Sevgili Tayyareciler,Sayın Melih Güney'in görüşlerine katılmamak mümkün değil. Bugüne kadar bu forumda defalarca tartıştığımız bir konuyu çok güzel bir şekilde ve değişik bir yorum içinde ortaya koymuş.
Sovyetler Birliği ekonomisi Gorbaçov öncesinde bile çöküntü içindeydi ama rejim gereği dışa açılamıyordu. Gorbaçov'un "Perstroyka" ve " Glasnost" yani yeniden yapılanma ve şeffaflık döneminde dışarıya açılmaya başladılar. Bu dışa açılma ve özelleştirme kampanyası Sovyetler'in çöküşünden sonra daha da hızlanarak devam etti. Bu ekonomik çöküşten en büyük payı maalesef Rus Havacılık Sektörü aldı. Bir firma hariç (OKB MİL) tümü ekonomik krize girdiler, kapanmayla karşı karşıya kaldılar. Bunun neticesi olarak ta bu firmalar devlet tarafından reorganize edildi. Örneğin OKB MiG, MiG JSC oldu. Keza OKB Kamov da Kamov JSC oldu (JSC: Joint Stockholding Company yani Anonim Şirket). Firmalar yeni yapılarıyla yerli ve yabancı ortaklıklara açık olmalarına rağmen pek büyük miktarlarda sermayedar bulamadılar. Ama yine de Batılı firmalarla işbirliği arayışına girdiler. Yakovlev firmasının Boeing ile JSF'de işbirliği yapması ve bu işbirliğinde Yak-141'den elde ettiği deneyimlerden faydalanılması, yine Yakovlev'in Aermacchi ile Yak-130'un batılı versiyonunu geliştirmesi ve pazarlamaya çalışması, MiG'in MiG-AT ileri eğitim ve taarruz uçağını Batılı havacılık kuruluşları ile birlikte geliştirmesi bunun örnekleridir. Tabii bu firmalar bununla da yetinmediler ve ekonomik güçlüklerden kurtulabilmek için her türlü teknoloji transferini de mümkün kıldılar. Tabii bu çalışmalar ABD tarafından, Türkiye örneğinde olduğu gibi, gizlice baltalandı.
Ama ben bu gelişmelerin ülkemiz için, havacılık sanayiine yatırım yapmak ve bu sahada ilerlemek isteyen bütün ülkeler için bir fırsat olduğu kanaatindeyim. Ne olursa olsun bundan faydalanmak lazım. Çok üzülerek söylüyorum, bu belki Kamov 50-2'de olmayabilir ama THKv'nin daha nice ihtiyaçları var. Örneğin T-37 ve T-38'ler miyadlarını doldurdular. Niçin bu uçakların alternatifi ABD yardımı olmaksınız Milli Bütçe imkanlarıyla ülkemizde yapılan bir MiG-AT veya Yak-130 hatta Su-45 (Su-27'nin gelişmiş, bir veya iki kişilik tek motorlu versiyonu) olmasın! Eğer bunu gerçekleştirirsek beraberinde teknoloji transferini de beraberinde getirmiş oluruz.
Bir konuda Sayın Melih Güney'e itirazım olacak. Belki de bendeki bilgiler yeterince güncel olmadığından böyle bir itirazda bulunuyorum. Eğer yanlışsam şimdiden özür dilerim. 90'lı yılların sonlarında ekonomik kriz içindeki Rus havacılık sanayii yeniden organize edildiği, eksi OKB'ler JSC'ye dönüştürüldüğünü yukarıda anlatmıştım. Bu arada Mig, Kamov, Klimov (motor sanayii), Elektroavtomatika (Avionik sanayii) gibi Moskova'da bulunan kuruluşlar RAC MİG'nin çatısı altında bir holding olarak toplandılar (RAC MİG= Russian Aeronautics Corporation, Moscow Industrial Complex). Ancak bu firmaların hisseleri pek satılamadı ve hala tamamına yakını Rus hükümetinin elinde bulunmaktadır (az bir miktarda hisse çalışanlara verilmiştir). Bu arada Kamov ile ilgili bir hususa değinmek isterim. Kamov 1973'de bir değişikliğe uğradı. Nikolay İlyiç Kamov sağlık nedenleriyle görevinden ayrıldı ve Politbüro tarafından yerine Mikheev Sergey Viktorovich atandı. Bu kişi halen devlet tarafından atanmış genel müdür olarak görev başında bulunmaktadır. Kamov JSC'nin merkezi de hala Straya Moskva'da eski Komunist Parti binası içindedir ve bir kamu iktisadi kuruluşu niteliğindedir.Dolayısıyla herhangi bir yabancı veya mahalli özel sermayenin Kamov'a girdiğini ben bugüne kadar duymadım. Ama inşallah Melih Bey'in dedikleri doğrudur da böyle bir yıldız kuruluş ekonomik nedenlerle havacılık camiasından kayıp gitmez.
En içten sevgi ve saygılarımla
Haluk SEVEL