ANASAYFA
Anasayfa | Forum Anasayfa | Profil | Kayıt | Aktif Konular | Arama
Kullanıcı İsmi
Şifre:
Şifremi bu bilgisayarda hatırla! 


Şifrenizi Unuttunuz mu?

 Bütün Forumlar
 GENEL KONULAR
 bu tarihçilerin hapsi böylemi ?
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Printer Çıkışı Al
Sayfa: 
of 3
Yazan Önceki Konu Konu Sonraki Konu  
messerschmitt
üye


Turkey
66 Cevap
Gönderilme Tarihi - 23/09/2003 :  19:14:58  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
arkadaşlar bu sitede yazdığımıza göre kimsenin havacılık sevgisinden ve uçma tutkusundan şüphe etmiyoruz herhalde.
bilirsinizki efsane başka şeydir tarih daha başka.

ben havacılıkla ilgilenmeye başladığımdan beri(15 yıl oldu) hezarfen ahmet çelebi ismini daima duymuşumdur.daha öncede duymuş olabilirim ama o zamanlar gerek tv kanallarının azlığı gerek çocuk denilecek yaşta olmam sebebiyle dikkatimi çekmemiştir.görenler bilir, istanbul havacılık müzesinde hezarfen çelebi'nin galata kulesinden yaptığı düşünülen uçuşa dair bir canlandırma, maket mizansen var.yani bu olay havacılığımızın temeli olan hava kuvvetlerimiz tarafından kabul edilmiştir zaten.bunun tarihi bir gerçek olup olmamasınında artık çok büyük bir önemi kalmamıştır, dünyanın her yerinde olduğu gibi bizimde bir takım kahramanlarımız ve efsanelerimiz olacaktır elbette.kimsenin buna bir şey dediğide yok zaten.

ama bilimsel geçerliliği olmayan hikayeler malesef efsane olarak kalır.eğer bugün hezarfen çelebi'nin uçuşu kanıtlanabilirse ne mutlu.adımızı dünyaya bir kere daha duyururuz.eğer bu uçuş kesinse niçin bunu dünyaya bangır bangır ilan etmiyoruz!

ben kişisel görüşümüde izninizle yazmak istiyorum.hezarfen çelebi'nin kendi yaptığı ve uçtuğu iddia edilen alet bugünkü deltaplan benzeri birşey.benim bildiğim bu aletle öyle küt diye çatıdan atlanmıyor.bir iki adımda olsa koşmak yürümek gerekiyor.galata kulesinde böyle bir yer varmı?ben bilmiyorum.varsa bilen yazsın.söylediklerimi geri almaya hazırım.ayrıca o aleti nasıl sığdırdın oralardan, nereden çıkardın dışarıya.kapıdan geçmez, pencereden geçmez.niye galata kulesinden atladın?çayırda çimende hiçmi antrenman yapmadın?yaptıysan bunu kimse görmedimi?yaptığın şeyin bir ilk, tarihe geçecek bir olay olduğunun farkında değilmiydin?böylesine ileri görüşlü bir mucit planlarının bir kopyasını saklamazmı, yaptıklarının günlüğünü tutmazmı, bunları gözü gibi saklamazmı?bizim tarihimiz bu kadar mı sahipsiz?bir allahın kulu bunu yazmazmı?hem olay istanbul'un göbeğinde olduğu, yüzlerce kişinin gördüğü söyleniyor.

daha öncede yazdım.benim tarih bilgim yetersiz.ama bu sorular hemen aklıma gelen ilk sorulardır.uzmanlığı tarih olan bir profesörün kendi sorularını bir düşünmeye çalışın.ve elinin altındaki kaynakları ve kaynakları nereden bulabileciğini bildiğini düşünün.biz burada futbol fanatiği gibi bir takım iddialarda istediğimiz kadar bulunalım.zerre önemi yok.elinde bir kaynak olan varsa buyursun yazsın.bilmeyende bilmiyorum deme cesaretine sahip olsun.herşeyi bilmek zorunda değilsiniz be kardeşim!varmı tarih profesörü aramızda?
daha önceki ilk hava şehitlerimizin kabirleri ile ilgili olan konudaki muhataplarımızın konudan bi haber gazeteciler olduğunu hatırlatırım.bu sefer durum farklı.karşımızda saygın bir tarih profesörü var.konu beyin ameliyatı değilki uzman hata yapsın, yanlış bi yerleri kessin biçsin!adam gitmiş incelemiş, okumuş ve bu efsanenin gerçek dışı olduğunu anlamış ve bunu günyüzüne çıkarma kararını vermiş.elinizde ispat olarak sunamayacağınız belgeler olmadıktan sonra soruyorum size, bir magazin yıldızı gibi abuk subuk iddialarda bulunabilirmisiniz?hele ki halkın kahraman olarak kabul ettiği bir efsane hakkında!

gerçekler hoşumuza gitmeyebilir ama gerçekliği değişmez.bu olay gerçek olmasa bile hezarfen çelebi efsanesi güzel ve hoş bir hikaye olarak belleklerimizde kalmalı diye düşünüyorum.

Sayfa Başına Git

gurkancetin
üye



39 Cevap
Gönderilme Tarihi - 23/09/2003 :  22:04:28  Profili Göster  Ziyaret gurkancetin'ın Anasayfasını  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Onu bunu bilmiyorum da Yusuf Kahvecioglu'nun YuKa ucaginin uctuguna inaniyorum. :)

Gurkan

Sayfa Başına Git

messerschmitt
üye


Turkey
66 Cevap
Gönderilme Tarihi - 24/09/2003 :  18:54:41  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
o uçak uçtu tabiki.benim elimde o uçağın yapılışının ve uçuşunun anlatıldığı eski uçantürk dergileri var.balkondaki martılara bakan yuka sahibinin fotoğrafı halen aklımdadır :)

Sayfa Başına Git

remziozturk
üye


Turkey
29 Cevap
Gönderilme Tarihi - 24/09/2003 :  20:56:34  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Hezarfen Ahmet Çelebinin uçup uçmamasından daha da önemli ve vahim bir gerçk var.
O da bugün bile uçamayan Türklerin varlığı.....

Sayfa Başına Git

Hazindak
üye



6 Cevap
Gönderilme Tarihi - 28/09/2003 :  15:50:54  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla

Evliya Celebi'yi okuyanlariniz bilir: hazret, yuksekten atmayi seviyor!
Hezarfen Ahmet Celebi'yi de Galata Kulesi'nden atmis, Uskudara kondurmus. Hos bir hikayedir, boyle bir seyin bir Osmanli yazarinca dusunulmus olmasi bile ilginctir.

Bazi saflar bunun iman gucuyle olabilecegine inanabilirler.

Selimiye'nin kubbesinin bugun bile kimse tarafindan insa edilemeyecegini iddia eden arkadasa: Ayasofya'nin kubbesi Selimiye'ninkinden daha buyuktur ve Yunanli mimarlarca Selimiye'den yaklasik bin yil once insa edilmistir.

Tabii dunyada Selimiye'ninkinden daha buyuk pek cok baska kubbeler oldugunu da unutmayalim. mesela Vatikan'daki Aziz Peter Kilisesi'ninki.

Ucabilmek icin once yere basabilmek lazim.


Sayfa Başına Git

mehmetcemilkale
üye


USA
166 Cevap
Gönderilme Tarihi - 28/09/2003 :  15:58:40  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Selimiye ile Ayasofya ayri seyler. Selimiye kubbesi yekpare, Ayasofya' nin kubbesi yekpare degil. Bu yuzden de bu kiyaslama saglikli degil. Ayrica tarihini hatirliyamiyorum ama yanilmiyorsam Ayasofya' nin kubbesi bir depremde catlamisti, bu yuzden yeni bir kubbe yapildi, ama yine de yekpare degil. :)

Hazerfen ucmus mu ucmamis mi bir yana, kiyaslamalar yaparken, kiyaslanan kriterleri bilelim. Selimiye kubbesi, yekpare olarak, caminin tepesine oturtulmustur, bu da bugun bile yapilabilmesi zor bir sey.

Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))Sayfa Başına Git

wing
üye


Turkey
49 Cevap
Gönderilme Tarihi - 28/09/2003 :  19:55:36  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
sevgili Hazindak 'a ;
Yazdıklarından anlaşılıyorki sen de atmayı seviyorsun eksik bilgilerle yanlış tarihlerle bulanık suda balık avlamaya çalışıyorsun ancak ,verdiğin örnekler anlamsız ve ikna edici değil gerçekten ortamı aydınlatmayı düşünüyorsan bir zahmet biraz araştırma yapıver Ayasofyayı ,Selimiyeyi ve Sultanahmet' i bir mimarlık fakültesine git ve sor bakalım üzerinde onlarca araştırma yapılmış eserlerin aralarındaki fark ne imiş ,sonra gel düşüncelerini belirt ,Ayrıca hâlâ Hezarfen 'in uçtuğundan şüphe ediliyor hayret birşey ya....
1903 yılında Wright kardeşler deniz kıyısında motorla 1 metre yükselip , 20 metre yerden kesilmişler bu olay motorlu uçuşun başlangıcı sayılıyor, yüz yılın uçuşu oluyor da Hezarfen Galata kulesinden sadece kendini atsa gene 5-6 metre ileriye düşer ,öylebile değil üstelik kanatları ile atlamış o tarihlerde foto vs..yok basım makinesi yok ,sadece elyazması eserlerle günümüze ulaşıyor olaylar fotoğrafı yok diye tüm tarihi yok mu sayıyoruz ! Anlamak gerekiyor tarihi mümkün olduğunca canlı ve hakiki tutmak sahte yorumlar ve fikirlerle değişimlere direnmek gerekiyor ,dışarıda 20 metre uçtu diye kahraman ilan ediliyor insanlar bunu aklınızdan çıkarmayın ve değerlerimize sahip çıkalım ; bulanık suda balık avına çıkanlara dikkat edelim ....

Hava açık ,rüzğar 4 kn mutedil ,pist on-sekiz kalkış serbesSayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 30/09/2003 :  09:48:06  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sadece Wright kardeşler konusunda yazacağım;

Arkadaşlar,

Havacılık bir ilimdir,ayrı bir mühendislik kolu teşkil eder,Wright kardeşlerin literatüre girme sebebi havacılık ilmine dayanan,mühendislik hesapları ortada bir tasarım yapmaları ve bu tasarımı iyi kötü bilimsel bir test ortamında denemeleridir.Havacılık ilmi Otto Lietrich isimli bir Alman Bilimadamının Newton yasalarını temel alan Uçuş statiği açıklamasıyla başlar.

Dolayısıyla lütfen bilim ekseninde değerlendirme yapın. (gerek tarih gerekse havacılık konularında)Ötesi bence "geyik muhabbeti" dir.

Saygılarımla,
Mert ÇEVİK

Sayfa Başına Git

wing
üye


Turkey
49 Cevap
Gönderilme Tarihi - 01/10/2003 :  11:47:46  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sayın Mertçevik
Siz eğer Wright kardeşlerin 20 metrelik hatta daha az olan uçma ile uçmama arasındaki olayını bilimsel kabul ediyorsanız yapacak ve söyleyecek bişey kalmıyor ayrıca onlar Amerikada ilgi görmeyip Fransanın sahiplenmesi ve desteklemesi ile bişeyler yapabilmişlerdir (Havacılığın asıl beşiği Fransadır) bu bir; ikincisi insanlı uçuş yapan hava araçlarından önceki senelerde belkide duymadığınız bir noktayı belirteyim öncelikle Türkler Orta Asyadan beri avcı kuşları besleyip av yaptırma konusunda ve hava koşullarına uygun yerler bulma gibi uğraşlar içersinde (bugün dahi karadeniz bölgemizde ve doğu Anadoluda bu kuşlar kullanılmakta ayrıca yurdumuzun bütün illerinde güvercin beslenmesi ve uçurulması yaygın olarak yapılmakta kuşlar kafesden salınırken hava koşulları kontrol edilmekte ,kuşların uçuş karekteristikleri çok iyi gözlemlenmekte bu bilimsel değilmidir acaba?
Ayrıca tekrar belirteyim insanlı hava aracından önce model uçuş yapan oyuncak tarzı araçlar zaten yapılıyordu hatta lastik motoru ve pervaneleri olanlar dahi vardı ,bu araçların şekilleri kuşlara benzetilerek havada süzülmeleri sağlanıyor ve ağırlık merkezlerinin nasıl olması gerektiği biliniyordu bunların bilimsel olmadığını söyleyemezsiniz ...
Ayrıca bilimsellik o anki şartlar doğrultusunda oluşan kurallardır uçaklar fly by wre sistemlerinden önce mutlaka dengeli yapılması gerekirken günümüzde pilotların manuel olarak asla uçamayacakları garip şekillere dönüşmüştür yani bilimsel kurallar, bulunan yeni mekanizmalarla geçerliliğini kaybetmiş yerine yeni kurallar veya kural dışı (uçuşa aykırı )modeller oluşturulmuştur bu yöntemi geriye doğru işletirsek wright kardeşlerden önce olan uçuş kuralları aslında temelini kuş gözlemlerinden alan çalışmalardır çünkü doğanın uçabilen kusursuz makineleri o sıralarda kuşlardır Hezarfende uçabilmek (süzülebilmek)için doğal olarak en direk yolla kendisine kuşları örnek almıştır ..
Bizim yanlışa düştüğümüz nokta sanki o dönemde bütün uçuş kuralları tesbit edilmiş bu kurallara uyulmamışda uçulamamış gibi düşüncelerin olması ,oysa aksine asıl bu işin ustaları olan kuşlar bizzat örnek alınmış ve zaten çağlarboyu kuşları atalarımız devamlı uçurmuşlardır ...
Gelelim asıl konuya beni üzen forumda bir yere varamayışımız ve geyik muhabbeti olarak nitelemelerdir zaten konuyu üç_dört kişilik hale getirdik bari geyik deyip daha anlaşılmaz olmayalım illa bilimsellik deyip bilimsel olmayan koşullar oluşturmayalım ,haberleri dinlerken bilimsellik arıyormuyuz acaba ya da hayatımızda ne kadar bilimseliz de (mesela beslenme ,sigara,uyku, spor vs...) Okuduğumuz yazılarda bilimsellik arıyoruz?Bence bilimselik denen kurallar kendiliğinden vardır zaten yaratılamaz yani bi şey uçuyorsa zaten bilimsel olarak o kurallara uymuş demektir uçtuktan sonra bu bilimsel kurallarlamı uçtu diye düşünmek saçmadır....


Hava açık ,rüzğar 4 kn mutedil ,pist on-sekiz kalkış serbesSayfa Başına Git

Hazindak
üye



6 Cevap
Gönderilme Tarihi - 01/10/2003 :  20:59:14  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla

Selimiye'nin kubbesi yekpare mi? :) 33 metre capindaki kubbeyi hangi malzemeden oymuslar peki? Bu da Ahmet Celebi'nin iman gucuyle ucusu gibi bir inanc mi yoksa?

wing rumuzlu kisiye: "atmayi seviyorsun" diye baslayan Selimiye hakkindaki cumlelerin bana kisisel saldiri haric hic bir sey ifade etmiyor.

Hezarfen'e gelince... "Elyazmasi eserlerle gunumuze ulasiyor" dedigin kisi hakkinda tek (bir, sayiyla 1) adet kaynak vardir: Evliya Celebi'nin abartilarla dolu kitabi Seyahatname. Bu kitap akil disi ve abartili hikayelerle doludur (kendiniz okuyabilirsiniz, gunumuz Turkcesine cevrildi). Hal boyle iken, modern motorsuz araclarla bile gerceklesitirilemeyen bir ucusu, 17.yy'da bir Osmanli'nin yaptigina inanan kisiye "saf" demek hafif kalir.

Osmanli kaynaklari muhtelif konularda yanlis bilgi doludur. Bunlardan biri de "Selimiye'nin kubbesinin Ayasofya'ninkinden buyuk" oldugu iddiasidir (ki modern Turk tarih ve mimari kitaplarinda bile gorulen bir iddiadir). Tabii gidip olcunce oyle olmadigi goruluyor, ama ne gam! Mimar Sinan "benimki daha buyuk" :) dedi ise, o yuce sahis nasil yanilmis olamaz, dogrudur, arastirmaya gerek yoktur!

Bir de.. Birilerine saldirmadan once ne demek istedigini anlayin. "Hezarfen hic yasamadi", "Hezarfen ucmadi" demek ile "Hezarfen Galata Kulesinden Uskudara ucmus olamaz" demek ayri ayri seylerdir. Ben ilk ikisini iddia etmedim ama ucuncu gorusteyim.

Sayfa Başına Git

wing
üye


Turkey
49 Cevap
Gönderilme Tarihi - 01/10/2003 :  22:22:02  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
HAZİNDAK'A
Ben isteristemez konuya taraf olmak durumunda kaldım ama sizin söylem tarzınız da benim için hiç bir şey ifade etmiyor,yaptığınız sadece bir üst forumda yazılanların aksine iddialar dile getirmekten ibaret ak desem kara diyorsun burada kabul etmek zorunda olunan noktayı belirttim bu ortamda bir yere varılamaz ..
Tekrar ediyorum o zamanki ortamı anlamak için çok geniş düşünmek gerekiyor örneğin şu anda Galata kulesi binaların ararsında neredeyse kaybolmuş durumda o zamanlarda ise bölgenin en yüksek yapısı kulenin çevresinde tek bir yapı yok ...
Peki şunu biliyormusunuz 1938 tarihinde bizzat bizim yaptığımız çok basit sepetli(oturma yeri kanadın önünde sepet şeklinde kontraplak) bir planör ile Eskişehir- İnönüden Kayseriye 466 kmlik mesafe motorsuz uçuldu...
Başka bir pilotumuzda 12 haziran 1938 günü havada 14 saat 20 dakika ile dünya rekorunu kırdı....( ve bunlar ispatlı :))))..
Bir de uçuş diye bir olayın olmadığı bir zamanda Evliya Çelebi neden böyle bir şeyi aklında hayal etmiş ve yazmış nasıl düşünebilmiş? Latife mi yapmış ya da gelecek nesillere bir bilmece bırakayım okusunlar da kafa yorsunlar demiştir herhalde benim gibi saflarda ! hemen inanır ama zeki ve akıllılar bu gün İnönü ovasında saatlerce havada uçan liseli gençlere dahi gözleri görmeden inanmazlar yapacak bişey yok sanırım...


Hava açık ,rüzğar 4 kn mutedil ,pist on-sekiz kalkış serbesSayfa Başına Git

mehmetcemilkale
üye


USA
166 Cevap
Gönderilme Tarihi - 02/10/2003 :  04:02:29  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Selimiye'nin kubbesi yekpare mi? :) 33 metre capindaki kubbeyi hangi malzemeden oymuslar peki? Bu da Ahmet Celebi'nin iman gucuyle ucusu gibi bir inanc mi yoksa?

Bu benim iman gucu inancindan cok, okudugum kitaplardan aldigim verilere dayaniyor. Konu hakkinda daha fazla seni yormak istemiyorum, olay saptirilmaya basladi.

Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))Sayfa Başına Git

mertcevik
üye



136 Cevap
Gönderilme Tarihi - 03/10/2003 :  19:11:30  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Sevgili Tayyareciler ve "wing",

Önce şunu belirteyim Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde geçen meseleye kimse uydurmadır demedi diyemezde ama o seyahatnameye göre oturup bu olay olmuşta diyemez yani o seyahatnameye göre kimse şu olmuştur ya da olmamıştır diyemez.Sayın Bülent Yılmazer ve benim işin başından beri belirtmeye çalıştığımız da budur.Seyahatname "bilimsel" açıdan yetersiz bir dayanaktır başka bir resmi kayıtla desteklenmesi şarttır.Olmadı başka bir belge (ama gravür ama başka bir seyahatname) ile desteklenmesi gerekir ki bu bile yetersizdir.Olay bir onur meselesiyse yani bilimin yetki alanından çıkıp gelecek nesiller için bir "motivasyon" sorunu ise daha önce yazmış olduğum illegal yolların kullanımı bence o kadar da ahlak dışı değildir.

Bundan gayrı;

wing arkadaşımız beni anlamamış.Daha doğrusu "bilimsellik" kavramını anlamamış.
Wright kardeşler yaptıkları aracı en kaba haliyle de olsa(ki araçta kaba) temel fizik kanunlarını dayanak alarak yapmış mı hesapları belli mi,bunun belgeleri ortada mı,bundan önce kimse hesap kitap kullanmadan bir tasarım ya da başarılı bir tasarım ortaya koyamamış mı.Mesele bundan ibarettir.Geri kalanı bilimin gözünde,ancak fikirdir.Ben şimdi arkadaşımızın getirdiği tüm örnekleri birer birer karşılıyabilirim çünkü benim için matematik kullanılmamış hiçbir girişimin "fikir vermekten" gayrı anlamı yoktur.Ağırlık merkezini hesaplamak,bir şeyleri gözlemlemek bunlar yetersiz ama bana dersen ki adam bak kanat profili üzerindeki basınç farkını düşünmüş,kanat alanını ağırlığa göre hesaplamış,pervaneye "air-screw" hareketi yapacak şekilde hatve vermeye çalışmış
tüm bunları birleştirip kuvvet dengesi çıkarmış ya da çıkarmaya çalışmış ve bunlarında hesapları buradadır işte o zaman bu adam bir uygulama yapmıştır.Bunlar yoksa yapılan sadece bir fikirdir başarıya ulaşsa dahi bu sadece şartların hazırladığı bir tesadüftür.Ha bu arada ben sadece havacılık hatta motorlu uçuş için konuşuyorum,bu dediğim yöntemleri sadece yaşadığımız yüzyılda değil medeniyetin ilk zamanlarından beri kullanıyorlardı insanlar.

Aslında wing in cevabını okudukça yazıyı nereden değerlendireyim şaşırıyorum yani ne demek bilimsellik zaten vardır?Bilim insanoğlunun doğadaki olayları matematik vasıtasıyla açıklamasıdır.Daha bu konuda kavram kargaşası içindeyiz,eğer günlük hayatımıza bilimi sokamıyor onu aramıyor,bizimle beraber kendiliğinden ortaya çıkan bir şey falan olduğunu iddia ediyorsak bunun tek sebebi bizim okumaya,bilime,araştırmaya,öğrenmeye olan yabancılığımızdır.Biz bu dediklerimize ihtiyaç duymadığımız için şu an bir üçüncü dünya ülkesinde yaşıyan sanayileşme sürecini tamamlıyamamış,özgür bir siyasi iradeye sahip olmayan, başkalarından para almak için ordusunu savaş hattına süren bir toplumun parçasıyız.Bilim bize bu kadar uzak olmasa zaten şu an sanayileşmiş,üniversitelerinde adam gibi ArGe yapılan,Şeyhlerin şıhların rağbet görmediği bir ülkede yaşardık.Bu tartışmalarda çok daha ciddi ortamlarda yürürdü.

Kusura bakmayın dost acı söyler...

SAYGILARIMLA,
MERT ÇEVİK

Sayfa Başına Git

Hazindak
üye



6 Cevap
Gönderilme Tarihi - 04/10/2003 :  19:48:38  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla

Madem bu ucus mumkun, nicin kimse tekrarlamiyor?

Ve gunumuzde birisi bunu yapabilseydi dahi, modern malzeme ve aerodinamik bilgisi kullanarak yapabilecekti. 17. yy'da bunlarin hic biri yoktu.

Evliya Celebi'nin bunlari nasil dusundugune gelince... Kanat takip ucma fikri antik Yunan mitolojisine kadar geri gidiyor aslinda. mesela ikarus, balmumuna taktigi tuylerle kendine kanat yapmis ve ucmayi basarmistir.

Evliya'nin yasadigi yillarda italya'daki ronesans, sadece sanatlarda degil, bilimde de muthis bir atilim saglamistir. Nitekim Leonardo da Vinci dahil, cesitli batili bilim adamlari ucus fikri uzernde dusunmuslerdir. Hatta Leonardo'nun kanat takip ucan adam resimleri bile vardir.

Osmanlilar ise guclerinin zirvesinde olmalarina karsin, her alanda Bati'nin gerisinde kalmak uzeredir. Buna karsin, ticaret ve denizyollari sayesinde Bati'dan tamamen kopuk degillerdir. Bir ihtimal (ki istanbul Kanatlarimin Alinda filminde savunuldu) Hezarfen Ahmet Celebi Leonardo'nun fikirlerini ogrendi ve uyguladi.

Piri Reis'in de Amerika haritasini Kristof Kolomb'un esir ettigi bir subayindan aldigi bilgilere gore cizdigi dusunulurse, bu ihtimal akla yakindir.

Ama bilinmez. Osmanli toplumu ozgur dusunceyi ve doga bilimlerini reddetse de, renkli ve heterojen bir yapiya sahipti. Hezarfen kanat takma fikrini tamamen kendi kendine edinmis de olabilir.

Sayfa Başına Git

fuatulas
üye


Turkey
223 Cevap
Gönderilme Tarihi - 06/10/2003 :  08:31:09  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
sevgili arkadaşlar bu konuyu ben açtım yaklaşık iki haftadan beri istanbul dışında tatildeydim görüyorumki konu baya bir hararetlenmiş ufak tefek atışmaların ve konun dışına taşmaktan öteye geçememiş

aşağıda alıntı yaptığım yazıdaki gibi bende bu ihtimali düşünüyorum eğer günümüz teknolajisi ve güvenlik önlemleri dikkate alınarak bu uçuş gerçekleitirilebilirse o halde Hezarfeninde bundan daha ilkel şartlarda uçmuş olabileceğinin kanıtı olmazmı bu?

ayrıca şuraya dikkatiniz çekmek istiyorum
*****************************************************************************
Kanat takip ucma fikri antik Yunan mitolojisine kadar geri gidiyor aslinda. mesela ikarus, balmumuna taktigi tuylerle kendine kanat yapmis ve ucmayi basarmistir.
*****************************************************************************

kendi tarihimizdeki vuku bulan bir olayın olup olmadıgını hala tartışıyoruz ama antik yunan mitolojisinde olan bir olayı yabancılar evet bu olmuştur diyip kapatıyorlar konuyu bu biraz acıklı geldi bana
hazindak kardeşime verdiği örneklerden ve konuya ilgisinden dolayı teşekkür ediyorum

----------------------------------------------------
Madem bu ucus mumkun, nicin kimse tekrarlamiyor?

Ve gunumuzde birisi bunu yapabilseydi dahi, modern malzeme ve aerodinamik bilgisi kullanarak yapabilecekti. 17. yy'da bunlarin hic biri yoktu.

Evliya Celebi'nin bunlari nasil dusundugune gelince... Kanat takip ucma fikri antik Yunan mitolojisine kadar geri gidiyor aslinda. mesela ikarus, balmumuna taktigi tuylerle kendine kanat yapmis ve ucmayi basarmistir.

Evliya'nin yasadigi yillarda italya'daki ronesans, sadece sanatlarda degil, bilimde de muthis bir atilim saglamistir. Nitekim Leonardo da Vinci dahil, cesitli batili bilim adamlari ucus fikri uzernde dusunmuslerdir. Hatta Leonardo'nun kanat takip ucan adam resimleri bile vardir.
--------------------------------------------------------------------------------

fulasSayfa Başına Git

mehmetcemilkale
üye


USA
166 Cevap
Gönderilme Tarihi - 06/10/2003 :  12:15:01  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
HAzindak, senin tezlerine cevap vermekten biktim.

Madem bu ucus mumkun, nicin kimse tekrarlamiyor?
Ve gunumuzde birisi bunu yapabilseydi dahi, modern malzeme ve aerodinamik bilgisi kullanarak yapabilecekti. 17. yy'da bunlarin hic biri yoktu.

Eskiden surlari daha hizli ve saglam orerlermis, nicin simdi eskiden yapildigi gibi iyi yapilmiyor?

Pekiyi ya Misir piramitleri?

Galatasaray 10 yildir stadyum yapicak.

Evliya Celebi'nin bunlari nasil dusundugune gelince... Kanat takip ucma fikri antik Yunan mitolojisine kadar geri gidiyor aslinda. mesela ikarus, balmumuna taktigi tuylerle kendine kanat yapmis ve ucmayi basarmistir.

Evet, yunan mitolojisinde Akhilleus bir suyabebekken sokuluyor, annesi sadece sol topugundan tuttugu icin, sol topugu haric vucudunun her tarafi, insan eli ile yapilmis silahlara karsi korunmali oluyor. Zaten sol topugundan vurulup olmustu. YAni yanilmiyorsam, Evliya Celebi bu gibi gene o zamana gore ucmak kadar acayip efsaneleri kullanmadi.

Evliya'nin yasadigi yillarda italya'daki ronesans, sadece sanatlarda degil, bilimde de muthis bir atilim saglamistir. Nitekim Leonardo da Vinci dahil, cesitli batili bilim adamlari ucus fikri uzernde dusunmuslerdir. Hatta Leonardo'nun kanat takip ucan adam resimleri bile vardir.

Osmanlilar ise guclerinin zirvesinde olmalarina karsin, her alanda Bati'nin gerisinde kalmak uzeredir.

Bak etger olaya bu acidan bakacak olursak, hic Osmanliyi kucumseme, 2 Roma Imparatorlugunda da (Roma, Dogu Roma,Osmanli) temel bilimler yerine muhendislik bilimlerine agirlik verildi. Yani, sehirlesme, mimari, savas teknolojileri...

Sen simdi Osmanli da Mimar Sinan falan hep devsirmeydi diyeceksin galiba. :)

Neyse Osmanli da diger 2 imparatorluk gibi muhendislik de ileriydi. Sen ister kabul et ister reddet, Selimiye ' nin kubbesi vinclerle yekpare bir sekilde oturtuldu.

Buna karsin, ticaret ve denizyollari sayesinde Bati'dan tamamen kopuk degillerdir. Bir ihtimal (ki istanbul Kanatlarimin Alinda filminde savunuldu) Hezarfen Ahmet Celebi Leonardo'nun fikirlerini ogrendi ve uyguladi.

Filmler eglenmek icindir, bize filmlerden kanitgosterme. Zaten biraz, biraz okuyan birisi olsaydin, su Selimiye , Ayasofya olayinda bu kadar gulunc duruma dusmezdin.

Piri Reis'in de Amerika haritasini Kristof Kolomb'un esir ettigi bir subayindan aldigi bilgilere gore cizdigi dusunulurse, bu ihtimal akla yakindir.

Ama bilinmez. Osmanli toplumu ozgur dusunceyi ve doga bilimlerini reddetse de, renkli ve heterojen bir yapiya sahipti. Hezarfen kanat takma fikrini tamamen kendi kendine edinmis de olabilir.

Osmanli hicbir zaman , gelisme ve duraklama donemlerinde tarzi olan muhendislik bilmlerine kapisini kapatmadi. Ama dogrudur, temel bilimler, matematik, fizik, astronomi gibi alanlara selefleri gibi Osmanli da egilmedi.

Piri Reis' in bu olayini bilmiyordum, bgana kaynak gosterirsen sevinirim, bu sadece merakim icin, yoksa bilgi paylasmak icindir, Kolomb kesfettikten sonra gider kendin de cizersin harita, ne de olsa asil kasif, Viking denizcisi LEIF ERICSON

Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))Sayfa Başına Git

mehmetcemilkale
üye


USA
166 Cevap
Gönderilme Tarihi - 06/10/2003 :  12:24:08  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Soylediklerini dikkate alarak vakit kaybetmisim, kaynak falan istemem, sagol, nasil olsa bu da Ayasofya' nin kubbesinin daha buyuk oldugunu iddia etmen gibi bir sey olacak galiba. LUtfen okuyalim.

Gücün simgesi Süleymaniye

Stefanos Yerasimos 'Süleymaniye' kitabında imparatorluk ideolojisinin simgesi olan Süleymaniye'nin yapılış serüvenini ve Osmanlı için ne anlama geldiğini anlatıyor

Stefanos Yerasimos'un 'Kostantiniye ve Ayasofya Efsaneleri' adlı kitabının devamı niteliğindeki yapıtı 'Süleymaniye', Yapı Kredi Yayınları'ndan çıktı. Daha önce Fransızca basılan eser böylece Türkçeye de çevrilmiş oldu. Yerasimos, kitapta Süleymaniye Külliyesi'nin hem Osmanlı İmparatorluğu için ne anlama geldiğini hem de yapılış serüvenini anlatıyor. Kitaba Ara Güler ve Samih Rifat da fotoğraflarıyla katkıda bulunuyor. Yerasimos'la Osmanlı mimarisi ve Mimar Sinan üzerine konuştuk.

Osmanlı İmparatorluğu, Ayasofya'yı Bizans'ın gövde gösterisi olarak mı yorumladı da ortaya Süleymaniye Külliyesi çıktı.
Evet. Süleymaniye'ye bir imparatorluk ideolojisinin devamı olarak bakmak gerekiyor. Dönemin kaynaklarında bir Ayasofya'yı aşma çabası olduğu yazılıdır. Bunu Mimar Sinan kendi hatıratında da anlatır. Süleymaniye bir imparotorluk yapıtıdır. Çünkü, Sultan Süleyman döneminin en önemli anıtını yaptırmak istemiştir.

İmparotorluk ideolojisini anıtsal bir yapıyla göstermek isteyen Osmanlılar amacına ulaştı mı?
O döneme göre bakmak lazım. Süleymaniye'nin yapılmasıyla iki amaca ulaşılıyor. Birincisi imparatorluk söylemine uygun olarak anıtsal bir güç gösterisidir. Dönemin önemli tarihçileri Süleymaniye için eski hükümdarların tahtlarının üzerine kurulmuştur diyorlar. Bunun da göstergesi Süleymaniye'nin içindeki dört büyük sütundur. Çünkü bu sütunlardan biri İskenderiye'den, biri de Lübnan'daki Balbek Mabedi'nden getirildi. Bu mabed Müslüman geleneğine göre Hz. Süleyman'ın Belkıs için yaptırdığı tapınaktır.

Diğer ikisi de İstanbul'dan alınmıştır. Onlar da Bizans geleneğinden geliyor. Yani Kanuni Sultan Süleyman'ın camii eski imparatorlukların üstüne kuruluyor. Bu, Osmanlı İmparatorluğu'nun hem İslam hem eski imparatorlukların üstünde kurulduğu ve onlara galip geldiği anlamına geliyor. Yani tam bir güç gösterisi. İkincisi Şii'lere karşı Sünniliğin zaferi olarak görülebilir. Çünkü Süleymaniye yapıldığı zaman İran seferleri de vardı.

Süleymaniye'yi Sinan ve de Osmanlı mimarisi açısından nereye yerleştirebiliriz?
Sinan'ın mimarisinde belki de çok önemli bir nokta değildir. Daha önceki Şahzade ve sonraki Selimeye önemli bir noktadır. Süleymaniye'de genel olarak çok yeni önemli buluşlar yoktur. Ama anıtsal bir yapı ve külliye olarak önemlidir. Sonra, bazı yenilikler vardır. Mesela yan cephenin geliştirilmesi Şehzade'de başlıyor Süleymaniye'de gelişiyor. İstanbul camileri arasında Süleymaniye'de ilk defa önemli bir biçimde içeride mihrabın etrafında büyük İznik çini panoları kullanılıyor. Süleymaniye'deki kubbe Osmanlı mimarisinde daha önce yapılan yapıtlardan daha büyüktür.

Osmanlı mimarisinin doruk noktası Sinan kabul ediliyor. Sinan'dan sonra onu aşacak bir mimar niye çıkmadı?
Bu anıtsal camiler büyük paralara yapılan camilerdir. Osmanlı'nın gerilemesiyle ekonomi daralıyor. Sultan Süleyman ve Selim döneminde anıtsal mimaride çok önemli adımlar atıldı. Selimiye'den sonra daha anıtsal bir yapı yapmak imkânsıza yakındır. Onun için Sinan'dan sonra tekrarlara gidildi. Sultanahmet ve Yenicami klasik dönemden sonra yapılmış en anıtsal yapılardır. İkisinde de bir tekrar vardır.
Ama Osmanlı mimarisi kendini yeniliyor. Nuriosmaniye yeni bir stil arayışının sonucudur. Biz o döneme Barok adını koyduk ama bu ayrıtıyı yapmak anlamında bir espridir. Nuriosmaniye'ye Batı taklidi diyemezsiniz.

Osmanlı camileri depreme ne kadar dayanıklı?
O dönemde özellikle depreme dayanıklı bir bina yapıldığını sanmıyorum. Ancak sağlam yapılmaya çalışılıyor. Osmanlı camileri arasında en sakat çıkanı Fatih Camii oldu. Çünkü 1766 depreminde tamamen yıkıldı. Ondan sonra devamlı zarar gören hatta 1999 depreminde de yara alan Beyazıt Camii'dir. Depremlerde Süleymaniye'de büyük hasarlar ortaya çıkmamıştır. Bu durum Süleymaniye Camii'nin İstanbul'daki en sağlam binalardan biri olduğunu gösteriyor.

Dünyanın Sinan'a bakışı nasıldır. Hem akademik açıdan, hem de sanat tarihi açısından?
Sinan'ın yeri olağanüstüdür. Sanıyorum mesleğini bilen bir mimara mimarlık tarihi içerisinde 10 adam sayın derseniz o isimler arasında Mimar Sinan'ı mutlaka sıralayacaktır.

Asıl amaç büyük kubbe
Süleymaniye kubbe konusunda Sinan'a ne kazandırdı da Selimiye'de Ayasofya'dan daha geniş bir kubbe inşa etti?
En azından büyük kubbenin statiğini denemiştir. Süleymaniye padişahın karar verdiği, Selimiye ise mimarın karar verdiği bir yapıttır. Sinan kendi hatıratında
"Hıristiyan mimarlar, Müslüman mimarlar için 'Ayasofya'dan daha büyük kubbe yapamazlar' diyorlardı. Ben Ayasofya'dan daha büyük bir kubbe yaptım" diyor.
Yani asıl amaç büyük kubbe yapmak. Böyle olunca mimarinin özü o kubbe oluyor. Yapıtın bütün diğer öğeleri o kubbeyi taşımak için tasarlanıyor. Selimiye'deki bütün mimari o, daha büyük kubbeyi yapmak için kurulmuş. Benim yaptığım yorum şu: Sinan en büyük kubbe peşinden giderken ve belki de olanları da bildiğinden çok büyük takke kubbe yapılamayacağını ya da çok daha zor yapılacağını anlamıştır. Çünkü kubbe büyüğüdü zaman çok daha büyük payanda koymanız lazım. O zaman da mimari bozuluyor. Kendi kendini taşıyan kubbe koydurmak lazım.

Bence Sinan, Selimiye'de bu meseleyi çözdü. Selimiye'deki kubbe kendi kendini taşıyan kubbedir. Hemen hemen hiç payanda yoktur. Fakat onun alt kısımları yan kemerlerle maskelendiği için üst kısmı görülüyor dışardan. Bu bakımdan orada çok ilginç bir yaklaşım vardır. Bu tesadüfi değildir. Sinan kendi kendini taşıyan kubbenin ancak bu büyüklükte olacağını gördü.

Fakat onu estetik olarak konduramayacağı için onu takke kubbe biçiminde maske etti. Onun için Selimeye'ye baktığınız zaman hiç payande yoktur. Orada mühendislik alanında çok yeni şeyler yapılmıştır. Bunun için gerçekten Sinan'ın yapısıdır. Ve Selimiye'de, yapmak istediği bu büyük kubbe sorununu, dolayısıyla Ayasofya'yı aşmıştır.

http://www.arkitera.com/haberler/2002/03/30/suleymaniye.htm

Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))Sayfa Başına Git

Hazindak
üye



6 Cevap
Gönderilme Tarihi - 30/10/2003 :  20:28:51  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla

Sayin Mehmetcemilkale

>biraz okuyan birisi olsaydin, su Selimiye , Ayasofya olayinda bu kadar gulunc >duruma dusmezdin.

Ben de senin icin tamamen ayni seyi dusunuyorum! Yazdiklarindan cok acik anlasiliyor ki sen Osmanli donemi mimarisi konusunda bilgili birisi degilsin.

>Piri Reis' in bu olayini bilmiyordum, bgana kaynak gosterirsen sevinirim

Hem beni cahillikle sucluyor, gulunc duruma dustugumu soyluyor, hem de benden kaynak istiyorsun. Bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu!

Piri Reis'in, Kolomb'un bir subayini esir ettigi, kendi yazdigi Kitab-i Bahriye'de anlatilir. Bu kitabi kendi yazdigi icin, 1. el bilgidir, tarihi olarak cok muteberdir (oysa Mimar Sinan'in Ayasofya'yi gectigi hakkinda iddialari 2. el yazarlar tarafindan aktarilmistir).

>Sinan kendi hatıratında
>"Hıristiyan mimarlar, Müslüman mimarlar için 'Ayasofya'dan daha büyük kubbe >yapamazlar' diyorlardı. Ben Ayasofya'dan daha büyük bir kubbe yaptım" diyor.

Bu soz, Mimar Sinan hakkindaki pek cok diger bilgi gibi, Sai Mustafa Celebi'nin Tezkiret-ul Bunyan eseri sayesinde gunumuze ulasti. Yani Sai, Sinan ile bir tur roportaj yapmis ve duyduklarini aktarmis.

Gunumuzde lazer olcumleri sayesinde, kubbelerin caplari milimetrik duzeyde biliniyor. Sonuc olarak, Ayasofya'nin kubbesi, Selimiye'ninkinden hem biraz daha buyuk ve hem de cok daha yuksek. isin icine Ayasofya'nin iki yarim kubbesi de katilince (Selimiye'de yok), ortaya cikan yapi Selimiye'den cok daha buyuktur.

O halde Sinan nasil oluyor da "benim kubbem daha buyuk" diyor? Bunun cesitli aciklamalari olabilir:

- Sinan yanlis olcum yapmistir (bence o kadar usta bir mimar icin imkansiz!)
- Sinan o devirde kimsenin aksini kanitlayamayacagini dusundugu bir konuda
yalan soylemekten cekinmemistir. Zaten bazilari derler ki, Sinan'in
Selimiye'yi Edirne'de yapmasinin nedeni Ayasofya ile gorsel olarak
karsilastirilabilmesini onlemektir. (ilkinden daha makul, ama bence bu da
dogru degil)
- Sai Mustafa Celebi, Sinan'in sozlerini yanlis/abartili/yalan aktarmistir.
(bence bu en makul aciklama)

Salt buyukluge bakilirse, Roma'daki Aziz Peter katedrali hem Selimiye'den, hem de Ayasofya'dan cok daha buyuktur.

Mimarlar arasindaki bu "sidik yarisi"nin bence hic bir onemi olmadigini da soylemeliyim. Selimiye bence Ayasofya'dan daha kucuk de olsa daha guzel ve modern bir yapidir. Aslinda tum islam aleminde, mimarligin ulastigi en yuksek nokta oldugunu da dusunuyorum!

>Sen simdi Osmanli da Mimar Sinan falan hep devsirmeydi diyeceksin galiba. :)

Elbette ki devsirmeydi, Osmanli nufus kayitlarinda Sinan'in koyu, ailesi hep belli. Kayserili bir Ortodoks ailedendir.

>Eskiden surlari daha hizli ve saglam orerlermis, nicin simdi eskiden yapildigi >gibi iyi yapilmiyor?

Bu o kadar sacma ki cevap bile veremiyorum. Sen Hezarfen'in bilmedigimiz bazi mechul teknolojilerle uctugu sacmaliklarina inanabilirsin. Bunun nedeni ortada bu yonde bir kanit olmasi degil, senin fanatik milliyetciligin.

Bu arada, istanbul 4. Levent'e gidip etrafina soyle bir bakarsan, "eskiden" yapilamayacak kadar hizli ve saglam orulmus duvarlardan bol bol gorebilirsin.

Fuat Bey'e:
Ben ikarus'un balmumu kanatlarla uctuguna, gunesten kanatlarinin eridigine filan elbette inanmiyorum, bunlar efsanedir.

Hazindak


Sayfa Başına Git

mehmetcemilkale
üye


USA
166 Cevap
Gönderilme Tarihi - 03/11/2003 :  01:05:05  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Kitabi Bahriye konusnda kaynak istegimi geri almistim zaten.

Lazer olculeri ile ilgili kaynak alabilirsek sevinirim. Ben kaynak sundum, Ayasofya' nin kubbesi daha kucuk.

Bir de Icarus efsaneye gore ucmustu, bir Hazerfen yarattik, pekiyi Akhilleus gibi olumsuzler ve diger efsanevi kahramanlardan niye yaratmadik?

Mimar Sinan elbette devsirme idi, sadece bunu Osmanli Imparatorlugu' na maletmeyecegini dusundum.

Levent' teki veya baska yerlerdeki hicbir bina MisirPiramitleri gibi gorkemli degil. Bu arada Istanbul' da birkac bina hizla ilerliyor, kalanlar kaplumbaga hizi ile. Neden Istanbul Surlarinin orulme hizi ile bina yapamiyoruz? Neden insanoglu Misir piramitleri nin biryenisini yapamiyor? Iste o zaman HAzerfen su an yapilamayan ucuslari basarmis olabilir.

Su an fiziksel olarak yapilmasi imkansiz olan seyler daha once yapilmis olabilir.

Kaynak ile gelelim lutfen, gerci ben kaynak bulacagini zannetmiyorum su kubbelerin kiyaslanmasi meselesinde...

Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))Sayfa Başına Git

mehmetcemilkale
üye


USA
166 Cevap
Gönderilme Tarihi - 03/11/2003 :  01:17:48  Profili Göster  Alıntıyla Brilikte Cevapla
Ben dedigim gibi Priri Resi konusunda geri adim attim, kaynak istemedim, cunku onemsiz buldum. Amerika cunku aslen Leif Ericson tarafindan kesfedildi(Viking Denizcisi).

Ama gunumuzde Misir Piramitleri neden yapilabilecek bir yapi degil, hem de 30 tilda, ustelik colun ortasinda kaya bloklari yok. Istanbul Surlari' nin, Rumeli Hisari ' nin orulme zamanlari hakkinda bilgin var mi? Neden insaatlarda bu hiza ulasilamiyor?

Ben internette birsuru makaleye baktim, Ayasofya' nin kubbesi' nin , Selimiye' den daha kucul oldugu her yerde yaziyor. Karsi kaynak alabilirsem sevinirim, aptalca karalamalarina, bilimsel bir nitelik kazandirip, sadece bizi uyarmak amacinda olduguna inanirim, yoksa dedigim gibi aptalca karalama yaptigini iddia ederim.

Insallah TAI nin yaptigi Turk Savas Ucagini gormeden olmem. :)))Sayfa Başına Git

Konu 3 Sayfa Uzunluğunda:
  1  2  3
 
 Yeni Konu  Konuyu Yanıtla
 Printer Çıkışı Al
Sıçra:

Tayyareci Forum : İKOVAN BİLİŞİM

Go To Top Of Page
Snitz Forums 2000