyorum.

Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))Sayfa Başına Git

remziozturk
üye


Turkey
29 Cevap
Gönderilme Tarihi - 03/09/2003 :  21:29:19  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Hepsi öyle değil elbet Fuat,

Ama hezarfenin uçup uçmadığını kanıtlamak kolay.
Alırsın bir kanat geçersin boğazı, iddia ispatlanmış olur.
Geçilemiyorsa şayet, demekki Sevgili Evliya çelebimizn fantezilerinden birisidir.
İlber ortaylı'nın da iyi bir tarihçi olduğuna inanıyorum ayrıca. Söylediklerinde doğruluk payı olması yüksek.

Üstelik Hezarfen ahmet çelebinin galata kulesinden eminönü meydanına indiğine inanmak; üsküdara indiğine inanmaktan akla daha az zararlı.

Sayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 04/09/2003 :  09:53:17  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
yapma abi sendemi

tamamiyle yalan uyduruk bir olay bu güne kadar gelirmi
hadi geldi diyelim hafta sonu seninle birlikte müzeyi gezdik hava kuvvetleri böylesine şaibeli bir temanın üzerine gidip minyatürlerini hazırlayıp müzeye koyarmı bir tayyareci olarak böyle düşünmen beni çok şaşırttı prof un birinin ortaya çıkıp belge yok kardeşim böyle bir olay yoktur dedi diye bizim hemen vaybe bu zamana kadar olmayan bi şeye inanmışız dememiz dogrusu ayıp kacar
1071 türklerin anadoluya girişinin belgesimi vardı yada mağara adamlarının varlıgının belgeleri varmı ?
bizim bildiğimiz hikaye hezarfen uçtu 4.muratın vezirleri dalkavukları ve beyni örümcek bağlamış yalakaları sultanın kafasına girip adama sürdürdüler
adam yalnız ve parasız mısırın bilmem neresinde vefat etti
peki hezarfenı göndermelerının sebebi ne idi
basıt bır mantık
bu adamın yaptıkları hayra alamet degıldır padısahım halkın buyuk ılgısını cektı halkın sevgılısı oldu mazallah halk onu sızden cok severse sızı tahtan ındırıp yerınıze onu oturturlar
ıste boyle

ha bıde belgeler oldugu halde cok sacma bır ıdda ıle karsımıza cıkan bardakcı kardeşimizi unutmayalım
prof olup bilgisinden ötürü birkaç canlı yayına davet edildi diye tarihi gerçekleri değiştirmeye çalışan dangalaklarada papuç bırakmamalıyız
Hezarfen var ve uçtu
bu böyle biline !

fulasSayfa Başına Git

remziozturk
üye


Turkey
29 Cevap
Gönderilme Tarihi - 04/09/2003 :  16:15:32  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Tamam Fuat öyle olsun niye kızıyorsun ki...

Bir de şu var tabi söz konusu uçma teşebbüsü gerçek olup olmamasını bir yana bırakırsak: içeriğindeki bir gariplik dikkatini çekmiyor mu?

Yani deniz aşırı uzun mesafe uçuş gerçekleştirecek kadar başırılı insanların olduğu bir ülkede, gelişmeden ve bilimden korkan padişahların bulunduğu gerçeği?

Biraz dikkat edince bunun aslında Osmanlıyı kötülemek için kurulmuş bir tuzak olduğunu görürüz, sadece osmanlının değil Hezarfen ahmet çelebinin şahsında Tüm Türkleri de yabancılara karşı yanlış tanıtan ve kötüleyen bir yönü olduğunu görürüz.

Bu hikayeyi dinleyen birisi türkler hakkında hiç te iyi düşüncelere sahip olmayacağına emin olabilirisn.

O yüzden; kızarak, küserek sinirlenerek değil, oturup dinlenerek sakin kafayla düşünnmek gerektiğine inanıyorum. Ayrıca tarihin de doğru öğrenilmesi gerektiğine inanıyorum.
Tatlı masallarla gerçekleri bir birinden ayırmak gerektiğini düşünüyorum.

Kemal Tahir bir kitabında, "Tarih bütün bilimlerin anasıdır ama kendi gerçeklerinden kaçan toplumlar için ise, bir safsatadan ibarettir" der.

Kendi tarihimizi hatalarıyla sevaplarıyla doğru olarak öğrenmeli yanlışlarımızdan utanmadan bunalrdan ders alarak gelecdeğe umutla bakmalyız.

Aldatılmışlık duygusu iyi bir şey değildir. O yüzden herşeyi etraflıca tam olarak öğrenmeden ona sıkıca sarılmamak gerekiyor.
Ola ki fos çıktığından acısı az olsun.

Sevgili Fuat, son olarak aşağıdaki linkteki yazıya bir göz atmanı hatırlatarak selamlarımı sunuyorum.

http://212.154.21.41/2002/388/kapak/1.htm

Sayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 05/09/2003 :  07:59:00  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
yok be abi ben sana kızman yanlıs anladın
verdıgın lınk e baktım benım gazetede okudugum yazıya cok benzıyor ama ben yınede olayı kabul etmıyorum
yazıda hezarfen ın lodos yardımıyla uctu rıvayet tır fakat boyle bır ucus ıcın lodos yardımcı degıl engelleyıcı bır kuvvettır dıyor tamam bılımsel olarak dogrudur ama ya evlıya celebı ruzgarı yanlıs tanımladıysa bılıyorum ıste tam bır oncekı cumleyı okudugunda pes be kardesım halamı dedın ama ben ınanıyorum ben gruba uye oldugum sıralarda hezarfenın varlıgını dunyaya daha dogrusu amerıkada yapılan bır air show da tanıtmak ıcın bır kac arkadas toplanmıslardı hatta ayfer bu arkadaslar ıcın grup ıcınde grup acmıstı benım onlardan rıca calısmaları sonucunda neler bulduklarını paylaşsınlar (tabii her hangi bir çalışma olduysa ) böylece herkez tam olarak neyın ne oldugunu anlar
soz bende anlarım :)

fulasSayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 05/09/2003 :  08:07:12  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla

arkadaslar simdi aldigim bir mail i size de yaziyorum lütfen dikkatle okuyun bakalim buna
ne diyeceksiniz !!!!

Merhaba Fuat,
Nasilsin? Acaba Dr. Ilber Ortayli'nin reportaj metni
tarayip bana yollarmisin? Ya, Cihangir'da bulunan bir
arkadasim hem Hezarfen'in hem de Lagari Hasan'in kendi
yazdiklari ciltler Süleymaniye Kütüphanesi'de
bulundugunu anlatti bana. Nitekim o ciltler kendisi
görmüs. Bakalim o arkadasla beraber kütüphaneye sefer
düzenleyecegim.
Tesekkürler.
Stuart

fulasSayfa Başına Git

maverickx
üye


Turkey
107 Cevap
Gönderilme Tarihi - 05/09/2003 :  17:39:02  Profili Göster  Ziyaret maverickx'ın Anasayfasını   maverickx a bir ICQ mesajı Gönder  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Merhaba;

Fuat arkadaşımız bencede tartışma konusunda haklı. Sebeplerine gelince;

Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen birçok tarihçimiz daha yeni mi akıllarına geldide bunun gerçek olmadığını savunuyorlar??

Yukarıda linki verilen adresteki yazıyı okuduğumda orada da birçok yazılanın aslı olmadığı sadece hatminden öteye gitmediği anlaşılıyor.

Zaten millet olarak ne zaman kendi öz değerlerimize sahip çıktık ki şimdi sahiplenelim. Adamlarda haklı nasıl olsa her söylenene inananlar var istediğini söyle mutlaka birileri o söylediklerini kabul edecekler ve kendilerini yere göğe sığdıramayacaklar.

Biz bu düşünce tarzında devam ettiğimiz sürece galiba boşuna çabalıyoruz.

www.agusta.com adresine tıkladığınızda karşınıza ilk önce Leonardo Da Vinci'nin çizdiği ilk helikopter tasarımı çıkıyor. Bürolarına yine bu tasarımın modellerini koymuşlar.

Bizler ise Hezarfen Çelebiyi, Lagari Çelebiyi yada Evliya Çelebiyi yalanlar olmadıklarını savunuruz.

Bayramlarda tatile kaçar ama Yılbaşlarında o adamların Noel babalarının kılığına girer sokaklarda dolaşırız sağda solda palyaçoluk yaparız.

Yazıda yazılan bir konu ise dikkatimi çekti aynen naklediyorum

"O mesafe bugün bile alınamaz

İki yıl önce İzmir Bozdağ'dan Salihli'ye doğru 30 km.lik mesafeyi yamaç paraşütüyle geçen Daedalus Yamaç Paraşütü Takımı Kaptanı Cumhur Dilek, yukarıdaki yükseklik/mesafe oranlarından hareketle Hezarfen Çelebi'nin ancak "iman kuvvetiyle" uçmuş olabileceğini söylüyor. Ona göre bugün en modern malzemelerle bile bu mesafeyi uçarak geçmek neredeyse imkansız."

Adamlar teknoloileri ile övünürler ancak bizdeki gerçek geri kafalıların safsataları ve kıskançlıkları sayesinde bizim yıllar önce kaybolan teknolojilerimize asla ulaşabilmiş değiller ama bunu öğrenebilmek için bizi butür yalanlarla başka konulara dikkatimizi çekip bunları elde etmeye çalışıyorlar. Bknz Edirnedeki Selimiye Camii Ana Kubbesi. Bu kubbeyi bu gün bu gelişmiş teknolojiyle bile kimse inşa edemiyor.

Neden ozamanlar ilk uçuş yapılmış olmasın neden Hezarfen ilk uçan olmasın imkansız değil....

Saygılarımla

Sayfa Başına Git

birgi
üye


Turkey
392 Cevap
Gönderilme Tarihi - 05/09/2003 :  21:57:59  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Bence Hazerfen uçtu.Hiç birimiz o gün yaşamadığımıza göre isteyen inanır,isteyen inanmaz.Hazerfen'in ilk uçan olduğunu kanıtlamaya çalışanda çalışmaya devam eder.

30 km.lik mesafe uçulamaz diyen şahsa gelince;Kayseri Hava İndirme Tugay'ından bir subay Özel Kuvvetler Komutanlığı'na yamaç paraşütüyle yaklaşık 40 km.lik sızma eğitimi verdiklerinden bahsetmişti.Yani demek istediğim zor olabilir "imkansız" diyip bir şekilde aşağılamak (bence) olmaz.

Birgi
"Heeeeyt be"
http://birgi1.tripod.comSayfa Başına Git

wing
üye


Turkey
49 Cevap
Gönderilme Tarihi - 05/09/2003 :  22:21:34  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
herkese selam;
Asıl yutturmaca nedir biliyormusunuz ? Leonardo da vinci nin bahsi geçen hava içinde dikey hareket eden makinesidir; peki onlar bilimsel olarak hiç bir değeri olmayan bu çizimi neden ısrarla her önlerine gelen yere basıyorlar (ansiklopediler ,bilimsel yayınlar ,sanatsal etkinlikler ,turizm,Müzeler vs. vs.) ve belki bizdeki kitaplarda dahi basılmış olabilir makine şunu öngörüyor iki kişi daire şeklindeki taban kısımın üzerine binerler ve helis (Burgaç) şeklindeki kısıma bağlı kollardan tutarak dairenin üstünde koşarak dönmeye başlarlar böylece burgaç döner ve yukarıya doğru havanın içinde ilerler ,kendine bağlı daireyide ve tabii üzerindeki insanları yukarı doğru yükseltir insanlar koştukça yükselirler ne güzel bir alet değil mi?Hemen arka bahçede birer tane yapalım ve keyfimize bakalım!...Tabi o zamanlar etki-tepki kanunu bulunmadığı için o koşan insanlar alet havalanınca hiç bir yere dayanma gereği duymadan o burgacı çevirmeye devam ederler !...
Biz ise hayali olmayan olması muhtemel hatta o zamanki hava koşullarının (küresel ısınma vs.yok daha )muhtemelen bu günlerle alakası olmayan bir gündeki bir insanın bir kuleden atlayıp bir yere inip inemeyeceğini tartışma konusu yapmışız, Hezarfen 'in aya gittiğinden bahsetmiyoruz ki !...beş kilometrelik bir mesafeden (normal yürüyüşle bir saat ,koşarsak 20 dakika ,uçarsak 7-8 dakika yaklaşık 40 km/saat hızla )uçmuş veya havanın etkisiyle savrulmuş ama sonuçta o zamana kadar yapılamamış bir işi yapmış Evliya Çelebi de yazmış ;ayrıca düşünün insanın uçması diye bir kavramın olmadığı bir zaman dilimi içinde yapılan bu eylem nasıl yayılsın ve kitaplara geçsin, adamın biri atmış kendini kuleden aşağı delimidir nedir, savrula savrula karşı kıyıya düşmüş diye düşünmemişler midir acaba ?Ve bu eylemin aslında onlar için hayal bile olmayan ,ama gelecekte basit araçlarla spor niyetine yapılacak bir olay olduğunu o çağda kim bilebilirdi ?
Kaldı ki Evliya çelebinin bu güne gelen oldukça tutarlı seyehatnamesi varken uçuşun yapılmış olması muhtemeldir , olayı anlayabilmek için bu günü unutup o güne gitmek gerekir haberleşme yok , matbaa yok ,gece çıralarla aydınlanıyor ve uçmayı düşünecek bir yığın vakit ve tabii ki o kanatların elde edildiği İstanbul çevresindeki ormanlar ve yaban hayatı ,ayrıca o zamanlar her türlü eşya elle yapılıyor sepetler örülüyor ,demir dövülüyor tahta işlemeciliği ve halat örgüleri yapılıyor ..
Sonuç:yarın belki gemileri haliçe indirmediğimiz , İstanbu' u hiç fetetmediğimiz ,Süleymaniye camiini yapmadığımız ,Osmanlı imparatorluğunu kurmadığımız ,
Malazgirt meydan muharebesini yapmadığımız, Orhon abidelerini yazmadığımız ve buraya yazmayacağım varlığımızın delili binlerce tarihi değiştirmek yolunda çabalayanlar olacaktır ..
Ama Leonado nun asla uçmayacak olan makinesi İtalyan gençlerine ilham vermeye devam edecek ..
Bizim ilham kaynağımız kanıyla ,canıyla düşünceleriyle bu ülkeyi var etmiş ve bize bırakmış Ulu Önder ATATÜRK bize gereken inanı bıraktı İSTİKBAL GÖKLERDEDİR kim ne derse desin...

Hava açık ,rüzğar 4 kn mutedil ,pist on-sekiz kalkış serbesSayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 08/09/2003 :  08:00:29  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
arkadaşlar peki biz bu konuda süşündüklerimizi ve savunduklarımızı buradamı bırakmalıyız ?
ben derimki u kendini bilmez prof amcaya tayyareci gençler olarak bir ders verelim !!
prof olması herşeyi iyi bilmesi anlamına gelmiyor ne tekim bunu belli etti
neden bunu yapıp adamın ağzına koca bir tıpa takmıyoruz
bunu yapabilecek güçteyiz el birliği ile hezarfenin uçtuğunu kanıtlayıp bu konun bir daha bu şekilde açılma olasılığını ortadan kaldırmıyoruz ??

fulasSayfa Başına Git

messerschmitt
üye


Turkey
66 Cevap
Gönderilme Tarihi - 10/09/2003 :  21:17:17  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
fuatulas
yaptığın terbiyesizliktir.ilber ortaylı tanınmış saygın bir tarih profesörüdür.senin kendisini tanımaman senin cahilliğindir.aynı cahilliği ettiğin hakaretlerden de anlıyoruz.arkadaşım tarih profesörlüğü ünvanı bakkaldan manavdan alınmıyor.kolay değil o itibarı hak etmek.ilber ortaylı 50 yaşının üzerinde galatasaray üniversitesinde öğretim görevlisidir ve kendi alanında otorite kabul edilmektedir.tv lere sıkça çıkmaktadır.fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış.senin bu tarihçiye ettiğin hakaretler kendini küçültmekten ve komik duruma düşürmekten başka işe yaramaz.

tayyareci grubunuda kahvehane kabadayısı grubu gibi görmende ayrı bir enteresanlık!ne yapalım?istersen hepbirlikte gidip ilber ortaylıyı dövelim ha ne dersin?

haddini bil dostum.bilmediğin konulara burnunu sokma!

Sayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 11/09/2003 :  09:30:00  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
[kardes sadece benım yazılarımı okuyup bır hukme varman oldukca yalnıs konuyu ben actım ve dıger arkdaslarda katıldılar bence onların yazılarınıda oku ondan sonra boyundan buyuk laflar et herkez delı bırtek sen akıllısın dımı olayı soyle kişisel boyuta indirgeyip asıl mevzudan kopulasını sağlayamıyacaksın ben senın sevyene inmeyeceğim
şimdi istediğin kadar havlayabilirsin !

fulasSayfa Başına Git

yilmazer
üye


Turkey
49 Cevap
Gönderilme Tarihi - 13/09/2003 :  19:32:43  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Fuat, Sevgili Tayyareciler,

Resmi belgelerle sabit olmuş tarihi gerçekleri, şahsi hırs ve çıkarları için, bazen vatan hainliğine varan ölçülerde çarpıtmak gün geçtikçe daha yaygın olarak başvurulan yoz bir tutum halini aldı.

Az önce TRT2’de Sakarya Zaferinin (13 Eylül 1921) yıldönümü nedeniyle yayınlanan programı izledim. Pazartesi günü okullarda öğretimin başlaması nedeniyle hafta içinde de oğlumun okul hazırlıklarını tamamlamıştım. Milli Eğitim Bakanlığının yeni bazı uygulamaları biz velileri yakından ilgilendirdiği için geçen Cumartesi gecesi (6-7 Eylül) yayınlanan Cevizkabuğu programını da ilgi ile izlemiştim. Bu programda, Milli Eğitim Bakanının bakanlığının bazı girişimlerini Avrupa Birliğine katılma gerekçesi arkasına sığınarak kamuoyuna empoze etme çabası, Kurtuluş Savaşında Anadolu’yu işgal eden düşman güçlere karşı önemli bir dönüm noktasını teşkil eden Sakarya Savaşının yıldönümüne rastlaması nedeniyle çok düşündürücüydü. Ben özellikle havacılık tarihimizle ilgili yaptığım araştırmalarda rastladığım belgelerden dolayı Milli Eğitim Bakanının bu açıklamalarını her zamanki gibi inandırıcılıktan son derece uzak buldum. Avrupa Birliği ile ilgili toplantılarda Yunanistanlı meslektaşlarıyla görüşmeler yaptığını ifade eden Milli Eğitim Bakanının, çoğu büyük lider Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti ilkeleri ile çelişen, başlattıkları uygulamalar için Avrupa Birliğini bahane eden sözleri eğer bir bilgisizlik ürünü değilse, eğitim ve öğretimde yapmaya çalıştıkları değişikliklerin arkasında bir art niyet olduğuna işarettir.

Cevizkabuğu programı sırasında bu konunun sorgulanması için Hulki Cevizoğlu’na bir mesaj gönderdim. Hulki Cevizoğlu diğer izleyicilerden gelen bazı mesajlardan Bakana sorular yönelttiler ancak gönderdiğim mesaja hiç değinmediler. Belki, programın akışı içinde yeterli zamanları kalmadığındandır! Söz konusu mesajımı aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

Hepinize saygı ve sevgilerimle,


Sayın Hulki Cevizoğlu,

Milli Eğitim Bakanımızın ders kitaplarını değiştirmeden önce, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar gibi trajik-komik bir duruma düşmemesi için, ilk olarak kendi tarihimiz ve sonrada uluslararası politikayla ilgili doğru bilgileri öğrenmeye ihtiyacı vardır.

Yunanlılarla "100-150 yıl önce" meydana gelen olayları bugün milli eğitimimiz içinde işlemek ne kadar gereklidir diyorlar. Birde bunu Avrupa Birliğine uyum gerekçesi arkasına sığınarak söylüyorlar.

Birincisi, bugün parlamenter sistem içinde seçilmiş bir milletvekili olarak yer almasını sağlayan Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda, karşısında en büyük mücadele verilen ordular Anadolu’yu işgal eden Yunan ordularıdır. Benim matematik bilgim 1920 yılında işgalci Yunan ordularına karşı verilen mücadeleyi 100-150 yıl değil, ancak 83 yıl geriye taşımaktadır.

Milli Eğitim Bakanımız acaba biliyorlar mı; 1981 yılında Avrupa Birliğine üye olan Yunanistan’ın, Yunan Hava Kuvvetleri Tarihçe Şubesi tarafından 1999 yılında yayınlanmış olan resmi tarihçe kitabında, 1919 yılı olaylarının anlatıldığı sayfada halen şu cümleler yer almaktadır: "... the time had come for the completion of the 'Great Idea' according to which the Hellenic State would include Northern Epirus, Thrace, Constantinople, the Western Coast of Asia Minor and the Aegean islands." Kısacası, 20 yılı aşan bir süreden beri Avrupa Birliği üyesi olan Yunanistan bugün halen Trakya, İstanbul ve Batı Anadolu toprakları üzerindeki emellerinden bahsetmektedir!

Aynı resmi yayın, Serv Antlaşmasının imzalanması ile Yunanlıların "Kemalist isyancılara" karşı kendi başlarına savaşa devam etmeleri gerektiğinden bahsetmektedir. 20 yılı aşkın bir süredir Avrupa Birliği üyesi olan Yunanistan, bugün birliğe katılma sürecinde olan Türkiye Cumhuriyeti topraklarını, büyük fedakarlıklarla ve canları pahasına işgalci güçlere karşı savunanları, resmi yayınlarında halen "isyancı" olarak nitelendirmektedir!

Aynı resmi yayın, Anadolu topraklarını işgal eden Yunan ordusunun son birliklerinin topraklarımızdan çekilmesini şu cümle ile ifade etmektedir: "... the last troops had left the Ionian soil". 20 yılı aşkın bir süredir Avrupa Birliği üyesi olan Yunanistan, bugün resmi yayınlarında halen Anadolu için "Yunan ırkının toprakları" ifadesini hiç çekinmeden kullanırken, Milli Eğitim Bakanımızın Avrupa Birliğine uyum gerekçesine dayanan sözleri bilgisizliğin karanlığında sarf edilmiş bir "bahane" olarak kalmaktadır.

Bir de, Genelkurmay Başkanlığımızın yaptığı titiz çalışmalarla Çanakkale cephesindeki şehitlerimizin sayısıyla ilgili olarak gerçek rakamlar yayınlanmış olmasına rağmen halen "Çanakkale'de 250 bin şehit" ifadesini kullanmaktadırlar.

Milli Eğitim Bakanımızın bu gafları, yeni hazırlanacak kitaplar için oluşturulacak o seçmece eğitimciler havuzunun ortaya çıkaracağı matematik ve tarih kitaplarını da şaibe altında bırakmaktadır. Ayrıca, umarım ki, bir daha Yunanistanlı bir parlamenterle karşılaştığında, yukarıda teşhir ettiğim resmi yayında yer alan ifadeleri sorgulama cesaretini göstersinler.

Saygılarımla,


Bülent Yılmazer
yilmazer@tr.netSayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 15/09/2003 :  08:13:09  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
bülent abi ilber oltaylı ve olayı hakkındakı dusuncelerını merak edıyorum ??

fulasSayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 17/09/2003 :  09:52:47  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler,

Bu başlığın konusu olan haberi okuyamadığım ve daha sonra da çeşitli sebeplerden araştırmaya vaktim olmadığı için konuyu pek takip edemedim,geçen günlerde Bülent Bey konu hakkında dikkatimi çekene dek...

Tüm konuyu okudum ve öncelikle herkesi sükunete davet ediyorum."İletin" vakasında olduğu gibi hakaret dolu sözlerden kaçınalım.Burada kimsenin hakaret etme ihtiyacı duymayacak kadar eğitimli ve görgülü olduğu bellidir.Bu forumda yazan arkadaşların fikirlerinin ve duygularının güzelliği de tarfımızdan sabittir.Bu forumda yazan herkeste bu açıdan birbirine güvenir...

Burada tartışmaya açılan konu öncelikle tarihtir eğer bu durum sizce bu derece şüpheliyse öncelikle konuya dayanak olan saptanan belgelere ve bu belgelerin geçerliliğine bakmak gerekir.Burada kendi kendimize olmuş ya da olmamış diye yorumlar getirmenin manası yok.Tarih olaya objektif yaklaşır,subjektif yorumlar getirmek ya da getirmemek kişiye kalmıştır.Bu açıdan bizde olaya objektif yaklaşalım ve belgelerle bu belgelerin geçerliliğine bakalım.

Evliye Çelebi'nin yazdıklarına da fazla güvenmeyiniz nitekim seyehetname sadece tarihi değil abartılar barındıran edebi öğeleride içermektedir.Bakınız biz hiç çatıldan çatıya atlarken donan kediyi tartışıyor muyuz? Eğer mesele abartıldıysa
ya da hiç olmamışsa bundan sonrası bunu neşredicek kurumların yaklaşımına kalmıştır;Romalılar şehirlerini yüceltmek için Roma'nın kuruluşunu mitlere bağlar ve bunlara inanırdı.II. Dünye savaşında pek çok Alman pilotu halkına olmadığı halde büyük hava asları olarak tanıtıldı.Leonardo Da Vinci'nin pek çok modeli söylenildiği gibi bilimsel temellere dayanmamasına rağmen ilk tasarımlar olarak gösterilir.Dolayısıyla bence Evliya Çelebi uçsa da uçmasada rahatlıkla ilk uçan insanlar arasında neşredilebilir.Ermeniler varlıklarını hiç olmadığı derecede abartılmış bir soykırıma dayandırıyor ve milli varlıklarını böyle canlı tutuyor.Tarihte bunlar alışılagelmiş yöntemlerdir.

Bir şey daha "Doğu da yalan ayıp değildir"-Falih Rıfkı ATAY ve ben buna katılıyorum.Dolayısıyla Seyahatnamedeki abartı ve olmuş gibi gösterilen olay ve mekanları çok fazla yadırgamamak gerekir ki tarihçiler asla bunu yadırgamaz.

Dediğim gibi önce araştıralım sonra da değerlendirelim...Ama buradaki gibi etrafa saldırmamızın anlamı yok.Bu konuda kim yetkinse işin aslını işin ehlinden duyalım...

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK

Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 17/09/2003 :  09:58:31  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
***KİŞİSEL NOT-TARTIŞMAK ÇOK İSTEYEN VARSA LÜTFEN AYRI BİR BAŞLIK ALTINDA YAZSIN...

-Yunan'da o kilise oldukça Yunan'dan Türk'e dost olmaz...
-AB Avrupa'nın Türkleri uyutmak için 200 yıldır kullandığı ve böylece koca bir imparatorluğu paramparça ettiği koca bir palavradır...


Sayfa Başına Git

mehmetcemilkale
üye


USA
166 Cevap
Gönderilme Tarihi - 18/09/2003 :  18:55:07  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
***KİŞİSEL NOT-TARTIŞMAK ÇOK İSTEYEN VARSA LÜTFEN AYRI BİR BAŞLIK ALTINDA YAZSIN...

-Yunan'da o kilise oldukça Yunan'dan Türk'e dost olmaz...
-AB Avrupa'nın Türkleri uyutmak için 200 yıldır kullandığı ve böylece koca bir imparatorluğu paramparça ettiği koca bir palavradır...

Tamam ama nerede tartisabiliriz, sayin forum yoneticisinden izin alip genel konular bolumunde tartisabilir miyiz? Cunku ben bu konuda cok daha bilgilenecegime inaniyorum. Sayin Mert Cevik bu tarz konular hakkinda bilgili.

Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 19/09/2003 :  09:47:05  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
ÇOK ÖNEMLİ NOT!!!
Arkadaşlar, yazıyı tekrar okuyunca fark ettim o kadar ahkam kesip sonunda Evliya Çelebi'yi ilk uçan insanlar arasında gösterebiliriz yazmışım yanlışımı kimse yüzüme vurmadan ben düzelteyim dedim...

Tabi ki Hezarfen Ahmet Çelebi'yi ilk uçan insanlar arasında sayabiliriz...

Bir de eklemek isterim;biz daha bundan topu topu 75-80 yıl önce olmuş olaylardan bir haberiz...Vecihi Hürkuş,Türk Tayyare Cemiyeti,Sabiha Gökçen,
TOMTAŞ,I. Dünya Savaşı ve balkan savaşlarında havacılığımız,II. Dünya savaşı ve iki savaş arasında havacılığımız,Havacılığımızın önemli kilometre taşları; (İLK HAVA ŞEHİTLERİMİZ!) hatta Kıbrıs Barış Harekatı,Soğuk Savaş dönemi havacılığımız???

Acaba kaçımız biliyor hava kuvvetlerimizin ilk hava şehitlerimizin yattığı şehitliği tanıyalı pek uzun bir müddet olmadığını ve şehitlerimizin orada yaklaşık yüzyıldır yattığını,hatta bu tanımsız dönemde İsrail'in bizim şehitliğimize baktığını...

Bu ülkede havacılığın tarih bilimi içinde yer edinme çabaları daha yeni yeni başlıyor bu sebeple bazı tartışmalara ve olaylara sanki Tanrı buyruğuymuş gibi mutlaka bugüne dek neşredildiği şekildedir gözüyle bakmayınız.Bazı olaylar bize göstermektedir ki bu ülkenin otorite sayılan tarihçileri bile bu milletin havacılık geçmişinden bir haberdir.Bu çabalar ve onun doğal bir sonucu olarak havacılığın kültürümüz içinde bir unsur olması bunun nesilden nesile belli bir nizamda aktarımı ve dahası bu kültürü oluşturan ve besleyen daha nice unsurların ortaya çıkması,bunlar hep zaman ve sabır işidir.Bu ülküyü kendisine ideal edinen insanlar sayesindedir ki içinden daha yeni yeni sıyrılıp gözlerimizi açtığımız bu karanlık dönem sonlanacaktır.Bundan kimsenin şüphesi olmasın...

TAI'den herkese selamlar...
Mert ÇEVİK

**Ankara Hava Müzesi'ne bir adet C-160 Transall yerleştirildi,çevre düzenlemei daha yeni yapılıyor müzeye geleli de bir gün oldu...-ilgililerin bilgisine...


Sayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 19/09/2003 :  10:15:30  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
peki doğruluğuna inandığımız ve bu gune kadar gelmıs bır tarıhı olyın bugun dogru olmadıgının soylenmesı uzerıne hıc bır sey yapmadan dogru degıldır ıddasını kabullenmemız dogrumudur ınsanlar bır meslekte cok basarılı ve ıyı bır karıyer sahıbı olabılırler fakat edındıklerı bu karıyer her zaman dogru ısler yapacakları anlamına gelırmı ?
eğer bız söz konusu tarıhcının yaptıgının yanıs oldugunu dusunuyorsak neden hayır bu dusuncenızde yanlıssınız bız tayyarecı gencler olarak arastırdık bulduk hezarfen ucmustur dıyebılmelıyız tabıkı gurupta herkez hezarfen ın yanında degıl karıyer olan bır sahsın mutlak dogru soyleyecegını bu sebeple bunu kabullenmemız gerektıgını savunan arkadaslarda mevcut tur ama dogruluguna ınandıgımız olgunun yanlıs oldugunu kendımız kanıtlayana kadar havacılık bılgısı olmayan yanlızca belgelerle hareket eden bır prof un soyledıklerını kabul edemem dogrusu


fulasSayfa Başına Git

yilmazer
üye


Turkey
49 Cevap
Gönderilme Tarihi - 19/09/2003 :  22:35:11  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler,

İşlerin yoğunluğundan dolayı henüz sevgili Fuat’ın sorusuna cevap vermeye fırsat bulamamıştım. O arada, stajı için Ankara’da bulunan sevgili Mert’le Salı günü iş çıkışı çok kısa süre ile görüşme fırsatım oldu. Muhabbetimiz doğal olarak tayyarecilikle ilgiliydi ve tayyareci sitesinin gündemindeki birkaç konu o kısacık görüşmenin tamamını doldurdu.

Sevgili Mert, gençliğinin de verdiği avantajla benden önce davranıp, buradaki konuyu her yönüyle son derece güzel özetleyen mesajını Çarşamba günü (17 Eylül) yayınladı.

Gerek bu forumda gerek tayyareci mesaj grubunda yazarken, lütfen Mert arkadaşımızın davetine dikkat edelim. Sesimizi her zaman duyurabilmemiz, savunduklarımızı dinleyecek kulaklar, haklılığımızı kabul edecek akıl ve vicdan sahibi bireyler bulabilmemiz için ilk önce bizlerin aklı tek yol göstericimiz olarak kabul etmemiz gerekiyor. Duygularımızın güzelliği fikirlerimizi süslesin, birbirimize olan güvenimiz dayanışmamızı kuvvetlendirsin.

Hezarfen Ahmet Çelebi'nin uçuşuyla ilgili olarak; maalesef, henüz gerçekliği ve geçerliliği tartışılmaz olarak kabul edilebilir belgeler bulunamamıştır. Seyahatnameler tarih çalışmalarında birer kaynak olarak kullanılabilirler, ancak belge niteliğinde değillerdir. Bazı kişiler, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya, kulaktan dolma bilgi ile içeriğini incelemedikleri veya hiç görmedikleri belgelerin varlığı konusunda laf üretmeye çok meraklı olabilirler. Asıl olan, ortaya koydukları akademik düzeydeki çalışmalarla konunun uzmanı olarak tanınan kişilerin belge olarak sunulan dokümanları incelemesi ve bunları mümkün olduğunca farklı kaynaklardan doğrulamasıyla ulaşacağı objektif sonuçtur. Hezarfen Ahmet Çelebi olayını açıklığa kavuşturacak belgelerin bir gün ortaya çıkmasını ümit ediyorum.

Prof. İlber Ortaylı’nın tarihçi kimliğine gelince; bugüne kadar okuduğum ve izlediğim çalışmalarının genellikle titiz araştırmalar sonucu ulaşılmış belgelere dayandığı izlenimindeyim.

2 Eylül 2003 tarihli Milliyet Gazetesinde yayınlanan röportajında şu ifadeleri yer alıyor: “... tarihsel olayları yanlış öğretemezsin. Buna hakkınız yoktur.”

Aynı röportajda; tarihi yalanların, o ülkenin insanlarını objektif değerlendirmeler karşısında daha da zor duruma düşüreceğini belirten Ortaylı, “... bu yalanınızı bir gün yüzünüze vururlar.” diyor.

Kendilerine, Murat Bardakçı’nın ancak mayasında vatan haini şerefsizlerin zihniyetini taşıyanlar tarafından sergilenebilecek medya ahlaksızlığını açıklayacağım. İlk hava şehitlerimizle ilgili olarak baştan sona yanlış bilgilerle dolu mükemmel bir “tarihi hurafe” yayınlayanlar, yalanları yüzlerine vurulunca aynı yoz tutumu sürdürerek meslek haysiyetlerinin gereği olan özür ve düzeltmeyi yayınlamayanlar ve halen gazete sayfalarında büyük bir ikiyüzlülük ile “tarihi hurafelerimiz var” diye yazanlar hakkında ne düşündüklerini soracağım. Cevaplarını da sizlerle paylaşacağım.

Hepinize saygı ve sevgilerimle,


Bülent Yılmazer
yilmazer@tr.netSayfa Başına Git

Konu 3 Sayfa Uzunluğunda:
  1  2  3
 
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Printer Çıkışı Al
Sıçra:

Tayyareci Forum : İKOVAN BİLİŞİM

Go To Top Of Page
Snitz Forums 2000