ANASAYFA
Anasayfa | Forum Anasayfa | Profil | Kayıt | Aktif Konular | Arama
Kullanıcı İsmi
Şifre:
Şifremi bu bilgisayarda hatırla! 


Şifrenizi Unuttunuz mu?

 Bütün Forumlar
 GENEL KONULAR
 "Türk Havacılığı" için ne yapabiliriz???
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Printer Çıkışı Al
Sayfa: 
of 4
Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 05/08/2003 :  11:31:37  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
sayın korgeneral turk genclıgı ıcın yapabıleceklerımız turk sıvıl havacılıgı ıcın yapabıleceklerımızden gecer eger bu kadar bos ıslerle ugrasan gencımız varsa onları dolu ıslerle ugrasmaya sevk etmek gerekır havacılıkda bunun ıcın bıcılmıs kaftan degılmı bu ınsanları bır catı altında toplarsak yenı organızasyonlar yenı atılımlar ve daha cok havacı kazandırırsak ulkeye sızı temın ederım layla da kapanır reynada
yapmamız gereken atatürk kalksada gorse memleketı kımlere emanet etmıs soylevlerını bırakıp bıze emanet ettı kardesım havacı genlere gelecek havacı nesıle dıyebılmek ve bu ugurda mesleklerımız ozel hayatımız ne olursa olsun hıc durmadan calısmak olmalıdır
bızım en ıyı yaptıgımız ıs olan olaylar hususunda yorum yapmak ıste bu yuzden artık bır araya gelıp bıseyler yapmamız gerektıgını savunanlardanım
sevgıler

fulasSayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 05/08/2003 :  11:32:20  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
sayın korgeneral turk genclıgı ıcın yapabıleceklerımız turk sıvıl havacılıgı ıcın yapabıleceklerımızden gecer eger bu kadar bos ıslerle ugrasan gencımız varsa onları dolu ıslerle ugrasmaya sevk etmek gerekır havacılıkda bunun ıcın bıcılmıs kaftan degılmı bu ınsanları bır catı altında toplarsak yenı organızasyonlar yenı atılımlar ve daha cok havacı kazandırırsak ulkeye sızı temın ederım layla da kapanır reynada
yapmamız gereken atatürk kalksada gorse memleketı kımlere emanet etmıs soylevlerını bırakıp bıze emanet ettı kardesım havacı genlere gelecek havacı nesıle dıyebılmek ve bu ugurda mesleklerımız ozel hayatımız ne olursa olsun hıc durmadan calısmak olmalıdır
bızım en ıyı yaptıgımız ıs olan olaylar hususunda yorum yapmak ıste bu yuzden artık bır araya gelıp bıseyler yapmamız gerektıgını savunanlardanım
sevgıler

fulasSayfa Başına Git

hakan737
üye


Turkey
279 Cevap
Gönderilme Tarihi - 05/08/2003 :  19:49:25  Profili Göster  Ziyaret hakan737'ın Anasayfasını  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Kusura bakmayın ama Tayyarecinin eskilerinden biri olarak korgeneralle ciddi şekilde aynı fikirdeyim. Aynı dediği gibi öncelikle forum'a katılım gözle gorulur şekilde azaldı. Katılımda bulunan kişileirn hemen hepsi aynı kişiler ve toplasan 15-20 kişi-ki bunların 10 tanesi devamlı olarak yazıyor(yazmaya çalışıyor) Birisinin damarına basacak bir konu oladıkça katılım yapan kişi yelpazesi genişlemiyor. Konular ne kadar havacılık üzerine genel kültür ve havacılığın ağırlıklı olarak tartışmamız gereken sivil havacılık boyutuna giderse sanki Tayyareci sadece F16'dan ibaretmiş gibi el ayak kesiliyor. Açıkça söylemeliyim diğer topicdeki askeri havacılık konuları, yok uçak gemisi yok Türk-Yunan hava kuvvetleri, kim kimi döver hırpalar, bana çoluk çocuk muhabbeti olarak geliyor. Askeri olan konuşarın hiçbirini burada sivil olan kişiler-bana göre-yapıcı olarak tartışamaz. Bunlar zaten ulusal güvenlik ve strateji konuları. Yok amerikan uçağımı alalım yoksa eurofighter'mı? sizmi kullanacaksınız kardeşim uçakları? size ne? Bu işi için bi ton asker var kafa patlacak, canını koltuğa koyup oturup uçacak pilot var! bize ne hangi uçak alınıyor? bu kadar kolaymı bir uçağın seçilmesi milyarlarca doların altına imza atmak. Kaç yıllık stratejik planlamar yapılıyor kaç bin sayfa rapordan ve araştırmadan sonra karar veriliyor.Sizlerde adamları maliye bakanlığının örgü ören memurelerine benzetip çktınız. Varsa ele avuca sığar bir iddianız oturup yazın kaynağına göre sonra konuşalım. Size ne Yunan havakuvetlerinin hangi uçağı aldğınıdan? genel kurmay başkanı arkaşınızdamı Türkiyenin ulusal stratejilerini bilip "yanlış yapıyorlar aslında bimemne yapsak daha iyi, biizm uçalar şöyle bizim pilotlar böyle.." Siz önce bu işten birazcık anlamak istiyorsanız gidin bir savaş uçağının koltuğunun fırlatma patlayıcıları takılı iken bi oturun,30milyon dolarlık bir savaşı başlatmaya yetecek bir mühimmatla uçan bu sorumluluğu , ölüm tehlikesini yaşayan bir pilotun hissettiklerinin %10'unu yerde emniyetteyken hissedin sonra gelip ulusal stratejileri konusşun. sonra Turk havacılığı için ne yapabiliriz diye topic açıyoruz 4 kişi kendi aramızda muhabbet ediyoruz!. Orman yangınları için uçak konulu topic açtık bi tek messerschmit gelip cevap yazdı.Herhalde yazdıklarına cevap yazılamayacak kadar kesin ve doğru şeyler yazmıyoruz. Varsa yoksa F16, Phantom bilmemne...Türkiye'de askeri havacılık gelişeceği kadar gelişmiş. Personel kapasitesi belli. Herönüne gele askeri pilot olmayacağına göre bir ülkede havacılık nasıl gelişir? sivil havacılık ile!!! bunlar için kafa patlatacağınıza kimseye bir faydası olmayan, sonuca burada gidilemeyecek konularla debeleniyoruz. Teknoloji sayfasında THK ile yazı yazdık kimsenin umrunda olmadı. Planör ile ilgili topic açtık bi allahın kulu "abi bu planör nedir nasıl uçar?" diye sormadı. Sonrada biz Türküz herşey bize bağlı biz değiştiririz. vsvsvsv. Bunları bırakalım arkadaşlar yapıcı ve akılcı olalım. Hangi konuların prim yaptığı ortada. Bu topic'in en çok fikir üreten adamı konuyu açan Mert ÇEvik ve Fuat Ulaş. Başka? peki gelinen sonuç? yok, çünkü türk havacılığının gelişmesi için bizden önce başka şartların oluşması gerek. Önce uçak nedir tanımak lazım gidip dokunmak, lazım seyretmek lazım, kokusunu duymak lazım, literatur lazım , hobby edinmek lazım. Teşvik lazım , en önemlisi teşvik! Kaç tane sivil havacılık klübü var? kaç tane özel uçak var? kaç liraya kiralanıyor? pilot lisansı kaça alınıyor? neden havalanında uçak seyretmek için özel yerler yok? neden Hava müzeleri dökülüyor? neden uçaklar ile ilginenen insanlara deli gözü ile bakılıyor? neden Türkiye'de havacılık dergileri bir elin parmaklarıdan az? neden gazeteler her savaş uçağını F-16, her düşen yolcu uçağını THY uçağı olarak yanlış basma zihniyetindeler? neden telsiz konusmasını dinlemek için yasal yoldan bir receiver almak deveye hendek atlatmaktadan daha zor? neden havacılığın tanıtılması için havacılık şenliklerinde salsa yapanlar uçaklardan daha fazla ilgi çeker? neden THK planör kursunu heryerde vermez? neden hiç inmeyecek uçak için milyarlaca dolar harcanır sonra da "pardon karşıda dağ varmış görmedik hay allah buraya uçak inemez" diyen zihniyetle prim verilir?neden ? neden? neden?

ne kadar çok neden var değilmi? havacılık bunlara cevap bulduğunuzda yada tartıştığınızda biraz gelişme kaydetmek için "KIPIRDANIR"..


Hakan737Guven
virt.capt.pilot/virt.air traffic contr.
Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 06/08/2003 :  07:34:35  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler,

Hakan Bey'in söyledikleri Tayyareci'de cidden havacılığa ait konulara ve sorunlara yöneldiğimizde çektiğimiz sıkıntıları özetlemekte.İşte zaten mücadele bu sıkıntıları aşma,insanları bilgilendirme,eğitme,Türk Milletine havacılığı bir "kültür" unsuru olarak benimsetme yoluyla, aşmaya çalışmakla başlıyor.

Gerçekten de mesele Silahlanma meselelerine dayanınca konuşmayan arkadaş kalmıyor.Uçak gemisi tartışmasında yazan arkadaşların çoğunun "Donanma" kavramı ve "Deniz stratejileri" konusunda bilgi eksiği vardı.Nitekim tartışma uzadı da uzadı sonunda bir yere varamadı.Türk-Yunan çatışmaları üzerine yapılan tüm tartışmalar bilgi paylaşımından ve belli bir sonuca çıkma amacından uzaklarda öylece havada kaldı.Hatta TAI konusundaki uzun tartışmadan sonra TAI'ye staja gittiğimde elimdeki raporun bizim konuşmalarımızdan çıkan sonuçlar ve mevcut kabiliyetlere dair varsayımlarımızla uzaktan yakından ilgisi yoktu.

Ben bu konuları, kimse konuşmasın çünkü kimse bir şey bilmiyor iş geyik muhabbetinden öteye geçemiyor demiyorum.Bu konularda konuşulsun ama ben bu tartışmalara her yazışımda kendimi bir paylaşım ortamında değil kuru sıkı atış
yapılan bir poligonda buluyorum.Nitekim madem silah piyasalarına bu kadar meraklısınız Güneydoğu Asya'daki gelişmeler ya da Güney Amerika piyasalarına yapılan atılımlar hakkında konuşalım dedim kimse çıkmadı.Bu konuda burnumuzun dibindeki İsrail ve Arap dünyasındaki gelişmeleri tartışalım ya da İran'ın yeni silahlanma programlarını tartışalım istiyorum ama bu eğilimde tek bir arkadaş dahi göremiyorum.

Hakan Bey'inde dediği gibi iş sivil havacılıkta bitiyor ya da en azından havacılığın askeri stratejilerin içine girmediği konularda etkin sonuç ve çözümlere ulaşabiliriz.

Nitekim Hakan Bey'in de dile getirdiği sorunlara çözümler üretebilmek için teori aşamasında bir çalışmaya başlamış bulunuyoruz.Bu çalışmanın kağıt üzerindeki ve uygulamadaki sonuçlarını herkese ileteceğiz.Amacımız havacılığa gönül veren herkesin kendi olanakları dahilinde, bu konuda çalşıp üretmesi ve Türk Havacılığı kavramının gerçek anlamını kazanması.Burada, bu konuda bizimle çalışacak tüm arkadaşlarada kapımız açıktır ve herkese verilecek işimiz vardır.
Bu konuda bana ulaşmak isteyen arkadaşlar için mail adresim; vecihik6@hotmail.com

Sayın "Korgeneral" biraz umutsuz ama bizim gibi "çılgın" idelistlerin ne naneler yiyebileceğini kendiside uzun vadede görecektir.Laila'lar açılır ve kapanır,insanlar yaşar ve ölür,devletler kurulur ve yıkılır.Ama düşünceler ve idealler hep vardır...

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK

Sayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 06/08/2003 :  08:42:30  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
hakan abi
son yazında baya kızmışsın senın hiç bu kadar ateşli yazını okumamıştım anlaşıldı sni bayaa kızdırmışız ama bizim senin gibilere o sordugun nedenlerin niçinlerin cevaplarını bulabilmek ve ilerleye bildiğimiz kadar ilerlememiz için ihtiyacımız var ilk etap ta bu ateşin tayyareci gruptan çıkması fikri banada biraz hayal gibi geldi ve senin "neden"lerine bende bir neden eklemek istiyorum
"NEDEN OLMASIN"

ARTIK ŞU KLAVYEDEN KURTULALIM
VE GÖKYÜZÜ İÇİN BİŞEYLER YAPALIM
NE OLURSA OLSUN ÖNEMLİ OLAN FİİLEN BİŞEYLER YAPMAK

sevgilerimle

fulasSayfa Başına Git

remziozturk
üye


Turkey
29 Cevap
Gönderilme Tarihi - 06/08/2003 :  19:17:31  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Merhaba arkadaşlar,

Korgeneral ve Hakan haklısınız, katılımıcı sayısı düştü ne yazık ki.

Peki burada hiç gerçek pilotların yazmadığı dikkatinizi çekti mi? (Formun kurulduğu ilk haftalarında bir kaç yazı yazan bir asker pilot yzb. ile Webmasterimiz Celal Uzar saymaz isek)

Mesela emekli olmuş ve artık bir yerde de uçmayan (ve çocuklarını da baş-göz etmiş emeklilik günlerinin keyfini çıkaran) pilotlarımız neden yazmaz, tecrübelerini paylaşmaz. "Merak ettiğiniz bi şey varsa sorun anlatayım gençler" neden demez?
Bu forumun varlığından haberleri mi yok yoksa internetle araları mı yok. Ya da burada yazmaya değer bulmayanlar başka nerede yazarlar ki?

Hayır, şunun için söylüyorum. Yabancı ülkelerin forumlarında her yaştan havacılık meraklıları ile her yaştan pilotunun bir araya geldiği yazışmaları imrenerek okuyorum da neden bizde de yok diye hayıflanıyor insan.


Mesela şöyle diyor adam o yabancı forumlarda: "arkadaşlar bir kaç gün sorunlarınıza cevap veremesem kusura bakmayın ailecek bir hafta on günlüğüne tatildeyiz" bir başkası yenidoğan çocuğunun resmini paylaşıyor "eğer bana yazdınız mesajlarınızda geçikme olursa sebebi budur" diyor.

Görünüşe göre hayıflanma sürecek gibi...

Remzi Ozturk

Sayfa Başına Git

hakan737
üye


Turkey
279 Cevap
Gönderilme Tarihi - 06/08/2003 :  21:26:21  Profili Göster  Ziyaret hakan737'ın Anasayfasını  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Evet Remzi hocam haklısınız. Sorun işte bu. Biz boşa atıp tutan bir milletiz. Yada "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" veya "armut piş ağzıma düş" bize en çok uyan atasözleri. Kimse bu laflardan gocunmasın. Her zaman iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırıyoruz. Bugün geldiğimiz nokta bireysel olarak tek tek bizlerin değil, sistemin senelerdir yanlış işletilmesine göz yumulmasında. Size çok komik bir duyumumu söyleyeyimmi? Bundan seneler önce THK'nın planör kursunda iken Türkiye'de bu tip sivil havacılık faaliyetlerinin , terör'e alet edilmemesi için özellikle kısıtlanmasıymış!!! İster söylenti olsun ister gerçek bugünkü konumumuz nedir? aynı yerinde sayan Türk Havacılığı. THK'yı felan bir kalemde geçin. Ben senede 1000 tane paraşütçü yetiştirdim alın bakın buda bilançosu demekle bu iş olmaz,nerde gerisi, kaç kişi aldığı kursun devamını getirebildi? koca Türkiye'de niye sadece bu iş 1-2 yerde yapılabiliyor?. Türkiyede havacılığı resmi elden tekelleştirdiğiniz bir kurumla sivil havacılık nereye kadar gider? Varmı Türkiye'de başka paraşüt planör kursu verebilen kendi pisti meydanı olan bir klüp kurum vs? yok zaten olamaz. Yamaç paraüşütünü felan bir kenara koyun, hala THK ile kendi aralarında gidip gelen danışıklı döğüş , sayıca fazla oldukları için THK sesini çıkaramıyor hepsi bu ama hiçbirinin resmi olarak bir tanınmışlığı yok!

Arkadaşar gelin burada bir asker-sivil pilot tartışması başlatalım. Çok kolay atın bir laf bakın bakalım kaç kişi yazıyor ama REmzi hocanın dediği gibi emekli olmuş veya aktif iki çift laf edebilecek kimse tenezzül etmiyor. Etmiyor aynı zamanda etmesini gerektirecek bir mraklı kitleside yok zaten. O kimsenin beğenmediği sanal havacıların forum sayfalarında bile havacılığın teknik ve uygulama yönleri daha çok irdeleniyor. Bir ara PPRN tartışma forumunda-ki burası gerçek pilotların tartışma sayfasıdır- olay döndü dolaştı yine kişisel çıkar, atışma, laf geçirme muhabbetine geldi. Oysa yabancı forumlarda konuşulan konuya örnek : A320 pilotları farklı ülkelerden farklı eğitm almış ve farklı şartlardaki meydanlara uçmuş diğer A320 pilotları ile iniş teniklerini tartışıyorlar. Bizde " bimemkim bi yere müdür olmuş , ben onu ciğerini bilirim beş para etmez.." öbürü cevap verir" ben onu tanıyorum sen çekemediğin için bilmemn ne diyorsun asıl bilmemkim sensin" kısır Türk mantığı ile havanda su dövme.
Bizde pek farklısını yapmıyoruz burada. İyi diyorsunuz hoş diyorsunuz "birşeyler değişebilir" . Hadi bakalım dediğinizde kaç kişi olacak. elektronik bir ortam nasıl gerçek dünyaya geçecek. Bunu bir başka topic'de anlattım. Hava şehitleri için o kadar dil döküldü , yokmuydu bir allahın kulu genelkurmay enformasyon başkanını aratacak, oda gazetenin genel yayın yönetmenini uyaracak. Uyduruk bir gazeteciye bile diş geçiremedik bana göre havacılığın akışını nasıl değiştireceğiz. Aylarca dergideki köşemde Atatürk Havalimanında bir seyir terası yapılması için destek istedim. Şugün bile projesi nerden girilip nerden çıkılacağı kafamda proje olarak hazır. Bilenler için yeni iç hatlar terminalınin altıgen terası. Buradaki foodcourt'a çıkan merdivenler ile terasın çıkışı aynı yerde. Eskiden foodcourt'a çıkış serbestti şimdi güvenlik geçisinin arkasına alındı(nedendir hala anlamam)Bu teras çok kolay halledilebilecek birkaç güvenlik ve ziyaretçi seyir düzenlemeleri ile halka açılabilirdi. Buyrun size havacılık için bir adım. Sadece kişisel olarka tanıdığım 3 kişi (2si pilot biri tayyareci üyesi) dışında bir tek dahi mail veya destek almadım . Bunu hayata nasıl geçireceksiniz? daha başka elinizden geleni söyleyeyim; "Hamili kart yakinimdir" veya her zamanki Türk usulü ile "bir yerlerde hatırı sayılır abileriniz" olacak. Kurum ve derneklerden destekmi bekliyorsunuz ? unutun...

arkadaşlar en son artık bu noktada patladım. Artık ben bıktım. HEr sey ama hersey bizim değil hayatta hiç tanımayacağınız kişilerin iki dudağı arasında. Biz havacılık konusunda treni çoktaaaaaaaaaaaan kaçırdık. Bugün artık bizim jenerasyon için yapacak bir sey yok. Ancak bu satırları okuyan arkadan gelenler çarkların arasına girecekler ve bizim için daha düzgün dönmesini sağlayacaklar.
Ben bugün için hiçbir zaman bir havaalanının en güzel yerinde şu yazıyı göremeyeceğim;
Ocak 2000 , SAn Francisco international havalimanının 01L/R pist başı, piste 100mt'den yakın bir noktadaki tel örgünün üzerindeki tabela;
dikkat , sadece uçak seyretmek için gelen ziyaretçilere aittir

yazacak o kadar çok şey içimizi dökecek o kadar çok konu varki nereden başlasak konu bambaşka bir noktaya geliyor ama önemli olan şu . Neyi ne kadar istiyoruz, ve gerçekten etrafımızdakiler bunu bizim kadar istiyormu? eğer istiyorlarsa kanıtlamak için neyi bekliyorlar?


Hakan737Guven
virt.capt.pilot/virt.air traffic contr.
Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 07/08/2003 :  20:25:10  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Remzi Bey haklıdır, askeri havacılar-sivil havacılar,sivil hayatta bröveliler brövesizler ayrımı var.Biliyor musunuz FREUD'un psikanalizleri bize gösterir ki biz insanlar tamamen içgüdülerimize göre ben merkezcil yaratıklarız,tıpkı diğer tüm hayvanlar gibi.Ancak bu ben merkezcillikten kurtulamayan hemcinslerimiz toplum ve onunla beraber oluşturduğumuz sosyal çevrede;

başarıları,başarısızlıkları,ilgi alanları,yetenekleri,deri renkleri,dilleri, tikleri,fiziksel özellikleri,saç renkleri kısacası kendilerini diğer insanlardan ayırıp özelleştiren daha doğrusu özelleştirdiğini sandıkları şeylere
bağlanıyorlar.

Bu özellikleri bir ayırım aracı olarak kullanıyor , bu sayede de nefislerinin buyurduğu şekilde (buna ego tatmini de denir.) diğer insanlardan kendini ayırmış oluyorlar.

Bu ruh hali ya da doğa gereği davranışların sosyal hayatımıza ve insanlık tarihine etkileri çok çeşitli...Bu konuda Hitler'in nazilerinden tutun da Amerika'daki Ku Klux Klan örgütüne,köleciliğin yaygınlaşmasına,Haçlı seferlerine dek tarihten pek çok örnekler verebileceğimiz gibi, sosyal hayatımızın hemen hemen tümü bu ayrımlar ve ayrımcılıklara karşı ya da çıkarlarımıza göre onlardan yana savaşmakla geçiyor.İş yerinde,okulda,evde hayatımızın akla gelebilecek tüm safhalarında.

Biz bu tür hal ve davranışlara özellikle açıkça ve düşmanlıkla karışık sergilenmeleri halinde kompleks diyoruz.

Komplekslerin etkileri bir şeyler üretmek üzere ve paylaşıma dayanan kurumlarda,örgütlerde,fikirsel hareketlerde hatta devletlerde umumiyetle
yıkıcı oluyor.

Yani sonuç;bizim Türk havacılığı için bir şeyler yaparken temel alacağımız ilkelerden birinin ; "ne olursa ve kim olursa olsun kimseye imtiyaz tanımaksızın sadece havacılığa gönül vermiş bir insan olmasına bakarak herkesi eşit statüde saymamız" olacağını gösteriyor.

Bunu daha da açarsak; sayın Fuat Ulaş'ın deyişiyle biz yüreği kanatlı gençler olarak ama yerde ama havada ama sanal ortamda hepimiz bir amaç için Atatürk'ün gösterdiği yolda tek vücut olmalıyız.

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK

Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 07/08/2003 :  20:53:23  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Hakan Bey şikayetleri,dilekleri,umutları ve umutsuzluklarıyla (!) adeta içimize ayna tutuyor,hem de havacılığa gerçekten "gönül vermiş" bröveli ya da brövesiz herkesin içine...

Umumiyetle düşüncelerime tercümanlık yapsada (hislerime değil! :) ) özellikle yazıda dikkatimi çeken bölümü aşağıda tekrar yazmak istedim;


"arkadaşlar en son artık bu noktada patladım. Artık ben bıktım. HEr sey ama hersey bizim değil hayatta hiç tanımayacağınız kişilerin iki dudağı arasında. Biz havacılık konusunda treni çoktaaaaaaaaaaaan kaçırdık. Bugün artık bizim jenerasyon için yapacak bir sey yok. Ancak bu satırları okuyan arkadan gelenler çarkların arasına girecekler ve bizim için daha düzgün dönmesini sağlayacaklar.
Ben bugün için hiçbir zaman bir havaalanının en güzel yerinde şu yazıyı göremeyeceğim;
Ocak 2000 , SAn Francisco international havalimanının 01L/R pist başı, piste 100mt'den yakın bir noktadaki tel örgünün üzerindeki tabela;
dikkat , sadece uçak seyretmek için gelen ziyaretçilere aittir yazacak o kadar çok şey içimizi dökecek o kadar çok konu varki nereden başlasak konu bambaşka bir noktaya geliyor ama önemli olan şu . Neyi ne kadar istiyoruz, ve gerçekten etrafımızdakiler bunu bizim kadar istiyormu? eğer istiyorlarsa kanıtlamak için neyi bekliyorlar"

Hakan Bey sitemlerinde yerden göğe haklıdır ama çıktığı sonuçlarda değil,

*Her şeyden önce oraya o tabelayı astıracak adamın hayalinden bile geçmez özellikle o havalimanına inen uçakları izlemekten zevk alacak ve bunu iş edinecek insanların var olabileceği.O şahıs muhtemelen

"ulan allah ın uçağı işte iner kalkar ne halt etmeye bakacaklarmış hemide terörist merörist olmasın bu herifler başımıza iş almayalım bi de şunun şurası emekliolup yan gel osman yatmaya üç beş sene kalmışken"

şeklinde bir yorumda bulunuyordur bu konuda...

**Hakan Bey bu konuda yeterince insanın haklıda olsa arkasından gelmediğinden şikayet ediyor.Demek ortada bir irtibat ve dayanışma sorunu var.Bir sorun varsa şüphesiz o sorunun çözümüde vardır ve sorunlar insanlar çözsün diye vardır.

***Peki öyleyse soruna çözüm getirmektense isyan ve umutsuzluk niye?"Bizim jenerasyondan geçti artık" nasıl bir laf ya da mantıktır anlıyamıyorum hani sizin yaş seksen mi? Seksense ben seksen yaşında takır takır iş gören,üreten,çalışan,araştıran en az 100 tane adam sayabilirm size.(Bunların yarısı nobel sahibi-bir ksımı yetmişinden sonra)

Benim bildiğim bir jenerasyonun iş görebilirliği ve gelişim seviyesinden bir önceki jenerasyon sorumludur boynuz kulağı geçer lafı bu doğal durumu özetler.

Eğer ortada çözülecek bir sorun varsa ve bu sorun tüm memleketin hastalık gibi belini kıran bir sorunsa bildiğim kadarıyla bu sen-ben ya da senin jenerasyon benim jenerasyon meselesi değildir.Dolayısıyla o sorunun çözümünden o sorunun bir parçasını teşkil eden ve çözümünde bir parçasını teşkil edecek olan toplumun her bireyi sorumludur.

Ne demekmiş bizim jenerasyon,mücadele dediğin ömürlere sığmaz neymiş ki jenerasyon.Bir insan ömrü boyunca ortalama üç jenerasyonla beraber yaşar
herkes geçti benden diye kendinden sonraki jenerasyona işi devretse memleketin üçte biri iş göremez demektir.

Ben bu kanıyı ya da bu mazereti kabul etmiyorum,bu resmen işten kaçmaktır.Bizim için havacılık meselesi,denizcilik meselesi,medenileşme meselesi ya da başka bir mesele, bazı zımpara görmemiş odunlar bazı haklı isteklere olumsuz cevap verince değil umutsuzluğa düştüğümüzde biter.

İSTİKBAL GÖKLERDEDİR,
VE GÖKLER BİZİM OLACAKTIR...

Saygı ve sevgilerimle,
Mert ÇEVİK

NOT;Hakan Bey dilerim yeniden umudunuzu kazanır ve aramıza katılırsınız,idealist ve üretime yatkın insanlara bu adam yokluğunda şiddetle ihtiyaç duymaktayız...


Sayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 08/08/2003 :  07:10:13  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
bence hala hata yapıyoruz arkadaslar
bu konuyu burda oldugu kadar biraraya gelipte tartışmamız gerekmez mı
hakan abi sen celal abi ıstanbulda kim varsa

mert cim sende projenı ıstabula gonderırsın projenı ıstanbulda müzede bir araya gelip tartışır görüşürüz

ben hakan abinin ne kadar sitem etsede içindeki ateşim henüz sönmemiş oldgunu biliyorum

haydi iş başı yapalım artık

fulasSayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 08/08/2003 :  20:32:28  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Fuat arkadaşımız işe başlamamız gerektiği konusunda haklıdır.Ancak zamana ihtiyacımız var.Şüphesiz gerekli eksikler tamamlanınca herkesin karşısına bir kavramları tanımlayan bir teori ve eylem planıyla çıkılacak.Bugün için Hakan Bey'in veryansınları,Remzi Bey'in dikkat çektiği çalişmeler ya da mail gurunbunda rastladığım ve Gazi paşa havalimanının çürüdüğünden bahseden arkadaşın önerileri inanınız altın kadar değerlidir.Tüm bunlar bizim sorunlarımız,zaaflarımız,yumuşak karnımızdır.

Toplanmamız gerektiği muhakkak,dahsası bu toplantının bazı sonuşları getirmesi gerektiği ve harekete geçilmesi için bir başlangıç teşkil etmeside.Ancak bahsettiğim gibi biraz daha zaman gerek,bu arada lütfen herkes umutsuluklardan veya bu memleket adam olmaz kanısından vazgeçsin.Biz insanız ve insan olmanın gereği sorunları çözmektir,onlardan kaçmak değil.Eğer gençliğin ya da toptan tüm memleketin kendiliğinden adam olmayacağını idda eden arkadaşlar var ise onlara cevabımİ;"memleket adam olmazsa adam edilir" olacaktır.

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK


Sayfa Başına Git

hakan737
üye


Turkey
279 Cevap
Gönderilme Tarihi - 08/08/2003 :  21:26:38  Profili Göster  Ziyaret hakan737'ın Anasayfasını  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Hakan'in veryansinlari bitmeyecek arkadaslar. Evet icimdeki ates sonmedi ama cebimde PPL alacak 6000 dolar , sonrada herhafta yada ayda beni 2 saat ucuracak 250dolar oldugu zaman yeniden yasayanlar dunyasina donebilirim. Bunun en basit ve gercekci anlatimi bu olsa gerek. Yoksa istediğim kadar sanal havcilik ile ugrasayim istedigim kadar dergi kitap kurdu olayim, TV'de belgesel seyredeyim bunun fiiliyati olmadikca bir anlamida cok fazla yok.

Gelelim toplantiya. Tamam bir toplanti yapalim ama toplanti bir hafta sonu geleceğim diyip gelemeyen (herkesin kendine göre haklı bir sebebi olabilir, mazur görmek gerekli) eksikler ile hava müzesinde bir masa etrafında bardak bardak çay içip kurabiye yemenin, ikili üçlü gruplar halinde konu olmaksınız havacılığın her alanından konuşmanın Türk Havacılığını nereye götüreceğini sanıyoruz?!! Bundan önceki toplantılarımız öyle idi , hoş gerçi ortaya koymayı amaçladığımız bir çalışmamız yoktu. Diyelimki bu sefer var, yahu zaten birbirimiz bildiği bir konuyu yine birbirimize anlatmanın devamında ne olacak? buna "fare dağa küsmüş, dağın haberi olmamış" derler.
Öneri; bunu çok ciddi bir katılım ile sempozyum haline getirmek gerekli.
Kimler bu sempozyum'u ciddi olarak destekler. Tayyarecinin kökenini oluşturan hava kuvvetleri ve hava harp okulu olabilir ama proje fikir babası olarak tüm konu başlıklarının tüm konuşmacıların , medya-halkla ilişkiler-bsın-yayın organizasyonlarının sizlere düşeceğini hatırlatırım. Yoksa yukarıda defalarca savunduğum "havanda su dövme" işine devam ederiz. Masa başında 15-20 (maksimum) kişinin toplanıp şunu bunu yapmalıyız'ının ne faydası olacakki? (isterseniz "Hakan abi sende sıktın, iki kuruşluk bi zevkimiz var içine ettin yani" diyebilirsiniz, diyin)
ARTIK SONUCA GİDECEK ADIMLAR ATILMALIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIII bunu kunuşalım arkadaşlar. Eğer ciddi , ses getirecek bir iş olacaksa bu şekilde olmalı. Yoksa internette Türk Havacılığını kurtarmayı düşünüyorsanız o kolay hemen iki paragrafta biter gider. umutsuzluğum burada çünkü bizim toplumda katılım iş bittikten sonra vardır. Birileriniz vaktini, mesaisini bu işe harcayabilecekse, ortaya somut bir sey koyup bir afiş hazırlayıp:
Türk Sivil Havacılığı Nasıl Kurtulur, Amatörler Çözüm Üretiyor başlıklarını attığınızda saatini yerini belli ettiğinizde alkış tutacak çooook adam olacaktır ama ondan sonra sizin fikirleriniz değerlendirmeye alınması için sokakdaki amatör havacının değil, "büyük patronlar"dan birinin işi ele alması gerekir.

Geçtiğimiz senelerde be kendi başıma bir sanal havacılık sempozyumu hazırlamak istedim. Programı yaptım, bazı arkadaşlar yardımcı oldu ve planları yaptık. İŞ yer bulma, sponsor, (birçok masraf elbette olacak, sakın 0 maliyeti aklınızdan geçirmeyin) yiyecek içecek, protokol , sunum sistemleri vsvsvs . hepsini düşündük. İş bu kadar uğraşa gireceksek kaç kişi bu sempozyum'a gelir noktasında iken yaptığımız araştırmada sadece 12 kişi gelebileceğini bildirdi(tüm kullanılıcılara açık mail grubu ve forumlarda soruldu)
Bir sene sonra yine sanal havacıların bir çalışma grubu olan Türkiye Sanal Saha Kontrol Merkezi (TRVACC) olarak, belirli yerlerde belirli dostları olan arkadaşlarımız ile katılımcıların kaç kişi olacağını bilmeden bir "sanal havacılık çalıştayı" organize ettik. Sonuç olarak bu çalıştayın afişi hazırlanıp, günü , yeri ,saati, programı belli olunca katılımda gerçekleşti. Yani ortada birşey olması lazım.
Anlatmak istediğim enerjinizi, vaktinizi, fedakarlıklarınız harcadığınız zaman buna değmek zorunda. Ayrıca mesleğiniz olmayan bir konuda herkesin gerek yardım konusunda gerekse iştirak konsunda aynı şekilde ciddi bir katılımını ve mesaisini bekleyemezsiniz. Bu bir gerçek, alınmaca kızmaca yok. Ben size kendi deneyimlerimi ve görüşlerimi anlatmaya çalışıyorum. Ben şanssızlıklar yaşamış olabilirim, sizin daha sağlam bir çalışma grubunuz, güvendiğiniz bir şeyiniz vardır onu bilemem.

Son olarak sevgili Mert'in benim yazdıklarıma cevaben yaptığı eleştirilerde birşey dikkatimi çekti. Kısaca bir açıklama yapayım.

öncelikle ABD'de (malesef herseferinde bunu örnek vermek zorundayım, kahretsinki adamlar bu konuda verilebilecek yegane örnek)bir görev bilinci söz konusu. o tabelayı oraya asan adam ne yaptığını çok iyi biliyor ama işin daha önemlisi onun tabelayı oraya asması değil, o tabelanın oaraya asılış mantığında. Kim neyi nasıl düşünerek oraya o tabelanın asılışına karar veriyor? SAdece birkaç kendi gözlemim ile şunu söylemeliyim. Onlar havacılığı seviyor ve sevilmesine yardım ediyorlar. Bunu başka zaman örnekleri ile anlatırım ama kimse size silahının namlusunu dayamıyor "de get hemşerim ordan yassah , de get başımı belaya sokma"

ikinci olarak evet biz artık geçmiş bir jenerasyonuz. Bugün 1970'li olanlar artık kendi işlerini hayatlarını kurmuş olan kişiler. Bizler havacılıkla muhtemelen 18'Li yaşlarımızda tanıştık ama aradan geçen zamanda havacılığın lanakları bugünkü kadar bile değildi.Bugün neyden veryansın ediyorsan ogünlerda daha fazlasından ediyorduk. Şu an yaşı 30-35 arası olanların artık pilot olma hayalini -en azından bu işten ara kazanma amaçlı- bir kenara ciddi ciddi koymaları lazım. Alacağınız eğitim (meslek edinme koşulu ile) en az 2 sene ama sonra daha pişmeniz gerek sonra profesyonel olmanız için ya şansınız yad bir ton daha paranız olması gerek ama o zaman geldiniz 35-40 yaş aralığına. Eh artık bu yaşdan sonra pilotlukdan para kazansanız ne olur kazanmasanız..Genç olarak okulundan veya tecrubeli olarak asker olmadıktan sonra bu işe harcayacağınız para yaklaşık 50bin dolar, e bu arada nasıl geçinip ev kuracaksınız vsvsv. Yani 70'li(+/-birkaç sene) jenerasyon'dan bu iş 5-6 sene önce geçti gitti. Sportif havacılıktan başka şans yok diyeceğim ama bunuda tavsiye etmem. Çoluk çocuk sahibi kişilerin aile sorumluluğu olan kişilerin hayatlarını riske sokacak işler yapmaları çok iyi değil. Size birşey olurs aileniz ne olacak? Jenerasyonumuz artık miyadını doldurdu, doldurmak üzere, bundan sonra çok fazla hayır yok çünkü zaman su gibi akıp gidiyor. Şimdi zaman 20'li yaşlarını yaşayanlarda. Hayatını idame ettirme zorunluluğu olan milyonlarca kişiden birileriyiz. Bunun tek istisnası şartları , zamanı , bütçesi müsait olanlar ile sınırlıdır.

neyse biz yine havandaki suya dönelim, son topiclerde araya bir tek REmzi ağabey girmiş.çokmu kabul edilir şeyler yazıyoruz???



Hakan737Guven
virt.capt.pilot/virt.air traffic contr.
Sayfa Başına Git

Korgeneral
üye


USA
66 Cevap
Gönderilme Tarihi - 09/08/2003 :  05:28:49  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler en azindan katilimi biraz ateslemek bile beni mutlu etti. Havavilik meraki asker sivil ayirmaz.Benim en buyuk merakim askeri pilot olmakti askeri liseyi dereceyle kazandim gozlerim 1.75 astigmat oldugu icin saglik muayenesinde elendim ( buda ayri bir tartisma konusu ya), liseyi bitirdim yine sansimi denedim Hava harp okulunu kazandim yine kaybettim hep icimde ukte olmustur havacilik aski her turk gencinde oldugu gibi bende de askeri havacilik askiyla basladi 1977 de babamin bir arkadasinin oglunu gordum tegmendi F100 pilotu oldugunu ogrendim ve ogunden beri icimde bitmek bilmeyen bir ask dir.Bugun 37 yasindayim hala ne zaman bir ucak gorsem icim titrer.Benim gidemedigim hava harp okulundan mezun olan iki arkadasimdan birisi simdi Kayseride CASA larda ucuyor digeri Ankara'da F16 ogretmeni Kosova harekatinda 9.5 saat havada kaldigi icin Hava Kuvvetleri komutanindan odul alirken bende agladim.Hala her ucuslarinda ben ucuyormus gibi dua ederim. Yine bir yakin aile dostumun hava kuvvetlerinde cok yuksek rutbde komutanlik yapmis olmasindan dolayi belli basli uslerimizi filolarimizi ziyaret etme firsati buldum ne yalan soyleyeyim asker pilotlardan gordugum yakinligi sivil pilotlardan gormedim havacilik merakimi anlattigim her askeri uste misafirperverlik gordum( komutan aile dostumuzun haberi olmadan da uslerimizi ziyaret ettim) ama THY ile onlarca kez uctun ( 11 Eylul oncesinden bahsediyorum) her seferinde kendimi tanitip kokpiti ziyaret etmek istedigimi soyledigimde reddedildim.THK"na kurban bayrami disinda bir kez deri bagislamak istedim muhatap bulamadim. Bir keresinde Amerika donusunde KLM ile donuyordum ayni ricayi KLM pilotlarina yaptim beni kokpite alip( 1997 yilinda) kahve ismarladilar havacilik sohbeti ettik inanmiyacaksiniz tam 1 saat.Benim anlamadigim THY pilotlarinin cogu asker kokenli olamsina ragmen sivilken sivil halktan daha kopuk oluyorlar.Simdiki gencler cok daha sansli benim zamanimda sivil havacilik yuksek okuluda yoktu havaci pilot olmak istiyorsan asker olmak zorundaydik. Belkide bu yuzden havacilikla askerlik ozdeslesti.
Pilot olamadim ama ne oldugumu merak edenleriniz cikabilir Kalp cerrahi oldum. Bilmeyenleriniz icin soyleyeyim ameliyatlarda kalbi ve solunumu durdururuz kalp akciger makinasina baglariz hastayi ucaklardaki inis ve kalkis ( landing take off) nasil onemliyse hastayi kalp akciger makinasina baglamak ve bu aletten cikarmak oyle onemli ben her ameliyatimda bir F16 yi yda bir Airbus 340 indirip kaldirdigimi dusunurum hemsirelerim ve teknisyenlerim benim bu merakimi bilirler pompa teknisyeni ile benim aramda aynen pilot ile kule arasindaki konusmalar gecer.Flow u 3000 cc'ye e dus, 2000 cc'ye e dus , pompadan cik gibi terimleri ben alcalma orderleri gibi dusunurum.
Yazilarinizi okuyunca sizinle dertlesmek istedim.
Icinizdeki havacilik aski, vatan aski, ATATURK sevgisi eksilmesin
saygilarimla

Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 10/08/2003 :  14:34:51  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler,

Doğrusu benden yaşça çok daha büyük ve hayattaki konumları itibariyle şahsımla kıyaslanamıyacak seviyede öndeki kişilerle böyle paylaşımlarda bulunmak nasıl bulunmaz bir nimet anlatamam...

Her şeyden evvel,Hakan Bey ile bir irtibat sorunu yaşadığımı belirtmeliyim.Onun bizim kuşaktan geçti kavramıyla benim ki çok farklı...Hakan Bey in söylediği bağlamda sizin kuşaktan iş geçmiştir ama benim söylediğim bağlamda sizin kuşağa asıl şimdi iş düşmektedir.Elimizde bir yığın dinamik,verimli,bilgisiz ve bilinçsiz genç var.Bunların sahip oldukları iyi özellikleri kullanarak ve onların kötü özelliklerini (ya da işe yaramaz) sizin gibilerin bilgi ve deneyimleriyle işe yarar hale dönüştürürsek inanıyorum ki sizin o dediğiniz tabela o tabelanın asılması gereken mantık çerçevesinde yerine asılacaktır.

Dahası bu dediğim sadece Hakan Bey için değil burada yazan ya da yazmayan ama,
,havacılığı (sayın korgeneral misali...) hayatının her aşamasında sindirmiş olan her insan için geçerlidir.

THK'nın başarısızlığı teknik alandan ziyade halkı havacılıktan uzaklaştırması ve havacılık konusunda havacılığı bir kültür olarak özümsemiş insanlar üretmekten mahrum kalmasından kaynaklandı.

Sorun herşeyden önce insan kaynağında.Sonra bu kaynağı örgütlemekte.En son aşamada alet edevat ihtiyacı baş gösteriyor.Hakan Bey'de sürekli olarak kaynak sağlama ve bu kaynağı örgütleme aşamasında takılmamış mı?

Toplantı diyoruz,sempozyum diyoruz ama görüyorum ki herkes bu önerilerden adeta sıkılmış,çünkü gerisi gelmek bilmiyor.Bu noktada benim bir çözümüm var ve bu çözüm önerisi tamamlanır tamamlanmaz sizlerle paylaşacağım...

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK


Sayfa Başına Git

hakan737
üye


Turkey
279 Cevap
Gönderilme Tarihi - 10/08/2003 :  18:24:01  Profili Göster  Ziyaret hakan737'ın Anasayfasını  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Mert, senin benim sert çıkışlarıma bakma sadece artık içimdeki bıkkınlığı dizginleyemiyorum. Yoksa temel anlamda aynı fikirdeyiz. Sadece ben biraz daha umutsuzum. Onuda benim bir özelliğim olarak kabul edin. Ama sonuçta hala 4 kişi muhabbet ediyoruz.......neyse


Hakan737Guven
virt.capt.pilot/virt.air traffic contr.
Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 13/08/2003 :  09:56:58  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler;

Bu yazıyı okuyan arkadaşların fikrini almak istediğim için bir polemik başlatmak istiyorum;

Havacılığın gelişimi için öncelikle şart olan teorik gelişme mi? yoksa teknik olanakların mı ileri seviyede olmasıdır ?

**Sözünü ettiğim şey için ikisinin eş zamanlı yürümesi gerektiğini biliyorum ancak lütfen elinizdeki imkanlarla teknik olanakları yeter ölçüde sağlayamadığınızı varsayın.

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK

Sayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 15/08/2003 :  10:07:42  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
bence teorık gelısme sart elınızde teknık ımkan olsa bıle bunu bır sıraya ve duzene sokmanız sart bundan yola cıkarak ben teknık ımkanı dusensız ve plansız kullanırsanız ortaya cıkan cıkması gerekenden az olur

fulasSayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 19/08/2003 :  08:27:55  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Esasen teorik ve teknik gelişme, bu iki kavramda kesinlikle birbirine göbekten bağlıdır.teknik gelişme teorideki araştırmaları teorideki araştırmalarda teknikteki gelişmeleri tetikler.Ama Türkiye gibi belli konularda "3. dünya ülkelesi" seviyesindeki ülkelerin teknik alanda maruz kaldığı kısıtlamalar bu alanlara bağlı pek çok dalın gelişmesine mani olmaktadır.Dahası günümüz şartlarında hızla ilerleyen ve hayatın her alanına giren teknoloji her geçen gün hem ulaşılması daha güç hem de vazgeçilmesi daha zor bir kavram haline gelmektedir.

Peki öyleyse tüm gelişimi teknolojinin kendisine sunduğu olanaklara bağlı olan havacılık Türkiye'de nasıl gelişecektir?

Bugüne kadar yapılmış olanlarla gelinen seviye bir gelecek vaat etmekte midir?

Eğer imkanlar açısından bir gelecek görünse dahi acaba Türkiye'nin bugünkü günlük politikaları bu olanakları da (geçmişte olduğu gibi) köreltip yok etmeyecek mi?

Türkiye'de havacılığın kaderi ekonomik ve teknik kısıtlamalara bağlı olarak bir kişisel hobi ya da devamı gelmeyen kısıtlı çalışmalar olarak kalmak mı?

Ülkemizde aynı kaderi paylaşmakta olan, "denizcilik" başta olmak üzere nice teknik alanlar ve bu bağlamda sahip olunan imkanlar artan ihtiyaçlara rağmen iş göremeden öylece yatıcak mıdır?

Böyle bir durumda gittikçe artan bir grafiğe dönüşen Türkiye'nin dışa bağımlılığı sonunda Türkiye'yi bir sömürge-uydu devlet statüsüne mi taşıyacaktır?

Türk havacılığı böylesine hızlı gelişen bir ortamda mevcut teknik olanaklarını nasıl geliştirebilir ve bu gelişim minimum bütçe ve maksimum verimle nasıl gerçekleştirilebilir?

İşte ilk soruyu sorarken cevabını aradığım esas sorular bunlardı ve umuyorum bu konuda fikirlerini paylaşmak isteyen arkadaşlar mevcuttur...

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK


Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 20/08/2003 :  07:32:43  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler,

Sorularımın pek iç açıcı olmamasından mı yoksa ifadem de bir sorun olmasından mı bilemiyorum ama galiba biz bu konulara biraz fazla karamsar baktığımız için artık bunların vatan millet sakarya muhabbetlerini aşmayacağını düşünüyoruz...
en azından ben öyle snamaktayım...

Yine de ben kendi kendimle de olsa tartışacağım.:-) Çünkü en azından insan sıfatıyla doğrudan ya da dolaylı olarak katıldığım ortamlara kendimden, kendimce yeni bir şeyler katma isteği duymaktayım.Yanlış fikirlerim varsa ve bunları okuyan biri rast gelirse insan olmanın doğal eksikliklerine vermesini diliyorum.

Asıl konuya gelirsek,

Başka bir başlık altında Sayın Mehmet Cemil Kale Türk havacılığının sanayileşme sürecinde doğal olarak gelişebilecek bir unsur olduğunu bunun en önemli
sebebinin ise ekonomik olarak büyük desteklere ihtiyaç duyduğunu söylemiş...

Ben de aynı şeyleri düşünüyorum ama şu da bir gerçek ki bu ülke bir İngiltere,Amerika,Fransa,Almanya ya da Japonya gibi doğal bir evrim sürecinde sanayileşemez.İçeride ve dışarıda buna izin verilmediğini ta 1920'lerden beri süregelen bir dizi olay bize açıklamıştır.Hiç bir devlet Dünya'nın en kritik ve kararsız bölgesinin tam ortasında doğan bir güç istemez.Dolayısıyla kişilerin çabaları ancak ve ancak bizi belli ürünlerin taşeronluğundan ve piyasaya göre
bir takım ufak tefek tasarımlardan öteye geçiremez.

Ne teknolojiye yetişebilir ne de ona sahip olabiliriz.Öyleyse başkalarının düşüncelerinin gerçekleştirilme sürecinin ameleliğinden başka ne kalır bize?
Şu an teknolojiye her alanda ne derece hakimiz sorusuna verilecek cevap Türkiye'deki üniversitelerin yüzde kaçı gerçekten bilim yapıyor sorusuna verilecek cevabın aynısıdır.

Fazla açılmaya gerek yok,Türkiye'de dünya çapında iki üniversite bilim yapıyor,geri kalan 80'den fazla üniversite ise meslek yüksek okulu görevi görüp işsizlik rakamlarının büyümesini önlüyor.

Tüm bu bilgilerin ışığında ben şahsım adına tek bir gerçeğe ulaşıyorum o da ;"Türk Havacılığı Sanayilemenin evrimsel bir sonucu olarak ortaya çıkmayı beklerse daha çok bekler."," Türk Sanayisi de aynı evrimsel sürece umut bağlarsa yukarıdaki taşeronluk rolünden öteye geçemez."

Sanayileşme sürecimizle havacılığın birbiriyle doğrudan bağlantılı olduğunu inkar etmiyorum.Ama benim önerim sanayileşmeyi beklemeksizin bir adım önden gidebileceğimizdir.Çünkü sanayileşmenin getirilerini öngörebilmemizi sağlayan gelişmiş modeller vardır elimizde. (Atatürk'ün Batı'yı model almaktaki kastı bence budur.)Bu öngörüler yardımıyla sanayideki veya ekonomideki gelişimleri beklemeksizin havacılığı geliştirmek için bir takım çabalara girişebilir hatta gerekli dirlik ve düzeni sağlayabilirsek başarılı dahi olabiliriz.

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK


Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 20/08/2003 :  14:12:00  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla

Bugün için Türkiye'nin içinde bulunduğu imkansızlıkların bize gösterdiği tek şey paranın yegane güç olarak göz önüne alınmaması gerektiğidir.Çünkü iş bilime,Ar-Ge ye para vermeye geldiğinde ülkemizde bu konulara ayrılacak paralar gecelik faizlerin ödenmesine ya da dış borçlarımıza gittiğinden Türk Havacılığı,Türk Denizciliği,Üniversitelerin Araştırma masrafları,Eğitim merkezleri,Sosyal yardımlaşma ve dayanışma gibi konulara bulunabilecek para kaynağı çok çok kısıtlıdır.

Şüphesiz ekonomik güç olmaksızın ilerleme özelliklede teknik tabanlı alanlarda bir noktaya gelip tıkanacaktır.Ancak bir de şu vardır ki; eğer para yok işte yok diyerek bağımsızlık ve çağdaşlaşma adına yapılan mücadelelerden kaçılsaydı şüphesiz bugün ne bir Türkiye Cumhuriyeti var olurdu ne de Anadolu'da bir Türk Milleti.

Sözünü ettiğim fedakarlık ve mücadele ; bazı kişiler bazı muhterem şahıslar çıksın kendini malını,mülkünü feda etsin çocuğunun rızkından kessin tüm hayatı boyunca "uçsun" anlamında değildir.Bugün kişi namzetleri olarak elde edilemeyen güç, dayanışma ve bu dayanışmanın kurumsallaşması anlamında hayal dahi edilemeyecek boyutlarda sağlanabilir.

Ben inanıyorum ki zorluklar hayatımızın her aşamasında vardır,ancak onların çözümüde yine o hayatın kendisindedir.Bu zorluklar ve onları aşma isteğine kısaca hayat mücadelesi diyoruz.Benim de burada anlatmaya çalıştığım şey bir hayat mücadelesinin verilmesidir.Ancak bu mücadele bir kaç çocuğun geleceği için kişiler çapında değil,nesillerin daha iyi yaşaması adına ulus çapında verilecektir.

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK


Sayfa Başına Git

Konu 4 Sayfa Uzunluğunda:
  1  2  3  4
 
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Printer Çıkışı Al
Sıçra:

Tayyareci Forum : İKOVAN BİLİŞİM

Go To Top Of Page
Snitz Forums 2000