Hava kuvvetlerimizin propoganda ile alakasi olmayip tamamen gercekleri yansitan aciklamasini yayinlayalim. Elestiri guzeldir, ama saldiri ile arasindaki farki bilmekte yarar vardir. Hava kuvvetlerimiz, Yunanistan' i, Iran' i ve Suriye' yi caydirabiliyorsa guclu oldugundandir.12 Ocak 2004 tarihinde meydana gelen F-4 kazası ve iki pilotun şehit olması karşısında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin her mensubunun müteessir olduğu gibi, yüce Türk Milleti de aynı duygularla müteessir olmuştur. Kazayı takiben bazı yayın organlarında, son yıllarda oluşan askeri uçak kazaları konu edilerek, uçak seçimi, bakım, eğitim ve modernizasyon programı gibi konularda gerçeği tam olarak yansıtmayan yayınlar yapıldığı müşahede edilmektedir.
Dünya havacılığı standartlarına göre tüm ülkelerce kaza kırımlar 100.000 uçuş saati dikkate alınarak belirlenmekte ve değerlendirilmektedir. Hv.K.K.lığı “Nasıl harp edeceksen o şekilde eğitim yap” ilkesi çerçevesinde uçuş yapmakta ve bu yoğun uçuş faaliyeti bir harekat ihtiyacı olarak değerlendirilmektedir. Bu kapsamda son 10 yıl içerisinde Türk Hava Kuvvetlerinde yapılan toplam uçuş saati dikkate alındığında kaza kırım oranlarının 100.000 saatte 2.96 ile gelişmiş ülke hava kuvvetlerinin ortalamalarının altında olduğu görülmektedir.
Ayrıca bu değerlerin daha da düşürülmesi için azami gayret sarf edilmekte, uçuş eğitimi, bakım ve modernizasyon konularına büyük özen gösterilmektedir. Bu nedenledir ki Türk Hava Kuvvetleri; kurmuş olduğu Değerlendirme ve Denetleme Sistemi ile bilimsel olarak bütün görevlerin risk faktörlerini ortaya koymakta, uçuş ve yer emniyetine yönelik tehditleri belirlemekte ve bilimsel olarak kazaları en aza indirme gayreti içerisinde bulunmaktadır. Bu değerlendirme sistemi ile, sadece Türkiye’de değil diğer gelişmiş ülkelere örnek olan çalışmalar yapılmış/yapılmaktadır.
Türk Hava Kuvvetleri, dünyanın en modern savaş uçaklarını envanterinde bulundurmakla beraber eski nesil savaş uçaklarını da günün ve geleceğin ihtiyacını karşılayacak şekilde sürekli modernize ederek, ülke güvenliği ve hava savunması gereğince, 2020’li yılların kuvvet yapısını oluşturma gayreti içerisindedir. Eski nesil uçakların modernize edilmesi bütün dünyada olduğu gibi bütçe kısıtlaması nedeniyle Türkiye’de de uygulanan bir model olup, uçaklardan daha fazla istifade edilmesini amaçlamaktadır. Bu bağlamda 54 F-4 uçağının; 26 adedi İsrail’de, 28 adedi ise Türkiye’de Hv.K.K.lığı 1 nci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığında Türk mühendis/işçileri tarafından modernize edilerek proje Aralık 2003 tarihinde tamamlanmıştır. F-4 modernizasyon programının uydu ve benzeri projelere endeksli gösterilmesi tamamen hayal ürünü olup, gerçeği yansıtmamaktadır. Modernizasyon neticesinde anılan uçakların 2020’li yıllar ve ötesinde çağdaş havacılık gereksinimlerine uygun ve emniyetle uçması hedeflenmiş, üzerine takılan sistemler ile uçaklar yeni nesil sınıfına yükseltilmiştir.
Son yıllarda meydana gelen F-4 uçak olayları incelendiğinde, modernize gören 2 uçağın düştüğü ve bu uçakların düşüş nedenlerinin modernizasyon ile ilişkili olmadığı görülmüştür. Bu kapsamda, 11 Kasım 2002 tarihinde düşen F-4/2020 uçağının motor arızası nedeniyle düştüğü bilinmektedir. Nitekim, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda usul olduğu veçhiyle benzer arızanın tekerrür etmemesi için tüm F-4 uçaklarında gerekli incelemeler yapılmıştır. 12 Ocak 2004 tarihinde gerçekleşen yeni olayın ise, uluslararası standartlarda bilimsel incelemesi devam etmekte olup, ilk incelemesinde modernizasyondan kaynaklı bir aksaklığın bulunmadığı tespit edilmiştir.
93 yıllık başarılı tarihi ile Türk Hava Kuvvetleri, elinde bulundurduğu uçak tipleri vasıtasıyla kendi pilotlarını ülkesinde yetiştirebilen ender ülkelerden birisidir. Türk Hava Kuvvetleri modern savaş uçaklarına sahip olmasının yanında, pilot ve bakım personelinin eğitimleri bakımından da üstün yeteneklere sahiptir. Bu özelliği ile Türk Hava Kuvvetleri son yıllarda birçok ülke için cazibe merkezi haline gelmiş ve bu kapsamda, birçok ülkenin pilotlarına uçuş eğitimi, bakım personeline teknik eğitim verilmeye başlanmıştır. Ayrıca, bu dönem içerisinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Bosna-Hersek ve Kosova’da olduğu gibi çeşitli NATO harekatına katılmış ve kriz bölgelerinde aktif olarak görev almıştır. Kazanılan harekat kabiliyeti nedeniyle, verilen görevler başarı ile yerine getirilmiş ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dünya ülkeleri arasında seçkin bir yere sahip olduğu gösterilmiştir.
Hava Kuvvetleri’nin tüm mensupları ve özellikle uçucu personeli, görevleri esnasında bu tür risklerle karşılaşacağının daima bilincinde olmuş ve görev anlayışından asla taviz vermemek gibi bir hasleti namus bilmiştir.
Saygıyla duyurulur.
Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))